Sağlıkta durum Binali Yıldırım'ın dediği gibi değil: İşte gerçekler...

Küba bebek ölüm hızını binde 4.1’e düşürürken, Başbakan Binali Yıldırım, binde 11'le övünüyor...
İlker Belek
Perşembe, 12 Ekim 2017 08:09

Dün gece başbakan MÜSİAD’ın toplantısında konuştu. Malum birkaç gün önce AKP’li patronlar ABD’yle yaşanan vize krizinden rahatsızlıklarını dile getirmişler ve ne olursa olsun ABD’yle arayı bozmamak gerektiğine dikkat çekmişlerdi.

Dolayısıyla başbakanın konuşması önemliydi, zaten bu nedenle adeta bir seçim arifesindeymiş gibi her konuyla ilgili laf etme gereği hissetti. Bu arada bu tip toplantıların tamamında adet olduğu üzere sağlıktaki başarılarından dem vurarak, bebek ölüm hızını düşürdüklerini belirtti.

Bakalım durum ne ve AKP’nin bu bakımdan halk sağlığına ayrıca bir katkısı olmuş mu?

Aşağıdaki tablo 1996 sonrasında bebek ölüm hızını ve AKP öncesindeki 6 yıllık dönemle, AKP’nin iktidarda olduğu 13 yıllık dönemde bebek ölüm hızının değişim hızını veriyor.

 

Kaynak: OECD sağlık veri tabanı

Yukarıdaki tablo iki şeyi gösteriyor:

1- Bebek ölüm hızının (yani halkın sağlık düzeyinin) yıllık gelişme hızı AKP öncesindeki dönem ile AKP’li dönemde hemen hemen aynı. Bir başka deyişle bebek ölüm hızına AKP’nin herhangi bir özel katkısı olmamış. Halkın sağlığının gelişimi kendi halinde, tıngır, mıngır seyrediyor.

2- Daha dikkat çekici olan durum ise 2010 sonrasında bebek ölüm hızının binde 11 seviyesine takılıp kalmış bir görüntü veriyor olması. Daha düşük seviyelerde bebek ölüm hızının düşüş hızı azalır, ama binde 11 için bu pek olağan değildir. Eğer sağlıkta işleri özellikle bozan bir şeyler söz konusu değilse, bu gelir düzeyindeki bir ülkede, bebek ölüm hızının düzenli biçimde binde 5-6 seviyesine kadar sarkması beklenir. Dolayısıyla, 2010’a kadar kendi halinde, herhangi bir özel katkı olmaksızın seyreden halkın sağlığı, sonrasında bu halini de arar duruma gelmiş gibi görünüyor.

Bunu, 2010’dan sonra AKP’nin, eski düzen iktidarlarına kıyasla, halkın sağlığının önünde özel bir engel teşkil etmeye başladığı yönünde yorumlamak yanlış olmaz. Anlamlı. Zira 2011 seçimleri sonrasını ustalık dönemleri olarak nitelemiş ve piyasacılığın, gericiliğin gazına basmışlardı.