Maltepe'de gerici müfredata karşı halk buluşması düzenlendi

Halk Komiteleri ve Aydınlanma Hareketi tarafından Maltepe Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde “ Yeni Müfredat Ne Getiriyor” isimli panel düzenlendi.
Haber Merkezi
Cumartesi, 23 Eylül 2017 22:20

Aydınlanma Hareketi ve Halk Komiteleri aracılığıyla Maltepe Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte yeni eğitim müfredatı hakkında konuşuldu.

Etkinlik Prof. Dr. Rıfat Okçabol, Eğitim Bilimci Onur Seçkin, Avukat Özge Demir in konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleştirildi.

ÇOCUKLARIMIZIN AKILLARINA SAVAŞ AÇILDI

İlk sözü alan Prof. Dr. Rıfat Okçabol, eğitim sisteminin, iktidarın yapbozuna dönüştüğüne vurgu yaparak “kindar” ve “dindar” bir toplum oluşturulmak istediğini belirtti. Rıfat Okçabol, “Günümüzde yer etmiş ve insan hayatını şekillendiren bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hiç biri dini kaynaklardan çıkmamıştır. Ancak yeni müfredatı getirenler tarihte bilimsel-teknolojik gelişmelerin yaşanmadığı bir dönme ait düşünceler ile topluma şekil vermeye çalışıyorlar. Bir  diğer konu ise 15 Temmuz masalıdır. Müfredatta bunun ne işi var ? Bir yılı aşkındır davaları hala sürüyor, ancak herkesin kendine göre bir 15 Temmuz yorumu var. Ortaya çıkanlar ise yalnızca itiraflar. “Müfredat”  dediğimiz insanların, kendini geliştirmelerinin yolunu oluşturacak bir konumda olmalıdır. Çocuklar için hiç bir bilimselliği olmayan 15 Temmuz konusunu okullarda yer alması yanlıştır” Dedi.

Okçabol “Cumhuriyet kavramı müfredattan çıkartıldı. Cumhuriyete, laikliğe düşman beyinler yetiştirmek istiyorlar. Çocuklara insan egemenliğini ve hukuk eşitliğini unutturmaya çalışan bu  müfredatla, dini referans alan cihat kavramına göre hareket eden bir toplum oluşturmak isteniyor. Çocuklarımızın akıllarına savaş açılmış durumda, çocuklarının geleceği için sorumluluk hisseden her velinin bu mücadeleye katılması gerekiyor” Dedi. 

PİYASALAŞMA VE GERİCİLİK İÇİÇE HAREKET EDİYOR

Sonrasında sözü alan Eğitim Bilimci Onur Seçkin, okullardaki imam-hatipleşmenin somut verirlerine değinerek, AKP’nin eğitimdeki gericileşme sürecinin özelleştirme ve piyasalaşma ile kol-kola yürüdüğüne vurgu yaptı.

Onur Seçkin, “15 yıldır bu saldırılar ile karşı karşıyayız. Yeni Eğitim Müfredatı bunun yalnızca bir adımı oldu. Daha öncesinde 4+4+4 eğitim programında bunu gördük, Türban meselesinde buna vurgu yaptık şimdi anaokulu düzeyine kadar türban inmiş durumda. Şimdi okullarımız da milli eğitimin görevini Ensarcılar ve Bilal derneği TÜRGEV yürütüyor. Bu gericileşme piyasacılığa da alan açıyor. AKP iktidara geldiğinde özel okulların oranı %2-%3 lerde iken eğitimde gericileşme halleri ile oradan patlama yaşanıyor. Bugün özel okulların oranı %20 olduğu görülüyor. Laikliği para ile satın alınabileceği düşünülüyor ancak bu eğitim müfredatı ile özel okullarda da gerici eğitim verilecek. Artık kafamızı kuma gömmenin de bireysel kurtuluşunda vakti geçmiştir” dedi 

KİTLESEL TEPKİLERE İHTİYACIMIZ VAR

Sözü alan Aydınlanma Hareketi avukatı Özge Demir, okullarda din derslerinden muafiyete ilişki yaşanılan süreçlerinden bahsetti. “Okullarda din eğitimini siyasi boyutu ile ele almak geriyor. Uzun süredir velilerin din dersleri hakkındaki davaları ile ilgileniyoruz. Mahkemeye baş vurduğumuzda bunu din bilgisi derslerinin tamamen İslam’a göre verilmesi üzerinden dava açıyoruz. Davayı açan veli İslam öğretisine göre eğitim almasını istemediğini kanıtlamak durumunda. Din dersi muafiyeti davlarından dolayı devlet din kitaplarına bir kaç sayfa da olsa başka din yorumlarına verdi. Ancak Din eğitimi yine AKP siyasetine göre şekil verilmiş durumda. İnançlı velilerde din dersinden çocuklarının muaf olması için dava açabilirler. Aydınlanma Hareketi bu alanda sıfır noktasında değil. İdari mahkemelerden çok sayıda muafiyet kararı bulunuyor. Veliler bu elimizin rahat olduğunu bilsinler Aydınlanma Hareketi din dersleri ve imam-hatipleşmeye karşı verilen mücadelede yanınızda olacak. Bireysel davaları kitlesel başvurulara dönüştürmeliyiz. Bunu yaparken kendimizden ve çevremizdeki insanlardan başlamalıyız. Çocuklarımız hurafelere ve 15 Temmuz masallarına mecbur değil. Hemen bugün çevremizdeki insanlar dava yoluna başvurmayı örgütlemeliyiz” Dedi 

Panelistlerin konuşmalarının ardından etkinliğe katılanların dava süreçlerine dair deneyimlerini paylaşması ile son buldu.