Mahmud Abbas: İsrail'e meydan okuyorum, bana sınırlarını göstersin

İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuşan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, "İsrail'e buradan meydan okuyorum, bana sınırlarını göstersin. Kudüs'ün Filistin'in başkenti olmaması halinde barış ve istikrar gelmez" dedi.
Çarşamba, 13 Aralık 2017 12:40

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs kararı sonrası İstanbul'da olağanüstü toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) zirvesinin açılışında konuştu.

Abbas, "Bütün gücümüzle  artık işgal altındaki Filistin'in devlet olarak tanınması için çalışmalıyız. ABD artık (İsrail-Filistin) barış sürecinde ara bulucu vasfını yitirmiştir. İsrail'e buradan meydan okuyorum, bana sınırlarını göstersin. Kudüs'ün Filistin'in başkenti olmaması halinde barış ve istikrar gelmez" dedi.

Abbas'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: 

"100 yıllık bir süre, İngiltere Büyük Britanya Siyonist harekete böyle bir söz verdi. 1917 yılında İngiltere Ortadoğu’da varlık göstermiyordu ve bu ülkelerde üstlendiği bir sorumlulukta yoktu. Ancak buna rağmen, İngiltere Filistin toprağını, kendine ait bir toprağı Siyonist harekete kurban etti. Bunu bilmeyenler şunu da bilsinler ki, onun ana partneri ABD idi. ABD, tüm bu anlaşmaları ve bu eylemleri adım adım takip etmekteydi. Böylelikle BM nezdinde de bu sözün gerçekleşmesi için her türlü desteği verdi. Şu an bu sözün üzerinden tam 100 yıl geçti. Şimdi ikinci sözün yerine gelme vakti geldi. Bunu da Trump, Kudüs’ü İsrail’e hediye olarak takdim etmek istiyor. Sanki kendi ABD eyaletlerinden bir tanesini İsrail’e hediye ediyormuşçasına böyle bir davranış içine giriyor. Sanki dünyada tek karar sahibi kendisi.

Ancak ilk defa tarihte bütün dünya ülkeleri tek bir duruş göstererek, Doğu’dan Batı’ya Japonya’dan Kanada’ya kadar, hatta öyle ki ABD’nin yanında yer almaya alışmış olduğumuz ülkeler dahi Kanada ve İngiltere dahi bu defa ABD’nin yanında yer almadı.Bugün görüyoruz ki önce İngiltere, bugünse ABD Filistin toprakları üzerinden İsrailliler lehine tasarrufta bulunuyorlar. Ancak ne olursa olsun bütün dünya ülkelerinin örgütlerinin ve halklarının yapmış olduğu bu tepki ve karara karşı tek vücut duruşu bunun başarıya ulaşamayacağını da göstermektedir bizlere.

Asıl çıkış yolu mazlumlaradır ama zulmedenlerin gideceği yer de ebedi ateştir. Bizler şu an büyük bir sıkıntı yaşamaktayız. Bizler Filistinliler Araplar Müslümanlar Hristiyanlar olarak bu zaferi elde edeceğiz. Sayın cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, krallar, devlet başkanları; bugün burada bütün ümmeti arkamıza alarak ve bütün Müslümanları, bölgemizdeki ve dünyadaki tüm halkları, Hristiyan toplumları arkamıza alarak Kudüs’ün işgaline karşı durmak için bir aradayız.

'KUDÜS FİLİSTİN DEVLETİNİN BAŞKENTİ OLACAKTIR'

Kudüs’ün kimliğinin değiştirilmesine karşı yapılan bu adıma karşı güçlü bir duruş sergilemek için buradayız. ABD, son olarak uluslararası hukuku hiçe sayarak bütün Müslümanların vicdanını zedeleyecek karar almıştır. Bizler şunu söylemek istiyoruz, Kudüs eskiden olduğu gibi, gelecekte de olduğu gibi Filistin devletinin başkenti olacaktır. Ve o şehirlerin çiçeğidir. O bir tacın en kıymetli taşıdır.

Başta Recep Tayyip Erdoğan’a en içten teşekkürlerimi iletmek isterim. İslam İşbirliği dönem başkanı sıfatıyla bana bu zirveye katılma için bana bir davet gönderdi. Özellikle Türkiye’ye ve Türk halkına bizim yanımızda yer aldıkları için ve adil davamızı savunduğu için sizin huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Çok değerli kardeşlerim hepinize teşekkür etmek istiyorum.Bütün gücümüzle artık işgal altındaki Filistin’in devlet olarak tanınması ve ortaya çıkması için çalışmamız gerekiyor. Lübnan’daki topraklar ve diğeri işgal altındaki topraklar da aynı şekilde bizim haklı talebimiz içerisinde yer almaktadır. Filistin halkına ve Mescid-i Aksa’da nöbet tutan kardeşlerimize özellikle de Kudüs şehrinin kalbine yaşayıp orada yerleşimcilerin zulmüne maruz kalan ve aşırı uygulamalara maruz kalan bu halklarımızı da selamlamak istiyorum. Çünkü maalesef şu an işgal ve sömürge eylemleri İsrail tarafından durmaksızın devam etmekte.

'VERDİĞİMİZ SÖZLERDEN GERİ ADIM ATACAĞIZ'

ABD'nin Filistin Kurtuluş Örgütü'nü bir terör örgütü olarak görmesini de kınıyoruz. Bu adımdan geri atmasını bekliyoruz. Anlaşılan onlar bizim terör örgütü olmamızı istiyorlar. Ama olmayacağız. Asıl terörün mucitleri onların ta kendileri. ABD yönetimiyle her daim işbirliği içerisindeydik. Bu son karar bütün çizgilerimizi aşmıştır. Bizler kendileriyle resmi olarak bir anlaşma yaptık. Bu anlaşma gereği bazı uluslararası teşkilat ve örgütlere üye olmamayı kabul ettik. Buna karşılık, Kudüs'ün başkent olarak tanımaması ve Washington'daki ofisimizi kapatmamasını istedik. ABD bu anlaşmayı bozdu, o bozduysa biz de verdiğimiz sözlerden geri adım atacağız.

Bütün gücümüzle  artık işgal altındaki Filistin'in devlet olarak tanınması için çalışmalıyız. ABD artık (İsrail-Filistin) barış sürecinde ara bulucu vasfını yitirmiştir. İsrail'e buradan meydan okuyorum, bana sınırlarını göstersin. Kudüs'ün Filistin'in başkenti olmaması halinde barış ve istikrar gelmez."