Kurşunlu’da madencilere geçit yok

Çanakkale’de Bayramiç’in Kurşunlu Köyü, feldspat madenine karşı, 2013-2014 döneminde bir direnişe sahne olmuştu. Köyün yakınındaki Skepsis antik kentinin sınırında işletilen feldspat madeni 2013 yılında bölgedeki köylülerin haftalarca süren direnişinin ardından mahkemece durdurulmuştu. 'ÇED Gerekli Değildir' kararı iptal edilen şirket, yeniden ÇED sürecine başladı.
Pazartesi, 19 Haziran 2017 22:59

Çanakkale’de Bayramiç’in Kurşunlu Köyü, feldspat madenine karşı, 2013-2014 döneminde bir direnişe sahne olmuştu. Köyün yakınındaki Skepsis antik kentinin sınırında işletilen feldspat madeni 2013 yılında bölgedeki köylülerin haftalarca süren direnişinin ardından mahkemece durdurulmuştu. 'ÇED Gerekli Değildir' kararı iptal edilen şirket, yeniden ÇED sürecine başladı.Skepsis antik kentinin sınırında işletilen feldspat madeni 2013 yılında bölgedeki köylülerin haftalarca süren direnişinin ardından mahkemece durdurulmuştu. 'ÇED gerekli değildir' kararı iptal edilen şirket yeniden ÇED sürecine başladı.

Çanakkale'de bulunan Kurşunlu köyündeki Skepsis antik kentinde mahkeme tarafından alınan 'ÇED Gerekli Değildir' kararı yeniden devreye girdi. 

Ancak maden şirketini istemeyen köylüler tekrar direnişe geçti. Bugün olacak toplantı öncesi köylüler, çevre örgütleri ve siyasi partiler buluştu ve 'Köyümüzde Maden Ocağı İstemiyoruz' dediler.

Daha sonrasında köye Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yetkililer ve Zafer Madenciliğin Proje Müdürü ÇED Toplantısı yapmak için geldiler. Geldiklerinde köylüler büyük bir protesto gerçekleştirdiler ve maden ocağını istemediklerini dile getirdiler. Bunun üzerine köy halkının, toplantının yapılmadığına dair Bakanlık yetkililerinden tutanak tutmasını istediği görüldü. Tutanak yazan yetkililer başta “toplantının yapılmadığını” yazmamakta ısrarcı olurken Çanakkale Barosu Çevre Komisyonundan avukatlar, Çevre örgütleri ve köylülerin baskısıyla toplantının yapılmadığı tutanak kayıtlarına geçirildi.  Bunlar yaşanırken, ÇED Toplantısı köylülerin direnişi sayesinde yapılamamış oldu. Tutanağın bir nüshasını da isteyen Kurşunlu Köylüleri uzun süren uğraşlar verse de, yetkililerin köylülere tutanak nüshası verilmediği kaydedildi. Bunun üzerine orada bulunan Çanakkale Barosu’ndan avukatlar bu ihlale yönelik itiraz edeceklerini dile getirdiler. 

'BURADAKİ TAHRİBATI GÖRDÜKLERİ HALDE ŞİRKETE GÖZ YUMDULAR'

Uzun yıllardır Kurşunlu köyünde yaşayan, 2013’te yaşanan direnişin içinde olan ve köylülerin bu süreçte hep yanında olan Kağan Baraş, yapılmayan toplantı sonrasında şunları söyledi: 

Bu 5 senelik bir süreç. Biz daha önce “ÇED Toplantısı Gerekli Değildir” kararının iptali için Çanakkale İdare Mahkemesine için dava açmıştık, ve bu karar iptal olmuştu. Burada yapılan tahribatı gördükleri halde ilk başta göz yumdular. Şirketin Proje Müdürü’yle konustuğumuzda da söyledim: Bayramiç’in sulama barajının, bu insanların meyvelerini suladığı barajın hemen sınırına tesis kurmuş ve atıklarını bu baraja boşaltmış bir maden şirketinden bahsediyoruz. Şirket buraya kendi gelemediği için kendi ruhsatını muhtemelen başka bir firmaya kiralamış veya devretmiş. Ama yine tabi ki Zafer Madencilik tarafından yürütülüyor. Bu şirketin adının açıklanmasını istemiyorlar. Savla Mühendislik adında bir şirket burası için proje dosyası hazırlıyor. Bunun da ilk aşaması ÇED Toplantısıydı ve onu yapmak istediler. Kurşunlu köylülerinin 3-4 yıl önce madene tutumları neyse bugün de öyle. Birçok insan bugün buraya geldi köyümüze sahip çıkmak için. Bakanlık yetkilileri, şirketin proje müdürü geldiler ve toplantı yapılamadı. Tutanak tutuldu, orada biraz karışıklık oldu. Normalde ıslak imza ile kayıt altına alınması gereken tutanağın bir nüshasının da bize verilmesi lazım. Onlar istediklerini yazdılar ve biz gidiyoruz dediler. Burası sonucta tüzel bir yer. Muhtarı var, azası var. Bizim imzamız olmadan tutanak tutulması mümkün değil. Uzun uğraşlar sonucu tutanağa “ toplantı yapılmamıştır” şerhimizi koyduk. Muhtarımız imza attı. Yine de tutanağın bir nüshasını vize vermediler. Ona itiraz ediliyor. Burada maden yapılmasına sudan sebeplerle karşı değiliz ama şu Kaz Dağları’ndan, evrensel öneme sahip olan bölgemizden gitmelerini istiyoruz ve elimizden ne geliyorsa, o şekilde, mücadeleye devam edeceğiz.