Komünist LGBT'ler Boysan'ın Evi'nde buluştu: Eşit yurttaşlık sosyalizmde

Komünist LGBT'ler çalışması tarafından İstanbul'da Boysan'ın Evi'nde düzenlenen etkinlikte 'Komünist LGBT'ler neyi savunuyor' başlıklı bir sunum yapıldı. Eşit yurttaşlığın sosyalizmde gerçekleşebileceğinin vurgulandığı etkinlikte, örgütlü mücadeleye ve 1 Mayıs'ta TKP kortejine çağrıda bulunuldu.
Pazartesi, 22 Nisan 2019 16:41

Boysan'ın Evi'nden Coşkun Yanat’ın açılış konuşmasının ardından, ilk sözü alan Komünist LGBT'lerden Ömür Yaşayan, tarihsel LGBT mücadelesine komünistlerin nasıl, hangi perspektiften ve hangi hedefe işaret ederek baktığını anlattı.

'İNSANIN SÖMÜRÜLMEDİĞİ, YENİ İNSANIN YARATILMASINI AMAÇLAYAN BİR MÜCADELE'

Komünist LGBT'lerin tüm parti mitinglerde bayrağı, sesi ve sözüyle alanlara çıktığını ifade eden Yaşayan, şunları söyledi: "LGBT mücadelesinin simgesi gökkuşağı ile enternasyonalist mücadelenin simgesi çark çekici buluşturuyoruz. Bugünden yeni insanı açığa çıkarmak için mücadeleyi büyütüyoruz. Bizim söylediğimiz şudur: LGBT'lerin eşit yurttaşlık talebi ancak sosyalizm mücadelesinde ve sosyalist düzende varlık bulabilir. Gericilik, homofobi, milliyetçilik, transfobi bu tür kavramların hepsi birbiriyle bağlantılı. Bizlere yönelik şiddetin kaynağı, bu düzenin ta kendisidir. Patronlar düzeninin, sermaye düzeninin kendisi. O nedenle, mücadelemiz sınıfsal bir temele oturmalı. LGBT kimliğinin oluşum sürecinin ayak izleri bizleri 19. yüzyılın sonlarına yani Endüstri Devrimi’nin hemen ertesine götürür. Endüstri Devrimi ve kapitalizmin gelişmesi, yok sayılan cinsel kimliklerin modern ifadesini bulmasına olanak sağlamıştır. Politik ve teorik olarak bu döneme bakacağımız bakış açısı marksisttir.”

'NEFRETİN TARİHİ POLİTİKTİR'

İktidarda sermaye sınıfı varken LGBT’lere uygulanan şiddetin kaynağının yine sermaye sınıfından çıktığını  vurgulayan Yaşayan, nefret politik bir kavram dolayısıyla nefret cinayetlerinin de politik olduğunu, nefretin homofobinin ve transfobinin tarihi olduğundan Komünist LGBT’lerin bu kavramlara karşı çıkarken politik bir mücadele vermiş olduğunu söyledi.

'LGBT MÜCADELESİ, KİMLİK MÜCADELESİNDEN SINIF MÜCADELESİNE TAŞINARAK YOLUNA DEVAM ETMEK ZORUNDADIR'

İnsanın sömürülmemesini hedefleyen bir toplum yaratmayı amaçladıklarını söyleyen Yaşayan sözlerine şöyle devam etti: “Toplumlarda cinsellik üzerindeki ideolojik ve yasal baskı ya da kontrol, iktidardaki sınıfın ihtiyaçlarından doğuyor. Bugün gelinen noktada LGBT mücadelesi, kimlik mücadelesinden sınıf mücadelesine taşınarak yoluna devam etmek zorundadır. Diğer yollar ve yöntemler tıkanmıştır. Her türlü dinselliğin vesayeti altında siyasal dinciliğin fiziksel, ideolojik baskı ve tehdidi altında bir LGBT mücadelesi düşünülebilir mi?”

'KİMLİK MÜCADELESİ İLE BİR YERE VARAMAYIZ'

Komünist LGBT'ler çalışmasından Deniz Yıldız da, LGBT mücadelesinin tarihine ilişkin açıklamalarda bulundu. Milattan önce 10.000'lerde toplumsal cinsiyet rollerini oluşmaya başladığını belirten Deniz Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: "Devletin tüm dinler inançlar karşısındaki eşitliği ancak ve ancak laik devlet ile olur. Hükümdarlar, tiranlar, Thatcher gibi kadınları gördünüz. Demek ki sadece LGBT olmak ya da şu bu olmakla, kimliklerle bir yere varamayız. LGBT hükümdarlar kendileri eşitken, halklar ne halleri varsa gördüler. Egemen sınıfların çıkarları uğruna ölen insanlara fatura çıkarken, hükümdarlar ve soylular eşcinselliklerini diledikleri gibi yaşayabiliyorlardı."

'EŞİTSİZLİKTEN, GERİCİLİKTEN, NEFRETTEN BESLENEN BU DÜZEN BİZE ÖRGÜTLENMEKTEN, GÜCÜMÜZÜ BİRLEŞTİRMEKTEN BAŞKA BİR ÇARE BIRAKMIYOR'

Söyleşi sona ererken, “LGBT'lerin eşit yurttaşlar olarak toplumsal yaşamın bir parçası olduğu bir ülke için; nefret cinayetlerinin işlenmediği, tüm yurttaşların sokaklarda korkusuzca dolaşabildiği bir ülke için; hedef gösterilmediğin, belli gettolara sıkıştırılmadığın yaşam hakkı için; trans geçiş sürecinde her türlü ilaç, hormon ve ameliyattan ücretsiz olarak yararlanabilmen için; çalıştığın kurum/kuruluşta kimliğini gizlemeden, hedef gösterilmeden var olabilmen için; insanın insanı sömürmediği bir düzeni hep birlikte var etmek için örgütlenelim" denilerek, katılımcılara Komünist LGBT’ler pankartı altında parti kortejinde “Eşit Yurttaşlık Sosyalizmde” sloganı ile 1 Mayıs’ta Türkiye Komünist Partisi kortejinde yürüme ve örgütlenme çağrısında bulunuldu.