İzmir TMMOB: Devlet güvencesinde olması gereken doğal sit alanlarını devlet yağmalıyor!

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir'in Bornova ilçesine bağlı Çiçekliköy'de sit statüsü değiştirilen bir parselde yeni imar planı onaylanmadan başlanan özel okul inşaatı hakkında suç duyurusunda bulundu. Söz konusu özel okul, AKP kurucularından Rahmi Taştan adlı bir patrona ait.
Foto: Evrensel
Çarşamba, 13 Aralık 2017 11:02

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Bornova Çiçekliköy'deki bir parselde süren AKP'li patronlardan Rahmi Taştan'a ait özel okul inşaatıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, ülke genelindeki sit alanlarının tehlikede olduğu da vurgulandı.

AKP kurucuları arasında yer alan Rahmi Taştan adlı patronun, Bornova Çiçekliköy'de sit alanında yaptığı imarsız özel okul inşaatı TMMOB tarafından yargıya taşındı. TMMOB İzmir İi Koordinasyon Kurulu çalışmaların durdurulması için dava açarken, yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

Şehir Plancıları Odası'nın web sayfasında da yayımlanan açıklamaya göre, açılan davada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sadece 102 ada 123 parsele özel olarak 12 bin 750 metrekare yapılaşma hakkı veren dört katlı özel eğitim tesisi yapılmasına yönelik Geçiş Dönemi Yapılaşma Koşulu onayının iptali istendi. Söz konusu onayın bilimsellikten, korumaya ilişkin ilke kararlarından, kamu yararından, ekolojik ve bütüncül yaklaşımdan tamamen uzak olduğu belirtildi. Ayrıca 1/25000 İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında 123 parsel ve çevresinin “Ağaçlandırılacak Alan” olarak belirlendiği bilgisi verilirken onayın Çevre Düzeni Planına da aykırı olduğu belirtildi.

"BU KARAR, DOĞAL SİT ALANLARININ YAPILAŞMA BASKISI ALTINDA KALMASINA REFERANS OLABİLİR"

Peyzaj Mimarları Odası'nda yapılan basın toplantısında konuşan İzmir şube başkanı Özay Yerlikaya, doğal sit değişikliği olan alanların tehlike altında olduğunu belirterek, talanın devlet eliyle yapıldığını vurguladı. Alanla ilgili kurumlarla yazışmaların yapıldığını ancak geri dönüş sağlanmadığını ekleyen Yerlikaya, inşaatın durdurulmasına yönelik hiçbir işlem yapılmadığı söyledi.

Alanın doğal yapısının bozulmasıyla, telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanabileceğini belirten Yerlikaya şöyle devam etti:

"Söz konusu uygulama şu anda; Türkiye'nin dört bir yanında yeniden değerlendirilen tüm doğal sit alanlarının yapılaşma baskısı altında kalması ve söz konusu çalışmanın denetimi sağlanamayacak bir çevre katliamına dönüşmesi açısından referans bir karar niteliğindedir. Doğal sit alanlarının sürdürülebilir şekilde kullanılabilmesi; ancak ranttan, kişisel menfaatten uzak bir biçimde bilimsel gerçeklerle temellendirilen bölgesel çalışmalar ile yapılabilir. Parsel ölçeğinde ya da bütünlükten uzak, parçacıl değerlendirmelerin yapılması doğal alanların korunmasından öte, hızlı bir biçimde yok olmasına neden olmaktadır."

Yerlikaya, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü İzmir 1 Nolu Tabiat Varlıkları Bölge Komisyonu'na, hangi koruma kullanma ilkesine dayanarak bir yapılaşma hakkı verildiğini; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na kurulun ayrıcalıklı imar hakkı kararının hangi kamu yararı gerekçesi ile onaylandığını sordu. İzmir Valiliği ve Bornova Belediyesi'ne de "İnşaat çalışmaları onay işleminden önce nasıl başlatılmıştır? Bu konuda yapılan ihbarlara karşı bir işlem başlatılmış mıdır" sorusunu yönelten Yerlikaya, meslek odalarının kamu denetimi yapmasının da engellendiğini söyledi.