İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nden 134 milyon kez insana dokunmuşuz açıklaması

İstanbul İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu yaptığı açıklamada, "Acil servislerde 2018 yılında 134 milyon kez insanlara dokunmuşuz" dedi. Öte yandan acil servislere rekor düzeyde başvurunun bir anlamı da hastaların uzman hekimlerce yürütülmesi gereken tedavi süreçlerine girmemesi oluyor.
Cumartesi, 15 Haziran 2019 16:52

İstanbul Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İstanbul'da kamu hastanelerinin bir gecede 51 bin acil hastasına, günde 260-270 bin insana dokunduğunu belirterek, "2018 senesinde 134 milyon kez insanlara dokunmuşuz.

Aşısı, reçetesi, muayenesi dahil. Müthiş bir rakam. Her İstanbullu yılda 8-9 kere sağlık sisteminden yararlanmış. Bu oran 2002 senesinde sadece 2 idi." dedi.

İl Sağlık Müdürü'nün bu açıklaması şu konuları yeniden akıllara getirdi.

Her yıl yayınlanan acil servislere ülke çapında başvuru sayıları göz önüne alındığında Türkiye'de ciddi bir artış söz konusu. 2017 yılında, 110 milyon olan acil servis başvurusu, 2018'de 134 milyona çıkmış. Aynı yıl ABD'de acil servise başvuranların sayısı ise 130 milyon. Dünya geneline bakıldığında ülke nüfusunun üzerinde acil servis başvurusu olan Türkiye dışında başka bir ülke bulunmuyor.

POLİKLİNİKLERDEN RANDEVU ALMAK ZOR
ÜSTELİK ACİL SERVİS PARASIZ

Türkiye'de acil servise başvuran vatandaş sayısının bu kadar çok olmasının nedenlerinin başında, polikliniklerden muayene randevusu almanın çok zor olması geliyor. Bir diğer neden ise, acil servise başvurulması halinde katkı payı alınmaması.

Üst solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere, esas itibariyle acil statüsüne girmeyen pek çok hastalık için acil servise başvuru yapılıyor. İl sağlık müdürünün 134 milyon kez insanlara dokunmuşuz' açıklamasının aksine, söz konusu yoğunluk içerisinde doktorların pek çok hastayı muayene edemeden, etmeye zaman bulamadan diğer hastaya geçmek zorunda olduğu bir sirkülasyon söz konusu.

İstanbul Tabip Odası tarafından geçtiğimiz dönemde yapılan bir açıklamada da, acillere gelen hastaların yüzde 70-80’inin gerçek acil vakalar olmadığı vurgulanmıştı. 

Hastanelerin ihale usulü özel şirketlerden sağlık hizmeti satın alımı da göz önüne alındığında bir hastanın birden fazla defa muayene olması ve birden fazla tetkikin yapılması elde edilen geliri artırıyor. Dolayısıyla 134 milyon rakamı kazandırdığı gelir açısından hiç de azımsanmayacak bir rakam. 

TEDAVİ YOK, ACİL MÜDAHALE VAR

Açıklanan sayılardaki yüksekliğin işaret ettiği bir başka noktaysa, sağlık hizmetinin kalitesi ile ilgili. Randevu alma zorluğu olmaması ve katkı payı alınmaması nedeniyle tedavi için acil servise başvuruların çokluğu aynı zamanda uzman hekimlerce ele alınması gereken tedavi süreçlerinin fiilen yaşanmaması anlamına da geliyor. Acil servis, hastanın uzun süreli gözlem ve tedavi gerektiren hastalıklarının tedavisini değil, ortaya çıkan akut sıkıntıların giderilmesini sağlayabiliyor.