Halkın polisi Sıtkı Öner Ankara'da anıldı

Pol-Der’in kurucularından Sıtkı Öner, Ankara’da anıldı.
Pazar, 22 Ekim 2017 10:16

Türkiye’de demokratik kitle örgütleri içinde 1975-1980 yıları arasında etkili olan Pol-Der’in kurucularından ve son döneminde Genel Başkanlığını yapan Sıtkı Öner, Ankara’da A Şiirevi’nde anıldı.

Sıtkı Öner’in adına lokma tatlısının dağıtılmasının ardından “eşitlik ve özgürlük mücadelesinde kaybedilenlerin anısına saygı duruşu” yapıldı.

Yakınlarının, dostlarının ve yoldaşlarının katıldığı anma, eğitimci-yazar Müslüm Kabadayı’nın sunum eşliğinde Sıtkı Öner’in yaşam öyküsünü, çalışmalarını ve özellikle Pol-Der sürecini anlatmasıyla devam etti.

'SERMAYENİN DEĞİL HALKIN POLİSİ OLACAĞIZ'

Kabadayı, “1975’te Kâzım Ulusoy başkanlığında kurulan Pol-Der, kısa sürede ülkenin gündemine oturdu. 'Sermayenin, hükümetin değil halkın polisi olacağız' şiarıyla güçlenen Pol-Der’in ilk başarısı, 1976’da İmam-Hatip mezunlarının polisliğe alınmasına karşı Danıştay’a açtığı davayı kazanmasıydı. Bugünün Türkiye’sinde yaşananlar dikkatle incelendiğinde bu davanın ne denli önemli olduğu, daha net biçimde anlaşılmaktadır. Faşist baskıların, gecekondu mahallelerindeki yıkımların, grev-yürüyüş ve mitinglere yönelik provokasyonların engellenmesinde Pol-Der’li polislerin katkısı önemlidir. Bu nedenle de hem MC hükümetlerinin hem de CHP Hükümetinin boy hedefi olmuştur. İrfan Özaydınlı’nın İçişleri Bakanlığı döneminde bazı üyeleri sürgüne gönderilmiştir. 1979’da Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul’un faşistlerce öldürülmesi, Pol-Der’lilere yönelik büyük bir saldırı olmuştur. İşte bu dönemde derneğin genel sekreterliğini yürüten Sıtkı Öner’in örgütü ayakta tutma çabaları değerlidir. Bu süreçle ilgili Türkiye tarihi açısından önemli bilgi ve belgeleri “Halkın Polisi” adlı kitabında ortaya koyan Sıtkı Öner’in, demokratik mücadele tarihine not düştüğü bir gerçektir. Bu gerçekten Türkiye emekçi halkının, özellikle güvenlik emekçileri başta olmak üzere genç kuşağın dersler çıkarması, haklının yanında yer almaları bakımından çok önemlidir.” dedi.

Sıtkı Öner’in kardeşi Fevziye Akbulut da, anmayı düzenleyen ve anmaya gelenlere teşekkür etti. “Ağabeyim haksızlıklara karşı mücadele eden dürüst bir insandı. Benim gelişmemde de emeği çoktur. Saygıyla anıyorum.” dedi.

'PARTİLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE ONU HEP MORALLİ GÖRDÜM'

Gazeteci ve şair Attila Aşut da, “Kendisiyle 2001’de açık siyasi mücadeleye katılan TKP döneminde tanıştım. Her etkinliğe, eyleme gelirdi. Anılarımızı, deneyimlerimizi paylaşırdık. Partili mücadele döneminde onu hep moralli gördüm. Gençlerle çalışmak, ona güç veriyordu. Sonra Tan Kitabevi’nde görüşmeye devam ettik. Son yıllarda buluşamamanın ezikliğini ben de yaşadım. Bu bakımdan sosyalistlerin, partilerimizin sınıf mücadelesine katkıda bulunanlara sahip çıkması, onların anılarını yaşatması, deneyimlerinden yararlanması çok önemlidir.” dedi.

Daha sonra söz alan Yusuf Şaylan, “Türkiye’nin yarılma yaşadığı bir dönemde Pol-Der’in emekçi halktan yana tavır koyması, Dünya tarihinin önemli olaylarından biridir. Yakın dostluk kurduğumuz Sıtkı Ağabey’in örgüt disipliniyle bu sürece koyduğu katkı, takdire değerdir. Saygıyla anıyorum.” dedi.

Ressam ve yazar Erdal Ateş ise, “Onun anılarını dinlemekten keyif alırdım. Yaşadıklarından ne kadar samimi ve duygulu olduğunu, Halkın Polisi kitabındaki bir olayı anlatırken ağlamasından anladım. Birçok yazısının o kitaba girmediğinden yakınırdı. Bu belgeler üzerinden kapsamlı bir belgeselinin yapılması çok iyi olur.” dedi.

A Şiirevi adına Murat Koçak da, “Onunla katıldığı 1 Mayıs Kartal Mitingini unutamam. Yalın ve disiplinli yaklaşımı hep aklımdadır. Anısıyla aramızda yaşayacak.” dedi.

Anma, opera sanatçısı Ali Yılmaz’ın okuduğu türkülerle bitirildi.