Erdoğan: Masada ve sahada olmaya devam edeceğiz

Erdoğan, Büyükelçiler Konferansı'nda gündemdeki başlıklara ilişkin açıklama yapıyor.
Pazartesi, 09 Ocak 2017 15:12

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ak Saray'da yapılan Büyükelçiler Konferansı'nda konuşuyor.

Erdoğan'ın açıklamaları şu şekilde: 

"Binlerce yıllık devlet geleneğine sahip milletimiz için 2023 yılı bir mihenk taşıdır. Bildiğiniz gibi 2023 için iddialı hedefler ortaya koyduk ve emin adımlarla ilerliyoruz. Bizi 2053 ve 2071 vizyonuna da sıçramış olacağız.

Mili seferberlik ruhuyla gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. 15 Temmuz darbe girişimi elbette tarihimizde devletimize yapılmış ilk ihanet değildir. Fakat uygulanış şekliyle en sinsi yapılmış darbe planıdır. İhanet ne kadar büyükse onun karşısında milletin kıyamı da bir o kadar azametli oldu.

İftiralar geldikçe ihanetin büyüklüğünü daha iyi anlıyoruz. Ülkemiz böyle bir badireyi atlattığı için ne kadar şükretsek azdır. Ben aziz milletin evladı olduğum Allah'a hamd ediyorum.

O gece milletimiz canını hiçe sayarak demokrasiyi savunurken on yıllardır bize demokrasi dersi verenler zamana oynamıştır. Tianenmen Meydanı’nda tankların önüne çıkanları taltif yağmuruna boğanlar Kızılay Meydanı’nda tankları durduranları görmezden gelmişlerdir. Ben burada sadece empati eksikliğinden bahsetmiyorum. Çok daha vahim bir durumdan kayıtsızlıktan, umursamazlıktan hatta darbenin başarılı olmasını ummaktan bahsediyorum. Bunları da biliyoruz.

Bizim yaşadığımız hadiselerin onda birine bile maruz kalmayanların aldığı önlemler ortadayken anayasa ve uluslararası hukuka uygun olarak hayata geçirdiğimiz tedbirler ilk günden itibaren bu çevreler tarafından eleştiriliyor. Maalesef daha da kötüsü FETÖ üyesi teröristler bazı ülkelere sığınmaktadır. Sığınma hakkı Suriyeli, Arakanlı mültecilerden esirgenirken FETÖ’cü ve PKK’lı teröristlere bu altın tepside sunuluyor. Ülkemizde kara listede olan bir FETÖ terör örgütü mensubu ABD’de bir üniversite rektör olarak atanabiliyor. Bu ne menem bir iştir?

'BUNUN ADI ATEŞLE OYNAMAKTIR'

Terör örgütlerinin amacı ülkemizi inanç ve etnik köken üzerinden çatışma içine çekmektir. Suriye ve Irak’taki ateşi ülkemize taşımaya çalışıyorlar.

Birileri ısrarla elinde en çok Müslümanların kanı olan DEAŞ’ın üzerinden İslam düşmanlığı yapıyor. Açık ve net söylüyorum. Bunun adı ateşle oynamaktır. Batıda yükselen kültürel ırkçılık, bu ülkelerdeki Müslüman azınlığın güvenliği konusunda endişelerimizi arttırmaktadır.

İslam karşıtlığı ve kültürel ırkçılıkla mücadele konusunda Türkiye yalnız değildir. Çok geniş bir cephede birlikte mücadele etmeliyiz.  

'MÜTTEFİKLER VE KOALİSYON GÜÇLERİ SINIFTA KALDI'

Suriye'de akan kanı durdurmak için biz seferber olduk. Akdeniz'in kenarlarında Aylan Bebek sadece onu kucaklamış jandarmanın resmiyle ağlama fotoğrafları çektirmedik. Tam aksine biz onlara nasıl elimizi uzatabiliriz, onlarla bu acıyı nasıl paylaşabiliriz, bunun derdiyle dertledik. Son olarak 45 bin Suriyeli kardeşimizin Halep'ten çıkarılması için geceli gündüzlü bir diplomasi yürüttük. 2017 yılında siyasi çözüm sürecinin önünün açılabilmesi umuduyla adımlar atmış bulunuyoruz. Operasyonlarımız DEAŞ'a tarihin en büyük zararını verdi. Son dönemde DEAŞ'la mücadele konusunda maalesef müttefikimizin ve koalisyon ortaklarının sınıfta kaldığını ifade etmek istiyorum.

IRAK GÖRÜŞMELERİ

Irak'ın DEAŞ'a karşı askeri mücadeleyi desteklerken Telafer ve Musul'daki kaygılarımızı gidermek için her türlü tedbiri aldık. Irak hükümetiyle zor ama samimi diyaloğu da başlattık. Sayın İbadi'yle yaptığım telefon görüşmesi akabinde sayın Başbakanımızın Bağdat ve Erbil ziyaretleri yol haritasının belirlenmesi bakımından son derece önemli oldu. Dış politikamızı dar, kurumsal ve ideolojik kalıplara, bekle görlere, acaba kim ne der yaklaşımlarına terk edemeyiz. Önce tedbir sonra tevekkül diyerek önlem almalı ve aktif çaba göstermeliyiz."