Diyanet'in skandal fetvası ilk değil! İşçi düşmanı ve kadın düşmanı fetvalar...

Diyanet İşleri Başkanlığı, "Babanın öz kızına şehvet duyması haram değil" fetvası, verilen skandal fetvaların ilk olmadığını hatırlattı.
Pazar, 10 Ocak 2016 20:42

Geçtiğimiz Cuma günü gündeme bomba gibi düşen, "Babanın öz kızına şehvet duyması haram değil" fetvası, Diyanet'in ilk skandalı olmadığını akıllara getirdi. 

Daha önceki fetvalarında işçi ve kadın düşmanı açıklamalarda bulunan "1 Mayıs’ta isyan yerine ibadet edin" derken kürtaj ile ilgili fetvada ise "cinayet" tanımlası yaparak "Kürtaj yaptıran da, bunun karşılığında ya 5 deve bağışlayacak ya da 212 gram altın (21 bin lira) verecek" ifadelerini kullanmıştı.

Evrensel'de yer alan habere göre, Diyanet'in işçi düşmanı fetvaları şu şekilde:

  • İş güvenliği önlemlerinin fazlaca alınmış olmasının Allah’ın güvenini sarsacağı. (İstanbul Müftülüğü/2014)
  • Kârlılığı azaltıcı davranışlarda bulunmanın çalışanı ağır mesuliyet altına soktuğu. (Düzce Müftülüğü/2011)
  • 1 Mayıs’ta isyan yerine ibadet edin. (Kayseri Müftüsü/2014)
  • İşi yavaşlatmak günahtır, haramdır, patronun kârını azaltmak en büyük günahlardan biridir. (Mas-Daf direnişi sırasında Düzce’de okunan hutbe)
  • Greve çıkmanın günah olduğu (Telekom grevi /Gaziantep)

Öte yandan Sözcü'den Ali Ekber Ertürk'ün haberine göre, Kürtaj yapmanın ve yaptırmanın dini hükmü nedir?” başlıklı fetvaya "İnsan hayatının kurulması, İslam dininin 5 temel ilke ve amacından birisi olduğu gibi insanın en şerefli varlık olduğu, saygınlığı ve dokunulmazlığı da İslam’ın ısrarla üzerinde durduğu fikirlerden birisidir” cevabı verildi.

"Kürtaj yaptıran da, bunun karşılığında ya 5 deve bağışlayacak ya da 212 gram altın (21 bin lira) verecek" denilen fetvada " Oysa cenin döllenmenin gerçekleşmesiyle potansiyel bir insan haline gelmesiyle dokunulmaz bir insan haline gelmekte olup dokunulmazdır.Ruh taşıyan canlı bedeni imha etmek caiz olsaydı uykudaki insanı öldürmek caiz oldurdu. Allah Teala uyku halinde insan ruhunun bedenden ayrıldığını haber vermektedir" ifadeleri kullanıldı.