Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü: Afrin'e girmeye çalışan milisler püskürtüldü

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Suriyeli milislerin Afrin'e girmesiyle ilgili olarak "Bir konvoy girme teşebbüsünde bulundu, topçu atışlarımızla püskürtüldü. Milis güçler, Halep'e çekildi" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Suriyeli milislerin Afrin'e girmesiyle ilgili olarak "Bir konvoy girme teşebbüsünde bulundu, topçu atışlarımızla püskürtüldü. Milis güçler, Halep'e çekildi" dedi.

Kalın'ın açıklamalarından satırbaşları:

ÇOCUKLARA YÖNELİK CİNSEL İSTİSMAR

Kimyasal hadım dahil bütün opsiyonlar değerlendirilecektir. Mevzuatla ilgili düzenlemelerin yanı sıra toplumsal farkındalığın da önem arz ettiğini ifade etmek istiyorum.

'TOPÇU ATIŞIYLA PÜSKÜRTÜLDÜ'

TSK'nın bu sabah yaptığı açıklama ile de etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1780'e ulaştı. Zeytin Dalı Harekatı, Afrin ve civarındaki terör unsurları etkisiz hale getirilene kadar devam edecektir. Esad rejimi ile YPG arasında anlaşma imzalandı mı diye haberler çıktı. Biz ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini ifade ettik. Dün yaşanan hadise, Halep civarından gelip Afrin'in güney uçlarına, oradan da şehre girmeye çalışan 40-50 araçlık konvoyun girme teşebbüsünü gördük, bu topçu atışları ile püskürtüldü.

Burada iddia edildiği gibi bir anlaşma söz konusu değil. Anlaşma olsa bile Türkiye olarak bir harekatla ilgili planlarımızı aynı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Rejim veya başka unsurların bu adımlarının çok ciddi sonuçları olacaktır. 

Yeni veriler bizim baştan beri verdiğimiz kararın doğruluğunu teyit etmektedir. Ele geçirilen bilgilerde aslında bölgenin yeni bir Kandil yapılmak istendiğini açıkça ortaya koyuyor. Harekatın meşruiyeti açısından da bu yönde yeni verilerin elimize geçtiğini ifade edebilirim. Bu Suriye'den teröristlerin temizlenmesi ile ilgili sürecin önemli birini oluşturmaktadır. 

İdlib'de askeri gözlem noktalarının tesis edilmesi süreci devam ediyor. Bunu 12'ye çıkartacağız. TSK, Astana'da alınan kararla bu süreci hayata geçirmektedir. 

ABD'YE ÇAĞRI

Geçen hafta 10 Şubat'ta başlayan McMaster'ın Türkiye ziyareti ile başlayan daha sonra Mattis ile yapılan görüşme ve Tillerson'ın kabulü çerçevesinde bir süreç yaşadık. Biz bu konuda iyimser bir bakış açısına sahibiz. Üzerinde mutabık kaldığımız çerçevenin Türk-Amerikan ilişkilerindeki gerginliği aşacak şekilde olduğunu görüyoruz. YPG'ye desteğin sonlandırılması, Münbiç'ten çıkarılması konusunda beklentilerimiz çok açık ve nettir. Artık PYD-YPG ile işbirliğinin sona erdirilmesi gerekmektedir. Türk-Amerikan ilişkilerinde FETÖ meselesinde de biz Amerikan yönetiminde somut adımlar bekliyoruz. Ne Obama, ne Trump döneminde netice verici uygulama görmedik. 

Şu anda Amerika'da bulunan bu kişilerin Türkiye'ye iade edilmeleri ve yargı önüne çıkmalarıdır bizim beklentimiz. Trump yönetimi de somut adımlar atmalı. Bunlar gerçekleştiği taktirde hem ikili ilişkiler normalleşme sürecine girecek hem de Türkiye'nin güvenlik kaygıları giderilmek suretiyle bölgenin de istikrarı için önemli adım atılmış olacaktır. 

'ŞAM REJİMİ İLE RESMİ TEMASIMIZ SÖZ KONUSU DEĞİL'

Bizim Şam rejimi ile resmi temasımız söz konusu değil. Astana çerçevesinde 3 garantör ülke olarak bizim Suriye sahasında yaşanan gelişmeleri koordine etmek için kurduğumuz bir mekanizma var. Zaman zaman bu mesajlar, Rusya ve İran üzerinden Şam rejimine de iletilmekteydi. Dolaylı bir trafiğin olduğunu biliyoruz fakat olağanüstü şartlar gerektirdiğinde istihbarat birimimiz doğrudan ya da dolaylı belli temaslar kurabilir. Doğrudan Ankara- Şam arasında siyasi veya diğer alanlarda temas trafiğimiz söz konusu değil. İstihbarat örgütleri arasında bu tür görüşmelerin yapılmasının amacı da acil sorunları çözmeye matuftur. Bu görüşmeler yapılabilir.