Başkanlık sistemi röportaj dizisi -3 / Enver Aysever: Başkanlık değil padişahlık tartışılıyor

“Başkanlık sistemi” soruşturmamıza 3. konuğumuzla devam ediyoruz. Korkut Boratav ve Oğuz Oyan'ın ardından bugün sorularımızı yanıtlayan isim gazeteci yazar Enver Aysever.
Selin Asker
Çarşamba, 20 Ocak 2016 07:23

Gazeteci Enver Aysever AKP’nin basına uyguladığı sansür politikalarından nasibini alan isimlerden biri. İlgiyle izlenen “Aykırı Sorular” programı baskılar sonucu yayından kaldırılan Aysever, “Başkanlık sistemi” hakkındaki sorularımıza yanıt verdi.

“Başkanlık değil padişahlık tartışılıyor” diyen Aysever söz konusu tartışmaları “Asıl hedef cumhuriyeti tamamen yıkmak ve yerine kapitalizme hizmet eden İslam soslu bir padişahlık kurmak. Bildiğiniz intikam duygusu egemen ruh haline. Kimden alıyor bu intikamı? Aydınlanmaya inanan herkesten!” diyerek yorumluyor.

Nasıl değerlendiriyorsunuz başkanlık tartışmalarını?

Başkanlık sistemi Türkiye'nin ne sorunu ne de gündemidir. RTE istedi diye, kişisel hırslarına yönelik bir saplantısının sonucudur bu tartışma. Bizim gibi otoriter eğilimi yüksek ülkelerde başkanlık değil, padişahlık tartışılmaktadır.

RTE tek adam olmayı istiyor elbet. Ki zaten öyle şu an. Asıl hedef cumhuriyeti tamamen yıkmak ve yerine kapitalizme hizmet eden İslam soslu bir padişahlık kurmaktır.

Başkanlık sistemi yalnızca Erdoğan istediği için mi gündemde?

RTE bir an önce Mustafa Kemal adı çevresinde olan her kavramı, kurumu yok etmek ve sonucunda tek adamlığını ilan ederken İslam devletinin de adını koymak istiyor. Mesele ürkütücüdür. Boyutları akıl dışıdır.

O halde buradan tutarlı bir akıl dizgesi üzerinde fikir aramak yanlıştır. Bildiğiniz intikam duygusu egemen ruh haline. Kimden alıyor bu intikamı? Aydınlanmaya inanan herkesten!

Ya Erdoğan'ın "Hitlerli" açıklamaları?

Bu bilinçaltının bir yansımasıdır. Hitler düzeni, uygulanmış bir faşizmdir. Kuramsal aşamayı geçmiş ve insanları gaz odalarında yok etmiş, vahşi bir düzendir. Üstelik uygulayıcıları bunu yaparken büyük ve kutsal bir amaç uğruna iş gördüklerine inanmıştır.

Büyük kitleler kolay kanar, kolay inanır ve kolay vazgeçer. Bizde düşünsel sefalet en dipte olduğu için RTE işini kolay halletmektedir.

Medya camiası da dikkat çekici. Ana akımdan “başkanlık” sesleri yükseliyor. Ahmet Hakan, Fatih Çekirge gibi isimlerden destek açıklamaları geliyor. Neler oluyor?

Sözünü ettiğiniz isimlere yönelik cümle kurmayı kendimi aşağılamak olarak sayarım. Düşünce dünyasında yeri olmayan, üçüncü sınıf adamların ülkeyi getirdiği hal ortada.

Peki Meclis içi muhalefet?

Türkiye "vasatlık" için uzlaşı halindedir. MHP azgın milliyetçi dili nedensiz destekleyerek, başımıza “AKP’li bozkurtlar” kavramını çıkardı. Yani tabanını kaybetti. CHP yazık ki liberal tezlerle savrulmakta ve anayasa müzakerelerine niyetli. Vah ki vah! HDP bölgeyi kan gölüne çeviren siyasal iktidarla masaya oturacakmış. Bunu da solculuk adına yapıyor. Ne diyeyim ki size, bunlar RTE başkan olsun diye ellerinden geleni yapıyorlar...

Nedir sizce kazın ayağı?

Başkanlık sistemi içi boş bir kavramdır. Bizim coğrafyanın dinamiklerinde insan bir gün vezir, ertesi gün rezil olabilir. O halde meseleye daha başka yerden bakmak gerekir.

İki kutuplu dünya yeniden kurulurken, emperyalist batı yeniden bir ileri karakola ihtiyaç duymaktadır. Bunun komutanı kim ve ne süreli olacaktır? Soru bu.