Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ankara Ulusal Cami ve Kültür Merkezi Projesi

Ankara'da 2000’li yılların ilk yarısından itibaren kent belleğini tahrip edecek plan ve projeler hız kazandı. 2006 yılında Ulus’u da kapsayan tarihi kent merkezi ‘yenileme alanı’ olarak ilan edildi. Bu projelere 2013 yılında bir yenisi daha eklendi: Ankara Ulusal Cami ve Kültür Merkezi Projesi.

Selda Aydemir

Yayın Tarihi: 08.11.2016 , 18:32 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Ankara, Milli Mücadele ve Cumhuriyetin kuruluşunda oldukça önemli bir yere sahip. 1923 yılının Ekim ayında iki önemli gelişme yaşandı. Bu gelişmelerden ilki Türkiye’nin kentleşme sürecinde önemli bir yere sahip olan Ankara'nın başkent oluşu diğeri ise Cumhuriyetin ilanıdır.

Başkent ilan edilmesi ile birlikte Ankara'nın, Cumhuriyet’in yeni kurumlarını ve modernleşmenin somut kazanımlarını temsil eden bir mekan olması hedeflendi. Ankara’nın kent planını belirleyen bu düşünsel temel, Cumhuriyet’in toplumsal hayatla bağının kurulması anlamına da geliyordu. Bu amaç doğrultusunda kentin planlanmasına karar verildi ve kentin gelişimini önemli ölçüde etkileyen Jansen Plan’ı 1932 yılında kabul edildi. 

Cumhuriyetten önce yalnızca Kale ve civarına yayılan Ankara, Cumhuriyet’le birlikte gelişmeye başladı. Ankara, 1920’lerin başlarından 1950’li yıllara kadar insanların kamusal alanda vakit geçirmesinin olanaklarını yaratacak şekilde planlı ve modern yaşamın gereklerini karşılayacak bir çevre yaratma iddiasında oldu. 

Jansen planı devlet yönetim merkezini Ulus dışına taşısa da Ulus meydanı ve civarı iş yaşamının merkezi olarak canlılığını ve hareketliğini korudu. Erken Cumhuriyet döneminde insanların günlük yaşamını geçirdiği bir alan olan bu Meydan’a yeni yapılar kuruldu. Örneğin I. TBMM’nin tam karşına devlet erkanının topluca ağırlandığı, kadınların sosyal ortamda erkeklerle eşit bir biçimde girmesinin ilk adımlarının atıldığı Ankara Palas yapıldı. Cumhuriyet ideolojisini mekansal planlama ilkeleriyle birleştiren modern yaşamın gereği olan ve kent içinde insanların meydana çıktığı zaman gidebilecekleri yeşil alanlar, sosyalleşebilecekleri mekanlar inşa edildi. Dönemin tiyatro, opera, bale ve müzik sanatlarını halka tanıtmak amacıyla Ankara Devlet Bale ve Operası yapıldı. Böylelikle Ankaralılar kendilerine ayırdıkları vakitleri yeşil alanlarda, kent parklarda, sergi salonlarında geçirmeye başladılar.

Dönemin kamusal yaşantısını resmetmeye çalışan bu kısa giriş, Ulus Meydanı’nın Cumhuriyet’le birlikte başlayan modernleşme öyküsünü hatırlatmaya çalıştı bizlere. 20. yüzyıl boyunca farklı mimarlık anlayışlarını barındıran ve sergileyen Ulus Meydanı’nın kısa öyküsü şimdilerde başına gelenler için oldukça önemli. 

ANKARA ULUSAL CAMİİ VE KÜLTÜR MERKEZİ PROJESİNİ DUYDUNUZ MU?

Son yıllarda özellikle 2000’li yılların ilk yarısından itibaren kent belleğini tahrip edecek plan ve projelere imza atılmaya başlandı. 2006 yılında 5366 sayılı kanun uyarınca Ulus’u da kapsayan tarihi kent merkezi ‘yenileme alanı’ olarak ilan edildi. Bu projelere 2013 yılında bir yenisi daha eklendi: Ankara Ulusal Cami ve Kültür Merkezi Projesi. 

2013 yılında yapımına başlanan cami projesi yukarıda değindiğimiz Başkent’in tarihi semtlerinden Ulus’ta yer alan İtfaiye Meydanı’nda yaklaşık 70.000 m² bir alana Altındağ Camii ve Kültürel Tesisleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından yaptırılıyor. Proje yaklaşık 900 araçlık 5 katlı otopark ve bir kültür merkezinden oluşuyor. İçerisinde konferans salonları ve İslam Sanat Müzesi de yer alacak. Bu ay içerisinde tamamlanması planlanan caminin 25 bin kişilik bir kapasitesi olduğunu da söylemek gerek. Sit alanına yapılan bu projeyi kamu ihaleleri alarak serpilip büyüyen Siyahkalem Mühendislik Firması yapıyor. 

Proje, Tarihi İller Bankası yanına inşa edilmesi ile de dikkat çekiyor. İller Bankası’nın Ankara’daki genel merkez yapısı için 1935 yılında açılan uluslararası yarışmada Mimar Seyfi Arkan’ın projesi seçilerek 1937 yılında Gençlik Parkı’nın karşısında inşa edildi. 1.Derece Kültür Varlığı olarak koruma altına alınan bu eser, yanına yapılan cami projesi nedeni ile yıkım tehditi altında. Ulus kent merkezinin en önemli binalarından olan bu binanın önce tescili kaldırıldı daha sonra ise boşaltılarak yalnızlaştırıldı. 

Bu proje hakkında kuşkusuz birden fazla soru sorulabilir? Örneğin projenin hangi kurul kararı ile yapıldığı, varsa ilgili kurul kararının ilgili mevzuata uygun olup olmadığı ya da bu projenin şehircilik bilimine ve kamu yararına uygun olup olmadığı gibi.

Ama biz tek bir soru sorup ona yanıt aramaya çalışacağız. Tarihi kent merkezi ve kamusal meydan olan Ulus İtfaiye Meydanı’na devasa hacimli bu proje neden yapılıyor?

Ülkenin mekansal örgütlenmesinde kent planları, inşa edilen yapılar oldukça önemlidir. Nitekim Cumhuriyet’in kadroları Ankara’yı yeniden yaratmadan önce nasıl bir toplum istediklerine karar vermişlerdir. Bu karar Ankara mimarisinin ana hatlarını oluşturan temel bir karardır ve bu karar doğrultusunda yukarıda bir kısmı belirtilen kamusal alanlar yapılmıştır. Yapılan bu alanlarda kadınlar ve erkekler kendilerini birlikte var etmişler, Gençlik Parkı’na gitmişler bugünkü korkularından azade yürüyüşlerini yapmışlardır. Dolayısıyla bir mekan bir ideolojiyi üretmek için yeniden ve yeniden üretilir, bu konuda bir beis yoktur. Mesele şimdilerde üretilen mekanın hangi ideolojiyi yeniden ürettiğidir. Bunu yaparken hangi araçları kullandığıdır. 

İtfaiye Meydanı’na yapılan “Ulusal Cami ve Kültür Merkezi Projesi” Cumhuriyetin kurumlarının inşa edildiği tarihi bir kent merkezine yapılması bakımından işlevselliğinden öte başka sembolik bir anlam taşıyor. Taksim’e yapılması planlanan Topçu Kışlası ya da Cami projesi ne anlama geliyorsa bu proje de o anlama gelmektedir. 

1923’ün kurumlarının inşa edildiği aks üzerine yapılan bu devasa cami, bu aks üzerinde inşa edilen ilk camidir ve bölge halkının ibadethane ihtiyacını karşılamak için yapılmamıştır. Hedef tahtasına 1923’ün cumhuriyet değerleri oturtulmuştur. Kendi ideolojisini üretmek üzere örgütlenen bu mekan, kurulmak istenen Yeni Türkiye’ye aittir. Dolayısıyla tıpkı Cumhuriyet’in ilanından sonra olduğu gibi bir iddiası ve amacı vardır. Ancak bu kez bu iddia ve amaç bulunduğu yerden daha gerisini işaret etmektedir.  

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.