Alperen'in annesini teselli ederken kamera kayıtlarını sildirmiş!

İzmir'de kreş servisinde unutulan 3 yaşındaki Alperen Sakin, havasızlıktan hayatını kaybetmişti. Kreş sahibinin, Alperen'in annesini teselli ederken kamera kayıtlarını sildirdiği ortaya çıktı.
Cuma, 18 Ağustos 2017 15:41

İzmir'in Çiğli İlçesi'nde, kreş servisinde unutulduğu için havasızlıktan hayatını kaybeden 3 yaşındaki Alperen Sakin'in ölümüyle ilgili kreş yetkilileri ilk ifadelerinde yalan söylerken, kreş öğretmenlerinden Arzu Gülmez (19) ve Nurcan Altıok'un verdiği ifadeler gerçeği ortaya çıkardı. 

Okul müdürünün kendisini tehdit ederek baskı altına aldığını söyleyen Gülmez, "Gerçeği anlatmasam vicdanım rahat etmezdi. Vicdanımın sesini dinledim" dedi. Minik Alperen'in cansız bedenini servisten çıkaran Altıok ise, "Giden 3 yaşında bir can. Kim sorumluysa cezasını çeksin" ifadelerini kullandı.

DHA'nın haberine göre, Alperen'in olmadığını fark eden ve okul yetkililerine haber veren Arzu Gülmez, kendisinin doğruyu anlatmaması yönünde baskı altına alındığını söyledi. Olaydan çok etkilendiğini belirten Gülmez, şöyle konuştu:

"Olay günü çok kötü bir gündü. Alperen'in olmadığını yoklamayı alınca fark ettim. Dilara öğretmene Alperen'in olmadığını söyledim. O da 'sabah aldık, olması gerekiyor' dedi. 'Emin misin' diye sordum. Emin olduğunu söyledi. Sonra koşarak Nurcan öğretmene gidiyor. O da 'onu sabah siz almadınız mı' diyor. Sonra servis şoförü Tamer Bey'e soruyorlar. Her yeri aradık. Diğer sınıflara baktık. Bulamadık. Sonra şoför 'Servise bakalım dedi ve anahtarı Dilara'ya verdi. Sonra servise bakan Dilara, çığlık atarak geri çekiliyor ve Nurcan Öğretmen çocuğu servisten alarak içeri getirdi. Tabi bahçedeki kameralarda çekiyor. Alperen'i yere yatırdık. Şoför 'su dökelim' dedi. Bende bizim acil müdahale eğitimimiz olmadığını söyledim. Sonra Okul Müdürü Yurdagül Hanım'ı aradılar. Ambulansı aradığımda bana kızdılar. 'Biz özel hastaneye götüreceğiz' dediler. Hastaneye gittiğimde kendimi kaybettim. Fenalaştım ve beni servise yatırdılar. Burada Yurdagül'ün arkadaşı A.S., bana gerçeği anlatmamı ve kendi söyleyeceklerini anlatmamı istedi. 'Doğruyu anlatsan geri mi gelecek çocuk. Yoksa hepiniz hapse girersiniz' dedi. Sonra karakola gidip onların baskısıyla o şekilde ifade verdim. Sonra vicdanımız rahat etmedi ve Nurcan öğretmenle gerçeği anlattık. Olay günü Alperen, hakkında bir şey demediler. Normalde benim grubumda değildi. Öğretmen yetersizliği vardı. Ben akşam bütün gruplara akşam yoklaması almak istedim. O gün doğum günü de vardı. Süsleme yapmak için bütün çocukları bana bıraktılar. Hepsine aynı anda yetişebilmem mümkün değildi. Kapanış yoklamasını alayım istedim. Sabahta Alperen'i aldıklarını söylemediler. Servise bakınca olay ortaya çıktı. Ben baskı altında olduğum için önce farklı ifadeyi verdim. Ama daha sonra vicdanımın sesini dinledim. Nurcan Öğretmenle birlikte doğruyu söyledik."

Okulun sahibi Yurdagül İşgören, özel hastanede aileye çocuklarının uykuda öldüğünü söyleyince anne Buket Sakin, oğlunun son görüntülerini izlemek istedi. Ancak İşgören bir yandan aileye tesseli verirken öte yandan okulu arayıp kamera kaydının çıkarılması talimatını verdi. Anne oğlunun görüntülerini izleme konusunda ısrarını sürdürünce okulun sahibinin "Bugün bozuktu, çalıştıramadık, kayıt alamadık" gibi mazeretler öne sürdüğü öğrenildi. Kamera kaydı, İşgören'in evniden çıktı.