Adana'da tarikat yurdu katliamında neler yaşandı?

Adana'daki yurt katliamı getirilen medya yasağıyla unutturulmak isteniyor. "Tarikat yurdu" olduğunu bile söyleyemeyen medya, kapıların kilitli olduğunu reddeden AKP'liler... İşte katliam ve sonrasında yaşananlar...
Haber Merkezi
Cuma, 02 Aralık 2016 12:25

Adana'da tarikat yurdunda 12 kız çocuğunun yaşamını yitirdiği katliamın üstünden henüz üç gün geçmesine rağmen hükümet de medya da suskunluğa büründü. Katliamın yaşandığı dakikalardan bu yana "tarikat yurdu" olduğunu dillendirmemeye çalışan ana akım medya, AKP'nin "yayın yasağı" getirmesini de fırsat bilerek katliamı gündemin dışında tutuyor. 

Peki, halka unutturulmak istenen katliamda neler yaşandı?

29 Kasım gecesi Adana'nın Aladağ ilçesinde bir öğrenci yurdunda yangın çıktığı ve öğrencilerin kurtulamadığı bilgisi verildi.

Bir süre sonra faciaya ilişkin detaylar ortaya çıkmaya başladı. Yangın merdiveninin kapısının kilitli olduğu ve kapıların da giriş-çıkış saatleri nedeniyle kapalı olabileceği yönünde bilgiler aktarıldı. 

Yurdun kime ait olduğu öğrenilmek istenildiğinde "Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği" isimli bir dernek olduğu görüldü. Bu derneğin "Süleymancılar" adı verilen tarikata bağlı olduğu öğrenildi. Hatta bu derneğin etkinliğine AKP'lilerin de katıldığı ortaya çıktı. Konya'da 17 çocuğun hayatını kaybettiği Kuran kursu da Süleymancı grubuna aitti.

Yangın yerinde çocuklarına ulaşmaya bekleyen aileler "Burası Süleymancıların yurdu" tepkileri verdi. Çocukların cansız bedenlerinin bir ambulansa doluşturulup götürüldüğü ortaya çıktı!

Ancak ana akım medya ailelerin tepkilerini göstermeyip özellikle "tarikat yurdu" olduğunu nasıl gizleyeceğinin derdine düştü. O esnada yayında olan kimi kendini bilmez isimler "Kader sonuçta" şeklinde açıklamalar yaptı. Özellikle CNN Türk sunucusu Şirin Payzın'ın yayındaki tutumu tepkilere neden oldu.

Ertesi gün AKP'nin ilk işi elbette yayın yasağı getirmek oldu.

Katliamla ilgili ilk "yalanlanan" kapıların kilitli olduğu gerçeğiydi. AKP'li isimler yangın merdiveninin kapısının kilitli olmadığını öne sürdü ancak çocukların cansız bedenlerinin neden kapı önünde bulunduğu sorusu yanıtsız bırakıldı. Katliam olduğu esnada da AKP'liler mecliste "milletvekilleri maaşları" oylaması yapıyordu.

Elbette ilk sorulardan biri de 12-13 yaşındaki çocukların neden tarikat yurtlarında olduğu sorusuydu. Ancak ilçede devlet yurdu olduğunu, bu yurdun yıkıldığını ve çocukların tarikat yurtlarına itildiği ortaya çıktı. Devlet yurdu açmaktan imtina eden devletin, katliamın ertesi günü 6 milyon liralık müftülük binası açtığı öğrenildi.

Aladağ'a giden ve yaşananları protesto edenler ise gözaltına alındı.