ABD'de 44 eyaletten ilaç şirketlerine ortak dava: Fiyatları şişirdiler

ABD'de 44 eyalet, dünyanın en büyük muadil ilaç üreticisi Teva'ya 19 büyük ilaç şirketiyle komplo kurup ilaç fiyatlarını şişirdiği iddiasıyla toplu dava açtı. Konuyla ilgili soL'a konuşan ABD Sosyalizm ve Kurtuluş Partisi Merkez Komite Üyesi Eugene Puryear, ABD'de sağlık hizmetinin ne kadarını satın alabildiğine bağlı olduğunu aktardı; her ailenin ilaçlara ulaşmak için bir hikayesi olduğunu, sağlık sisteminin kapitalist denetimini desteklemekten vazgeçiren en güçlü başlıklardan biri olduğunu belirtti.
soL - Haber Merkezi
Pazartesi, 13 Mayıs 2019 20:25

Dünyanın en büyük ilaç üreticilerinden biri olan İsrail firması Teva’ya 19 büyük ilaç şirketiyle birlikte pek çok ilacın fiyatlarını sabitleyip maliyeti artırdıkları iddiasıyla toplu dava açtı.

BBC’de yer alan habere göre; Connecticut Başsavcısı William Tong açılan davada, adı geçen ilaç firmalarının 100’den fazla ilacın fiyatını bazı durumlarda yüzde binden fazla artırmakla suçlanıyor.

500 sayfalık iddianamede, 20 ilaç şirketi ve 15 üst düzey yöneticinin Temmuz 2013 ve Ocak 2015 döneminde, kanser, diyabet, yüksek tansiyon, HIV ve kolesterol dahil birçok tedavide kullanılan 86 jenerik ilacın fiyatının düşmesini önlediği ya da fiyatlarını artırmak için yasalara aykırı olarak işbirliği yaptığı iddia ediliyor.

Davanın merkezindeki İsrail firması Teva suçlamaları reddetti. Davada ismi geçen diğer ilaç firmalarından biri olan Sandoz’dan konuya ilişkin bir açıklama henüz gelmedi.

Geçtiğimiz Cuma günü açılan dava Aralık 2016'da 45 eyalet genel avukatı ve Columbia bölgesi tarafından başlatılan bir tepkiye paralel olduğu söyleniyor. Süren soruşturma, Bu dava daha sonra bir düzineden fazla uyuşturucu üreticisini kapsayacak şekilde genişletildi.

Konuyla ilgili soL'a konuşan ABD Sosyalizm ve Kurtuluş Partisi Merkez Komite Üyesi Eugene Puryear ise konuyla ilgili şunları söyledi:

'ABD'DE REÇETELİ İLAÇLARI ALABİLMEK İÇİN SİLAHLI SOYGUN YAPILIYOR'

ABD'de reçeteli ilaçların fiyatları ucu hemen her emekçiye dokunan büyük zorluklar yaratıyor. Sorun o kadar acil ki, geçtiğimiz günlerde büyük bir televizyon kanalında bir programda evli bir çiftin kanser ilaçlarını temin etmek için gerçekleştirdiği silahlı soygunun öyküsü "sempatik bir şekilde" anlatıldı. Eczaneye gidildiğinde mutlaka ilaç fiyatları hakkında tartışılıyor, hatta eczacılar hastalara ilacı ucuza getirmeleri için öneride bile bulunuyor.

'ABD'DE SAĞLIK HİZMETİ NE KADARINI SATIN ALABİLDİĞİNİZE BAĞLI'

ABD'de sağlık hizmeti ne kadarını satın alabildiğinize bağlı, işi sayesinde ya da devlet desteğiyle sigortalı olanlar bile reçeteli ilaçların fiyatlarını karşılamak için büyük zorluklarla yüzleşiyor. Sigortalı olanların %8'i kendilerine yazılan bir ilaçtan fiyatı nedeniyle vazgeçmek zorunda kalıyor. Devlet tarafından sağlık hizmeti desteği alanların %11'i yine gerekli ilaçlardan fiyatı nedeniyle feragat ediyor, ve sigortası olmayanların - yani ödenmesi gereken ücret nedeniyle sigorta yaptıramayan milyonların- ise %33'ü gücü yetmediği için ilacını alamıyor.

Bu rakamlar bile sorunu tam tarif etmeye yetmiyor, çünkü ilacını alabilse de bunun için büyük maddi fedakârlıkta bulunmak zorunda kalan on milyonlarca insan var. ABD'de bugün verilen emek mücadelelerinin çoğunda önemli bir mesele patronların işçilerin sağlık hizmeti için ceplerinden ödeyecekleri parayı artırma çabaları. Gerekçe olarak ise şirketler hep reçeteli ilaçların fiyatlarının yükselmesini gösteriyorlar.

'ABD'DE HER EMEKÇİNİN YÜKSEK İLAÇ FİYATLARI İLE İLGİLİ BİR HİKAYESİ VAR'

ABD'de her emekçinin yüksek ilaç fiyatları ile ilgili bir hikayesi vardır. Örneğin benim ailemde bir kişiye doktoru pahalı ilaç reçete etmek zorunda kalmamak için sürekli çeşitli ilaçların "numune boylarından (ilaç firmaları tarafından doktorlara promosyon amaçlı verilen ilaçlar)" veriyor.

İlaç endüstrisinin düpedüz vurgunculuğu olan bu durum herkes için ücretsiz sağlık mücadelesinin önemli bir merkezi haline geldi. Hepimizin yaşadığı ya da duyduğu bu korku hikayeleri bu konuyu insanları sağlık sisteminin kapitalist denetimini desteklemekten vazgeçiren en güçlü başlıklardan biri oldu.