Güne soL'dan bakın

Tezcan işçisi yürüdü!

image

Tezcan Galvaniz'de iş akdi feshedilen işçilerle servise binmeleri engellenen sendika üyeleri, kent merkezine kadar sloganlar eşliğinde yürüyerek, işvereni protesto etti.

soL (Kocaeli) İzmit Arslanbey'deki Organize Sanayi bölgesinde faaliyet gösteren Tezcan Galvaniz'de iş akitleri feshedilen 38 işçi ile gündüz vardiyası çıkışında servis araçlarına binmeleri işverence engellenen Birleşik Metal-İş üyesi işçiler, kent merkezine kadar sloganlarla yürüdüler.

20 kilometre yürüdüler
Arslanbey'den yola çıkan, aralarında Birleşik Metal-İş Şube Başkanı Hami Baltacı ve yöneticilerin de bulunduğu işçiler, Uzunçiftlik beldesine kadar yürüyüp, D-100 karayolu kıyısından İzmit'e girdiler. Kandıra sapağında KESK ve TMMOB üyelerince karşılanan işçiler, Kocaeli Üniversitesi Anıtpark Yerleşkesi önünde de TKP, Yurtsever Cephe, EMEP, Halkevleri ve SDP üyeleriyle buluştular.

Yürüyen işçiye halktan destek
Birleşik Metal-İş üyelerine, kent merkezindeki yurttaşlar da alkışlarla destek verdi. İnsan Hakları Parkı'na kadar süren yürüyüşte, "Tezcan işçisi, direnişin simgesi", "Tezcan işçisi yalnız değildir", "Direne direne kazanacağız", "Zafer direnen emekçinin olacak", "krizin sahibi sermayedir", "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek" sloganları atıldı.

"Birlikte, genel greve!"
Birleşik Metal-İş Şube Başkanı Hami Baltacı, parkta yaptığı konuşmada, örgütlenme karşı mücadele eden işverenin hukuk karşısında yenileceğini ifade ederek, "Toplusözleşme görüşmelerindeki iyi niyetimize, örgütlülüğümüze saldırarak ve işten çıkarmayla karşılık veren Tezcan işvereni, gereken yanıtı alacaktır. İşçilerin önümüzdeki süreçte kazançlı olabilmesi için, birlikte hareket etmesi ve genel greve çıkması gerekir" dedi.

"Biz köle değiliz"
İşverenin, sendikalı işçileri servis araçlarına bindirmemesinin kabul edilebilir bir davranış olmadığını dile getiren Baltacı, şunları söyledi: "Ekonomik kriz bahane. Amaçları, sendikalı işçileri işten çıkarmak. İşveren, iş barışını tesis çağrımıza kulak tıkadı. İşçiler hakarete uğruyor, kötü muamele görüyor. İnsanca yaşamak kutsal bir hak, evine onurlu bir şekilde ekmek götürmek de öyle. Biz köle değiliz."