- SONUNCU KAVGA
- Sendika değiştirmeyen işçiye cop ve biber gazı
- Eğitim-Bir Sen’in seminerlerine tepki
- ODTÜ işçilerinden Rektörlük önünde eylem
- KPSS'nin iptali istendi
- Dikmen halkı gericiliğe karşı yürüdü
- TTB Kübra'nın ölümünü araştırıyor
- Sinter Metal işçileri yürüyor
- Kamu işçileri hükümeti istifaya çağırdı
- İETT çalışanlarından maaş protestosu
- Kamu işçisi eylem hazırlığında
Tezcan Galvaniz'den işçi çıkarımı
Arslanbey Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Tezcan Galvaniz'de, sendikaya üye oldukları gerekçesiyle 43 işçinin işine son verilecek.
soL (Kocaeli) Tezcan Galvaniz, sendikaya üye olduğu gerekçesiyle 43 çalışanı işten çıkartıyor. İşveren, işten çıkarma gerekçesi olarak üretimde daralma ve iş durgunluğunu gösterdi. İşveren, ayrıca işçi çıkarma kararını 17 Kasım tarihinde uygulamak üzere Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne de resmi başvuruda bulundu. Mart ayından beri Tezcan Galvaniz'de sendikalaşma faliyeti yürüten, son olarak da geçtiğimiz pazartesi günü kesin yetki için Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne başvuruda bulunan Birleşik Metal-İş Sendikası Kocaeli Şubesi, işçi çıkartma kararını Aslanbey Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrika önünde basın açıklaması yaparak protesto etti.
Bileşik Metal-İş üyeleri, iş barışı ve iş huzurunu tesis etmek için, işvereni sözleşme masasına oturmaya davet etti. Fabrika güvenliği de, basın açıklaması yapmak isteyen sendikacılara müdahale edince kısa süreli bir gerginlik de yaşandı. Birleşik Metal İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanı Hami Baltacı Birleşik Metal-İş üyesi çalışanlar; basın açıklaması yapmak için Tezcan Galvaniz işçilerinin işten çıkmasını bekledi. Mesaisi biten işçiler de alkışlar eşliğinde fabrikadan çıkararak, açıklama yapmak üzere toplanan grubun bulunduğu yere doğru yürüyüşe geçti.
Karşılıklı sloganlarla işverenin tutumunu kınayan işçilere seslenen şube başkanı Hami Baltacı, sendikalaşma sürecini kısaca özetleyerek, gelinen süreç hakkında işçilere bilgi verdi. Baltacı, sendikalaşmada ilk tespit için 11 Nisan tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne başvurduklarını söyledi. İşverinin yetki tespitine itirazı sonrasında 4 Temmuz tarihinde yerel mahkemenin sendikanın lehine karar verdiğini belirten Baltacı, işverenin yetkiye itirazı sonrası üst mahkeme tarafından görülen davanın 24 Ekim tarihinde Yargıtay'ın sendikanın lehine kararıyla sonuçlandığını kaydetti.
"Haberler yalan"
Geçtiğimiz pazartesi günü kesin yetki için Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne başvurulduğunu tekrar eden Baltacı, "Tüm bunlar yaşanırken bazı yerel gazetelerde elli işçinin işten çıkarılacağı, bunun da sendika tarfından doğrulandığı yazıldı. Biz iş verenle bugüne kadar yan yana gelmedik. Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri yapmak için sözleşme masasına oturmayı gönlümüz isterdi ancak yasal süreç tamamlanamadığı için bu gerçekleşmedi. İşveren tarafından kriz bahane edilerek, 'sendikal faliyete yönelik işten çıkarmalardan, sendika da bilgi sahibi' haberleri gerçeği yansıtmıyor. Bu nedenle yapılan bu haberlerde ne yazık ki art niyet arıyoruz" dedi.
Amaç; iş barışı
Amaçlarının iş huzuru ve iş barışının sağlanması olduğunu söyleyen Baltacı,"Örgütlenmedeki amacımız çalışanın emeğinin karşılığını alabileceği bir ortam tesis etmek. İşverene yönelik bir hak gaspı söz konusu değil. Bu nedenle işverene sesleniyoruz. Kriz bahanesiyle işçi çıkarmak yerine bizimle toplu sözleşme masasına otur. Tezcan Galvaniz işverenini TİS masasına davet ediyoruz" diye konuştu.
Baltacının sözleri sık sık, "Sendika hakkımız söke söke alırız", "İşveren şaşırma sabrımızı taşırma", gibi sloganlarıyla kesildi. Öte yandan açıklama sırasında olay yerine gelen jandarma ekipleri de işçilere bir müdahalede bulunmadı. Baltacı'nın konuşması sonrası grup olaysız bir şekilde dağıldı
- Manşettekiler
- Gençlik günleri devam ediyor
- AGİT tarihi silmeye çalışıyor
- İçeride hoşgörü dışarıda dayak vardı
- Honduras’ta gergin bekleyiş
- Sabah-ATV grevi büyüyor
- CHP'nin Kürt açılımı Kuzey Irak'tan başladı
- ABD bahçesinde Çekirge-Çiçek muhabbeti
- Economist'ten AKP çıkışı
- Nabucco projesinde belirsiz gidiş
- Günün Yazarları
- Canlı Müzik
- Ali Cenk Gedik
- Çağdaş ve Boyun Eğmeyen…
- Çağrı Kınıkoğlu
