"Türkiye solu bazı aydınlara yanlış bir iyimserlikle bakıyor"

Kadıköy NHKM'de düzenlenen panelde konuşmacılar Kemal Okuyan, Güray Öz, Bülent Görücü ve Asaf Güven Aksel kültürel savaşta aydınların yeri ve rolünü tartıştılar.
Pazar, 12 Aralık 2010 14:49

Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde “Aydınlar ve Kültürel Savaş” paneli yapıldı. Panele Kemal Okuyan, Güray Öz, Bülent Görücü ve Asaf Güven Aksel konuşmacı olarak katıldı. Panelde 2. Dünya Savaşı'nda CIA tarafından desteklenen ve anti-komünist ideolojinin kanaat önderliğini yapan aydınlar tartışıldı.

Panelin ilk bölümünde söze başlayan Asaf Güven Aksel “1968 gençlik hareketinin arifesinde Türkiye'de Karl Popper’ın 'Açık Toplum ve Düşmanları' kitabının ABD’nin fonla desteklediği Türkiye İlim Cemiyeti tarafından basılmasının manidar olduğunu ve bunun Soğuk Savaş ve anti komünizme hizmet ettiğini, eserin bilimsel olarak çok değerli olduğunu ancak Popper’ın kitabının ani-komünizme malzeme sunan bir ideolojik içeriğe sahip olduğunu” belirtti.

Panelin ikinci konuşmacısı Güray Öz ise bu yıl Nobel Edebiyat ödülü alan Mario Vargas Llosa’nın ödül sırasında yaptığı konuşmadan kısa bir özet yaparak, Vargas’ın edebiyat ve ideolojiyi karşı karşıya koyarak aslında neye hizmet ettiğini belirtti. Öz konuşmasına “ideolojik mücadeleyi ve genel olarak ideolojiyi kötü gösteren aydının travma yaşadığını ve bunu en çok da kendini sol aydın olarak tanımlayan kişilerin yaptığını özgürlük, demokrasi gibi kavramlar karşısında ideolojik olarak yanlış tutum alan aydının dün olduğu gibi bugün de anti-komünist sol düşmanı düşünceyi güçlendirdiğini, Türkiye aydınını bu konuda bir laboratuvar olarak gördüğünü" belirtti.

Panelin üçüncü konuşmasını yapan Bülent Görücü, ABD’nin sosyalizm korkusunu nasıl cadı avına dönüştürdüğünü detaylarıyla anlattı. Görücü "SSCB’nin kurulmasından hemen sonra 1919'da Hollywood sinemasında soruşturma komitelerinin kurulduğunu ve bu komitelerin komünist avı şeklinde özetlenebilecek bir çalışma yürüttüğünü, bu komitelerin 1930, 1947 ve 1951'de değişik isimler altında bu soruşturmaları devam ettirdiğini ve bu soruşturmalar sonucunda birçok Hollywood sanatçısının ülkeyi terk ettiğini” vurguladı. Bu temizlik hareketinden sonra ülkede kalan ve bu soruşturmalara destek veren sanatçıların hızlı bir şekilde zenginleştiğini ve Hollywood sinemasının ünlü sanatçıları haline geldiğini söyleyerek konuşmasını bitirdi.

Görücü'den sonra konuşan Kemal Okuyan sözlerine “Türkiye solunun ve dünya solunun aydına, özellikle bazı aydınlara yanlış bir iyimserlikle baktığını ve bunun sosyalist mücadeleye zarar verdiğini” söyledi. Konuşmasının diğer bölümünde bunun ne anlama geldiğine ve ideolojik altyapısına vurgu yapan Okuyan “ABD’nin SSCB‘yi kuşatmak için aydınları kullandığını, Avrupa aydınına fon ayırdığını, Sovyet sosyalizmini anlamayan, içselleştirmeyen Avrupa aydınının ise buna hizmet ettiğini, Sovyetler Birliği'nin bu kuşatmayı kıramadığı ve Avrupa aydınını bu kuşatmadan kurtaramadığı için kaybettiğini” belirtti. Bugün halen okunan ve solcuların elinde dolaşan kitapların neye hizmet ettiğinin bilinmesi gerektiğini belirten Okuyan, bunların nitelikli eserler olabileceğini, ancak bunun yetmediğini, başka noktalara da dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

Panelin ikinci bölümünde söz alan Güray Öz “Sovyet aydının belirli bir dönemden sonra rahatlık, tembellik içinde hareket ettiğini ve sadece statükonun devamı için yapıt ürettiğini, bu eserlerin de ilk dönem eserleri kadar nitelikli ve dönüştürücü olmadığını” belirtti. Panelin devamında konuşan Görücü ise “Soruşturma operasyonundan sonra Hollywood sinemasının emperyalist politikaları meşrulaştıran ve bunları kültürel bir kuşatma olarak kullanan filmler çektiğini” söyleyerek konuşmasını bitirdi. Panelin son konuşmasını yapan Kemal Okuyan “Kültür mücadelesinin bütünlüklü bir mücadele olması gerektiğini ve bugün bazı aydınlara iyimser bir gözle bakılmaması gerektiğini, özellikle Orhan Pamuk gibi yazarların neye hizmet ettiğini bilmek zorundayız” dedi. Okuyan “kendi aydınımızı yaratmak için karşı-devrimci rol oynayan aydınlarla mücadele edilmesi gerektiğini ve bunun olmadan bu mücadelenin kazanılamayacağını" sözlerine ekleyerek konuşmasına son verdi.

Panel, katılımcılarının sorularının ardından sona erdi.

(soL - İstanbul)