TMMOB'den doğalgaz ve elektrik zamlarına karşı basın açıklaması

Doğalgaz ve elektriğe yapılan zamlar, TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu tarafından Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde düzenlenen basın açıklaması ile protesto edildi.
Cuma, 05 Ekim 2012 20:23

Öğle saatlerinde Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelen ve "Elektrik ve Doğalgaza Yapılan Zamlar Kabul Edilemez!" pankartı açan TMMOB üyeleri ve onlara destek veren diğer demokratik kitle örgütü, sendika ve siyasi partiler burada sık sık "AKP zammını al başına çal", "Savaşa hayır barış hemen şimdi", "Zam zulüm işkence işte AKP" sloganları attılar.

Açıklamayı TMMOB Ankara İl Kordinasyon Kurulu adına İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Özer Akkuş okudu.

AKP'nin ekonomik krizin bedelini halka ödetmeyi temel bir politika haline getirdiğini belirterek başlayan açıklamada şunlar söylendi:

"1 Nisan tarihinde doğalgaza yüzde 18.72, elektriğe yüzde 9.26 oranında zam yapan iktidar Ekim ayında yeni bir ZAM furyası ile ‘her vatandaş için yaşamsal önem taşıyan ve temel bir hak olan yeterli, kesintisiz, temiz, kaliteli enerjiye ulaşımını‘ imkansız hale sokmaktadır. 2007-2012 yılları arasında, mesken aboneliği elektrik fiyatlarına %108,68, hayır kurumu olarak nitelendirilen kuruluşların aboneliklerine %128,09 oranında zam yapılmış ve elektrik enerjisi fiyatları yoksul halkın kaldıramayacağı boyutlara ulaşmıştır.

Bu zamlar Türkiye‘nin enerji politikalarında dışa bağımlılığının ne kadar vahim durumda olduğunu göstermesi bakımından da önem taşıyor. Enerji tüketiminde dışa bağımlılık oranı 2000 yılında yüzde 66,9 iken bu oran 2011 yılında yüzde 72,4‘e ulaşmış durumda. Yine Türkiye doğalgazın yüzde 98‘ini ithalat yoluyla karşılıyor. Doğalgazda büyük oranda Rusya, İran, Azerbaycan‘a bağımlı olan Türkiye sadece Rusya‘dan 2011 yılında 25.38 milyar metreküp doğalgaz ithal etti.

Her ne kadar iktidar, doğalgazda ve ithal kömürde dolayısıyla enerji üretiminde dışa bağımlığı önümüzdeki yıllarda hızla azaltacağı yönünde açıklamalar yapsa da yeni ithal kömür santrali ve yeni doğalgaz santrali lisans alımlarına bakıldığında bu durumun hiç de açıklandığı gibi olmadığı görülecektir. Verilere göre 21 adet ithal kömüre dayalı elektrik üretim santrali yatırımının lisans başvuruları uygun bulunma aşamasındadır. Bu durumda Türkiye mevcut kurulu gücünün üçte birinden fazla güçte yeni ithal kömür santrali kurulması söz konusuyken, doğalgazda durum daha da vahim durumdadır. Başvuru, inceleme-değerlendirme ve uygun bulma aşamasındaki santrallerin lisans alması halinde bugünkü toplam kurulu gücün üçte ikisi kadar ilave doğalgaz santrali kurulacaktır. Bu santrallere 70 milyar metreküp ilave gaz sağlanması gerekecektir. 2011 yılında gaz tüketiminin 44 milyar metreküp olduğu göz önüne alınırsa bu kadar gazın hangi ülkelerden temin edileceği ve bedelinin halka nasıl yansıtılacağı sorusunun yanıtını ZAM, ZAM, ZAM olarak görmek mümkündür.

Genel olarak enerjide özel olarak elektrik üretiminde dışa bağımlılık kat be kat artarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Strateji Belgesi‘nde yer alan "elektrik üretiminde doğalgazın payının yüzde 30‘un altına düşürme" hedefi halkı kandırmacadan başka bir şey değildir. Buradan soruyoruz, yüzde 98 oranda dışa bağımlı olunan doğalgaz ve ithal kömür santrallerine, Türkiye‘nin mevcut kurulu gücünün dörtte üçü kadar yeni lisans vererek enerjide dışa bağımlılık nasıl azaltılacak?

Doğalgazda Rusya‘ya bağımlılık yetmezmiş gibi bir de 6 Ağustos 2009 yılında imzalanan bir dizi protokol ve anlaşma ile inşaatından işletmesine, yakıt karşılanmasından yakıt yönetimine kadar yüzde 100‘ü Rusya‘ya ait olacak nükleer santral yapım ve işletmesi söz konusu olacak. Gazprom‘un bazı yerli şirketlerle şehir içi ve gaz dağıtımı, depolaması konularında da ortak olması sağlanarak sadece ithalata değil gaz sektöründe de tekel olmasının önü açılmış olacak.

Yine yapılan araştırmalara göre enerjide ithalatın Türkiye‘ye fatura bedeli yıllara göre şöyle olmuştur
2002 yılında 9.1 milyar dolar (% 17.6)
2010 yılında 38.5 milyar dolar (% 20.7)
2008 yılında 48.3 milyar dolar (%23.9)
2011 yılında tahmini 53 milyar dolar.
2012 yılının bütünü için yüzde 6.5‘lik enflasyon beklenirken konut kullanıcılarının çıplak elektrik fiyatlarına yalnızca yılın ilk 3 ayında yüzde 12.8 zam yapılırken, tüketici tarifelerinin son dört yılda tek zamanlı mesken abonelerinde yüzde 91,3 (kalkınma öncelikli illerdeki mesken aboneleri için de yüzde 104,6) oranında, tarımsal sulama ve alçak gerilim sanayi abonelerinde ise yüzde 84,7 oranında arttığını daha önce defalarca söylemiştik.

4 kişilik bir ailenin asgari yaşam standardı içinde gereken 230 kwh elektrik faturası 2007 yılında 36,4 TL iken Nisan ayında yapılan zamla 76 liraya çıkmış, yeni yapılan zamla da bu rakam 83 TL ye yükselmiştir.

2011 yılı Ekim ayı başında doğalgaz fiyatlarına yapılan yüzde 15`lik zammı, Nisan 2012`de yapılan ve konutlara yansıması yüzde 20 olan zam izlemiş, 1 Ekim`de yapılan ve konutlar için yüzde 11,48 oranında olan zamla, son on üç ayda yapılan zamlar toplamda yüzde 53,8`e varmıştır. Gene 1 hanenin ısınma dahil yıllık 1.500 m³ doğalgaz tüketileceği kabulüyle aylık ortalama doğalgaz faturası da 132,5 TL olmuştur. Hükümet iç ve dış politikada uyguladığı savaş yanlısı politikaların mali bedelini vatandaşın sırtına yüklemekte bizlere adeta "siz paranızı ödeyin, ben sizin ödediğiniz paralarla halkların üzerine bombalar yağdırırım" demektedir.

Dünyanın en pahalı benzinini kullanan, elektrik fiyatlarında dünyada ilk ona giren Türkiye‘de enerji alanında yaşanan bu ZAM dalgasının bir an önce geri çekilmesini istiyor ve diyoruz ki

Daha etkin ve verimli bir elektrik enerjisi yönetimi için elektrik enerjisi üretim ve dağıtımındaki özelleştirme uygulamaları sonlandırılarak, merkezi ve kamusal bir anlayış ile bu alan yeniden kurgulanmalı, üretim, iletim ve dağıtım piyasanın kar mekanizmalarına terk edilmemeli, orta ve uzun vadeli programlar ile altyapı güçlendirilmeli, temel insani ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak her mesken için aylık 150 kWh elektrik enerjisi bedelsiz olarak verilmelidir.

TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu (İKK) olarak her vatandaşın eşit, verimli, parasız enerji kullanım hakkı olduğunu savunuyor, bu yönde bir enerji politikası geliştirilmesi için mücadele ediyor, halkımızı bu zamlara karşı tepkilerini göstermeye davet ediyoruz."

(soL-Ankara)