"Tam gün kölelik değil tam gün hekimlik istiyoruz!"

“Tam Gün” ve “Kamu Hastaneler Birliği” yasa tasarılarının Meclis gündemine gelmesi üzerine Türk Tabipler Birliği, Milli Kütüphane Konferans Salonu’nda bir forum düzenledi. Foruma, Tam Gün Yasa Tasarısı’ına muayenehanelerin kapanması bakımından karşı olanların da görüşleri yansıdı.
Cumartesi, 13 Haziran 2009 10:30

soL (Ankara) Cuma günü sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturum halinde gerçekleşen forumda "Performans, Tam Gün, Üniversite Hastanelerinin Finansman Sorunları" başlıkları tartışıldı ve tıp eğitiminde güncel sorunlar gündeme getirildi.

Öğleyin bir basın açıklaması yapılarak hekimler, hemşireler, teknisyenler, taşeron firma temsilcileri, bazı sendika ve derneklerin temsilcileri katıldı. Yapılan açıklamada şunlar söylendi:

"Kurulan hekim/sağlıkçı iş gücü piyasasında emeğin ucuzlaştırılması, daha fazla hasta muayenesi, daha fazla ameliyat-işlemle niteliğin yok edilmesi yaşanacak, uluslar arası tıbbi endüstri tekelleri kazançlı çıkacaktır. Tedavi hizmetlerinden başka önceliği olmayan bu anlayışın 'parayı kaldırmak' değil kendine, sermayeye akıtmak diye bir hedefi vardır. Fakültelerde eğitim ve araştırma bütünüyle tarih olacak, öğretim üyeleri 'müşteri' peşinde koşmaya zorlanacaklardır.

"Oysa ki Türkiye'de nitelikli tıp eğitiminin, nitelikli sağlık hizmetlerinin sahibi/sahipleri vardır. Şimdi bu öğretim üyelerinin bir adım öne çıkma zamanıdır. Taşeron işçilerden radyoloji çalışanlarına, kurum hekimlerinden Toplum Sağlığı Merkezleri'nde çalışanlarımıza kadar haklarını gözeterek, hep birlikte tam gün ve tam bir enerjiyle, uzun soluklu bir mücadeleye hazır olmalıyız."

Açıklamanın sonunda "Tam gün kölelik değil, tam gün hekimlik" ve "Herkes için sağlık" talepleri dile getirildi.

Forumun ikinci bölümünde yapılan tartışmalarda, yasa tasarısının gerekçesinde belirtildiği gibi hekimler dahil olmak üzere tüm toplumun zihinsel bir bölünmüşlük yaşadığı, ancak emekler birleştirilirse hakların elde edilebileceği vurgulandı.

Bununla birlikte bazı dernek temsilcileri, tam güne muayenehanelerin kapatılması sebebiyle karşı olduklarını söylediler. Salondaki bir grup katılımcı da alkışlarıyla bu fikre destek verdi. Bu tepkilerinden, yasaya karşı çıkan hekimler arasında tam bir görüş birliği olmadığı gözlendi.

Forumdaki konuşmalarda 'meslek bilinci'nden bahsedilirken 'sınıf bilinci' tanımlamasından özellikle kaçınıldı. Üniversite hastanelerinin sorunları konuşulurken üniversitelerin "demokratik ve özerk" olması gerektiği, şimdi karşılaşılan asıl sorunun mali özerkliğin yitirilmesi olduğu belirtildi.

Forumun sonunda katılımcılar, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne geçtiler. Fakülte'den yürüyerek Sağlık Bakanlığı'nın önüne giden topluluk, burada ikinci bir basın açıklaması yaptıktan sonra Bakanlık önüne siyah çelenk bıraktı.

Eylem ve etkinlikte Yurtsever Cephe İşçi Birliği'nin konuyla ilgili bildirisi de dağıtıldı. Bildiride, hastanelerin şirketleştirilmeleriyle bağlantılı değerlendirilen tam gün uygulaması, "Hastane sahibi bir patron olsanız, hiç yarım zamanını kendi hesabına çalışan işçi ister miydiniz?" sözleriyle eleştirildi.

Performansa dayalı parça başı ücretlendirmenin hastaları da parçaladığı vurgulanan bildiride, devletin üstlenmesi gereken sağlık hizmetlerinin gerek muayenehaneler gerekse zincir şirketler tarafından paralı hale getirilmesine topyekûn karşı çıkmak gerektiği savunuldu.