Şirin ile Sinan… 38 yıl sonra

Almanya’da, geçirdiği rahatsızlık sonucu yaşamını yitiren 68 kuşağının devrimci kadın öncülerinden Şirin Yazıcıoğlu Cemgil, Kadıköy Karacaahmet Cemevi’nde yapılan törenle uğurlandı.
Pazar, 26 Nisan 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Karacaahmet Cemevi dün kapılarını çok özel bir tören için açtı. 31 Mayıs 1971'de Nurhak'da öldürülen devrim mücadelesinin önemli isimlerinden Sinan Cemgil'in eşi, 68 kuşağının devrimci kadın öncülerinden Şirin Cemgil düzenlenen törenin ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda Sinan Cemgil'in yanına defnedildi. Törene aralarında oğul Taylan Cemgil, Sevim Belli, İstanbul milletvekili Ufuk Uras, gazeteci Oral Çalışlar, ÖDP Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu, DTP PM Üyesi Ömer Ağın, gazeteci ve yazar Ertuğrul Kürkçü, eski Dev-Genç Başkanı Atilla Sav, avukat Eşber Yağmurdereli, Cemgil'in mücadele arkadaşları Su Apaydın Öge, Aysel Karayakas, Tuncer Sümer, Deniz Gezmiş'in ağabeyi Bora Gezmiş ve Oğuzhan Kayserilioğlu'nun da bulunduğu çok sayıda kişi, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

Törende konukları, Cemgil'in fotoğraflarının yer aldığı sinevizyon gösterisi ve devrim türküleri karşıladı. Devrim mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anmada ilk konuşmayı Sinan ve Şirin Cemgil'in oğlu Taylan Cemgil yaptı. Annesinin, 1945'te Sovyet askerlerinin Berlin'e girişinden birkaç gün sonra doğduğu için kendisini "barış çocuğu" olarak addettiğini anlatan Cemgil, yaşamı boyunca hep emekten ve barıştan yana mücadele yürüttüğünü, önemli bir mücadele kadını olduğunu söyledi.

'İnsanlaşmanın en güzel örneği'
Taylan Cemgil'in ardından söz alan Şirin Cemgil'in mücadele arkadaşları onun hakkında anılarını ve düşüncelerini paylaştılar. Tuncay Sümer, Şirin Cemgil'in insanlaşmanın en güzel örneklerinden biri olduğunu söyleyerek, devrim mücadelesindeki duruşu, cesareti ve kararlılığıyla her zaman kendilerine örnek teşkil ettiğini anlattı.

Haşmet Atar, mücadele yıllarında içinde bulundukları erkek egemen toplumun baskılarını hisseden kadınlar olduğunu ancak Şirin Cemgil'in en az erkekler kadar bu mücadele içerisinde yer alıp bu baskılara karşı da direndiğini söyledi. Törene katılan topluluğun solun birçok temsilcisini ve düşüncesini bir araya getirdiğini belirten Atar, Cemgil'in mücadelede birlik olmanın gereğini de hatırlatarak böylece son görevini yerine getirdiğini ifade etti.
Su Apaydın Öge, Şirin Cemgil'in bir proletarya aydını ve kadını olduğunu söyledi. Yaşamı boyunca sergilediği mücadelesinin ve çabasının bir kadın olarak apayrı bir yerde durduğunu belirten Öge, "(Şirin) bu ülkede yaptıklarıyla yeterince anlaşılmamış ve tanınmamış biriydi. Siyasi bilincinin yanı sıra kültür bilincine sahipti" dedi.

"İçimi acıtıyor. Yazdığım bir şamar olsun dönekliğe. Son günlerde nostaljiden geçilmiyor. Bir zamanlar nasıllardı anlatıyorlar. Özellikle yakın arkadaşlarımın ulusalcı ve liberal söylemleri, teorinin alaya alınışı, eski komünist mücadelenin bittiğini ve devrimin bir ütopya olduğunu söylemeleri beni üzmüyor mu? Kimisi bağımsız ama zehir gibi milliyetçi... İşimiz zorlaşıyor ama asıl mücadele günlerimiz gerçek anlamıyla şimdi başlıyor." (Şirin Cemgil, Oğuzhan Kayserioğlu'na yazdığı mektubundan)

68 kuşağındaki devrimcilerden sürekli erkeklerden bahsedilmesine dikkat çeken Nigar Sancak da "68 Kuşağında salt erkekler yoktu. Biz kadınlar da vardık. Şirin bütün 68'li kadınların yüz akıdır" yorumunu yaptı.

"Keşke Deniz de burada olabilseydi" sözleriyle konuşmasına başlayan Bora Gezmiş, törene kardeşi Deniz Gezmiş adına katıldığını ifade ederek, kardeşinin mücadele içerisinde Sinan ve Şirin Cemgil ile fikirlerinin yanı sıra yakın bir arkadaşlığı paylaştığını, ayrıca babalarının da yakın dost olduklarını ifade etti.

'O kurşunu atan eli tanıyorum ben'
Konuşmaların ardından Şirin Cemgil'in, katledilen Hrant Dink'in eşi Rakel Dink'e 2007'de yazdığı mektup okundu. Mektuptaki, "sizin mektubunuzu buraya gelen bir gazeteden ağlayarak okudum. Size mektup yazmaya karar verdim. Sizi tanımasam da sizi ve çocuklarınızı bağrıma basıyorum. Benim sevgilimi 1971'de kurşunlayan ellerle sizin sevgilinizi 2007'de kurşunlayan elleri ben çok iyi tanıyorum" cümleleri törene katılanları duygulandırdı.
Törenin ardından Şirin Cemgil'in cenazesi yüzlerce kişinin eşlik ettiği saygı yürüyüşüyle Karacaahmet Cemevi'nden Karacaahmet Mezarlığı'na kadar götürüldü. Sık sık "devrim şehitleri ölümsüzdür", "Şirin Cemgil yoldaş kavgamızda yaşıyor" sloganlarıyla devrim marşlarının söylediği yürüyüşün ardından Şirin Cemgil eşi Sinan Cemgil'in mezarının yanına defnedildi.