Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

"Şeytan bizzat 4-C"

KESK Başkanı Sami Evren memurlara grev hakkının tartışılacağı çalıştaya katılmayacaklarını açıkladığı basın toplantısında Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın sözlerine de tepki gösterdi.

Yayın Tarihi: 08.02.2010 , 23:46 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Bolu, Abant’ta yarın başlayacak “Kamu Görevlilerinin Sendikal ve Demokratik Hakları Çalıştayı”na KESK ve Kamu-Sen katılmayacaklarını ayrı ayrı birer basın toplantısı yaparak açıkladılar.

"Bakan konuşmalarına dikkat etsin"
KESK Genel Başkanı Sami Evren konfederasyonun genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın, Tekel işçilerinin eylemiyle ilgili “İşe şeytan karıştı. PKK’lısı da dahil, bu işe fitne sokmaya başladı” şeklindeki sözlerini hatırlatması üzerine “Biz şeytanı biliyoruz, şeytan 4-C” dedi. “Orada haklı ve meşru bir eylem sürüyor. Bu eylem sürerken Sayın Bakan’ın 54. gün mü aklına gelmiş eylemin önünde, arkasında ne olduğu?” diyen Evren şöyle devam etti: “Böyle bir değerlendirme doğru değildir. ‘Eyleme şeytan karışmıştır’ diyor. Biz şeytanı biliyoruz, şeytan 4-C... 4-C ortadan kalkarsa zaten sorun çözülecektir. Sayın Bakan’ın konuşmalarına dikkat etmesi gerektiğine inanıyorum.”

Bolu, Abant’ta yarın başlayacak ve 3 gün sürecek “Kamu Görevlilerinin Sendikal ve Demokratik Hakları Çalıştayı” programında AKP temsilcileri ve bürokrasiye yoğun şekilde yer verilirken, emekçilerin son derece sınırlı temsilciyle katılımının amaçlandığını belirten Sami Evren, çalıştayın “Ankara’da yandaş bir konfederasyon tarafından düzenlenen Uluslararası Demokrasi Kongresi’nin devamı niteliğinde olacağını” kaydetti. Çalıştayda 220’ye yakın katılımcı bulunduğunu belirten Evren, “Katılımcıların yalnızca 22’si emek örgütlerine mensup, ki Memur-Sen’i ne kadar emek örgütü sayarsınız bilmiyorum” dedi.

AKP’nin “Tekel işçilerine reva görülen zulüm ve çalışma yaşamındaki anti-demokratik uygulamaların yoğunlaştığı bir süreçte” bu çalıştay ile sempati toplamak istediğini vurgulayan Evren şöyle devam etti: “Konfederasyonumuz, gerek daha önceki çalıştayların sonuçları gerek AKP’nin Tekel işçilerine yönelik olmak üzere emek karşıtı politikaları gerekse de programı hazırlanırken izlenen tek yanlı yaklaşım nedeniyle yapılacak çalıştaya katılmayacaktır.”

Kamu-Sen: Kesin olan bir şeyi tartışmayız
Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız da düzenlediği basın toplantısında yarınki çalıştayda grev hakkının tartışılması konusunda “Kesin olan bir şeyin tartışmaya açılması, o konuyu sulandırmaktan başka bir işe yaramaz” açıklamasında bulundu. Kamu işveren tarafının, 2009 yılında yapılan toplu görüşmelerde, konfederasyonun memurlara toplu sözleşme ve grev hakkı verilmesi konusundaki ısrarlı talepleri karşısında bu konuda bir çalıştay düzenlenmesi ve konunun burada tartışılması önerisini ortaya attığını anlatan Akyıldız, “Türkiye Kamu-Sen olarak zaten var olan bir hakkın tartışılmasını anlamsız bulduğumuz için bu öneriyi reddettik. Kesin olan bir şeyin tartışmaya açılması, o konuyu sulandırmaktan başka bir işe yaramaz” dedi.

Yıllardır, memurluk güvencesini yok etmek için işbirliği yapanların yarın Abant’ta “memurlara toplu sözleşme ve grev hakkı verilmesi için memurluk güvencesi kaldırılmalıdır” sonucuna varacakları bir çalıştay başlatacağını kaydeden Akyıldız, “Grev hakkı ile iş güvencesinin bir arada olamayacağı düşüncesi, içinde grev yapan çalışanların işten çıkarılabilmelerinin sağlanmasına yönelik bir tehdidi barındırmaktadır. Grev, çalışanların haklarının korunması ve ilerletilmesi amacıyla başvurduğu bir araç iken, grev yapan çalışanın bu nedenle işten çıkarılması kanunlara aykırıdır. Dolayısıyla grev hakkı ve iş güvencesi arasında bir çelişki yoktur” dedi.

"AKP memurun iş güvencesini tartışmaya açmak istiyor"
Memur tanımının iş güvencesini de içinde barındıran bir kavram olduğunu belirten Akyıldız “İş güvencesini yok etmek, memuru yok etmek demektir. Grev ise sendika özgürlüğünün en önemli parçasıdır” dedi. Tekel işçilerinin, 56 gündür iş güvencesi için direndiğini hatırlatan Akyıldız “Hal böyleyken siyasi irade, çalışanların iş güvencesini yok etmek için her türlü kirli oyunu sahnelemektedir. Bu zihniyetin en büyük arzusu kanunlarla memurlara tanınmış olan güvenceleri de kaldırarak, istediği gibi yönlendirebildiği, güvencesiz, güvensiz ve iktidar uşağı bir memur kitlesi yaratmaktır” diye konuştu. Hükümetin bu amaçla anayasa değişikliği konusunda başarılı olamadığını, Kamu Yönetimi Reformunun “duvara tosladığını”, İş güvencesiz Kamu Personel Reformunun rafta bekletildiğini kaydeden Akyıldız “AKP iktidarının yeni stratejisi toplu sözleşme ve grev hakkı tartışmaları üzerinden memurluk güvencesini tartışmaya açmaktır” dedi.

(soL – Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.