Sermayenin köleleri: Kiralık işçiler

Kiralık işçi yasası olarak bilenen düzenleme sendikaların, gerçekleştirilen Üçlü Danışma Kurulu toplantısında karşı olduklarını iletmelerine karşın, 26 Haziran 2009 tarihinde TBMM’de kabul edildi. Yasa, Gül tarafından onaylanmayı beklerken, AKP iktidarının işçi haklarına topyekün saldırısının da sonucu durumunda.
Perşembe, 09 Temmuz 2009 10:53

soL (HABER MERKEZİ) AKP, işçi düşmanı uygulamalarına devam ediyor. Kiralık işçi yasası olarak bilenen düzenleme sendikaların karşı duruşuna rağmen Çankaya'da onaylanmayı bekliyor. 26 Haziran 2009 tarihinde TBMM'de kabul edilen, 5920 sayılı ve tam adı "İş Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu Ve Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" olan düzenleme, işçi haklarını geriye götürmenin yanı sıra, İşsizlik Sigortası Fonu'nu sermayenin kullanımına açıyor.

"Özel İstihdam Büroları" işçi servis edecek
Düzenleme, özel istihdam büroları aracılığıyla ile geçici iş ilişkisi kurulabilmesine olanak tanıyor. Bununla birlikte işsizlik ödeneği alanların işe alımına teşvik amacıyla işsizlik sigortasını sermayenin kullanımına açıyor. Özel istihdam büroları ile ilgili düzenleme, kriz sürecinde sermayenin öne sürdüğü esneklik talepleri içerisinde yer alıyordu. Bu çerçevede, yasal düzenleme, işçinin çalışacağı işi, işyerini, süreyi ve koşulları belirsizleştirmesi bakımından sermayenin elini ciddi anlamda kolaylaştırıyor.

"Kölelik düzeni" gerçek oluyor
Kanuna göre geçici iş ilişkisi, "Mesleki anlamda geçici iş ilişkisi, özel istihdam bürosunun, geçici işgücü talebini karşılamak amacıyla iş sözleşmesi düzenlediği işçisini, iş görme edimini yerine getirmek üzere ücret karşılığında bir başka işverene devri" biçiminde tanımlanmaktadır. Bu şekilde çalıştırılacak olanların sayısı, işyerindeki işçi sayısının dörtte birini geçemeyecek. Düzenleme ile aynı işçi için, aynı işverenle yapılacak geçici iş ilişkisi sözleşmelerinin toplam süresi 18 ayı ile sınırlandırılıyor. Eski düzenlemede geçici iş ilişkisi esas olarak 6 ay ile sınırlandırılmıştı ve gerektiğinde 2 defa yenilenebilecekti. Buna göre, önceden süreler 6 ay üzerinden hesaplanırken, yeni düzenleme ile 18 aylık süre, 6 aylık süreler üzerinden değil, sermayenin ihtiyaçlarına göre ayarlanabilecek.

İşsizlik fonundan "sermaye" fonuna
Özel istihdam bürolarının istihdam edecekleri işçilerle yapacakları belirli süreli iş sözleşmeleri, esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmesi niteliğini taşıyacak. Bunun anlamı ise şu: Büro aracılığı ile çalıştırılacak işçiler, sürekli bir biçimde belirli süreli çalıştırılabilecekler. Böylelikle zaten mevcutta son derece yaygın olan geçici çalışma kalıcılaşacak ve süreklileşecek. Emekçilerin geleceklerinin sermayenin emrinde belirsizleştirilmesinde bir adım daha atılacak.

Yasal düzenleme ile ayrıca işçiler için kullanılması gereken İşsizlik Sigortası Fonu, sermayenin hizmetine sunulmakta ve işverenlerin daha düşük maliyetle işçi çalıştırması sağlanmaktadır. İşsizlik ödeneği alırken işe alınanlar ile 2009 Nisanından sonra istihdam edilen işçilerine ek olarak 31 Aralık 2009 tarihine kadar, işe başlama tarihinden önceki üç aylık dönem içinde istihdam edileceklerin sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı, altı ay boyunca İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacaktır.

Yasa, Türkiye'de istihdam artışını amaçladığı söylenmekte, ancak yaşanan işsizliğin gerçek nedenlerini görmezden geliyor. Bunun için ise esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılması ve sermayeye daha fazla teşvik verilmesi gerektiği savunuluyor. Esnek çalışma yaygınlaşıp, sermayeye daha fazla teşvik sunuldukça, işsizlik, azalmak bir yana daha da artıyor.

Sendikalar çöpe...
Yeni yasal düzenleme sendikalaşma hakkını da yok ediyor. Düzenleme ile esas olarak özel istihdam bürolarına bağlı olarak çalışacak olan işçiler, herhangi bir sendikaya üye olamayacak. Bu durum işyerlerindeki kuralsız çalışma düzenini besleyecek, işçi o işyerindeki toplu sözleşme hakkından da yararlanamayacaktır. Sendikasız çalışmanın yanı sıra güvencesiz çalışmayı da yaygınlaştıracak olan bu düzenleme, yılların kazanımı sosyal haklar, toplu sözleşme düzeni gibi mevzileri yerle bir edecek, kuralsızlığı ve kölece çalışmayı derinleştirecek.