Eğitimde Sınıf Tavrı’ndan 15 Eylül çağrısı

Eğitimde Sınıf Tavrı “4+4+4 yasasının herhangi bir başlığında verilecek mücadelede öğretmen ve velilerin birleşik mücadelesi olmazsa olmaz” diyerek Eğitim Sen eylem programına katılma çağrısı yaptı.
Pazartesi, 03 Eylül 2012 11:23

Eğitimde Sınıf Tavrı yeni eğitim öğretim yılının kaoslara gebe olarak açıldığını ve 4+4+4 yasasına karşı eğitim emekçilerine Eğitim Sen’in açıkladığı eylem programına güçlü katılım çağrısı yaptı.

Yeni eğitim öğretim yılı 3 Eylül itibariyle eğitim emekçileri için başlarken, Eğitimde Sınıf Tavrı “Okullar Açılıyor, Kavga Başlıyor!” başlıklı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada bu yıl eğitimin çığ gibi sorunlarla açıldığı kaydedilirken, başta Bakan Ömer Dinçer olmak üzere yetkililerin sorunların çözümüne dair en ufak bir fikri olmadığı kaydedildi. Açıklamada 4+4+4’e karşı verilecek mücadelenin herhangi bir başlığında öğretmen ve velilerin birleşik mücadelesinin olmazsa olmaz olduğu belirtildi.

Yapılan açıklamanın tam metni şu şekilde:

Yeni eğitim öğretim yılı başlıyor. Bu defa her sene olduğundan daha büyük sorunlarla, adeta bir kaosa gebe olarak. Sorunlar çığ gibi ancak başta Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer olmak üzere yetkilerin sorunların çözümüne dair en ufak bir fikri olmadığı anlaşılıyor. 4+4+4 olarak adlandırılan yasa ile çocuklarımız, gençlerimiz AKP’nin gerici, piyasacı ideolojisine kurban edilmek isteniyor. Eğitim emekçileri oluşacak kaosun tam ortasında daha da gericileşen bir müfredat, piyasacı uygulamalar ve zorlaşan çalışma koşularıyla karşı karşıya.

Tüm bunların bize söylediği şu: Yeni eğitim öğretim yılı bizler açısından sorunlar kadar kavganın da büyüyeceği bir yıl olacak. AKP 2. Cumhuriyetin en kapsamlı dönüşümlerinden birini eğitim alanında yapmakta. Bu dönüşüm emekçilere dönük saldırıların en büyüklerinden birisi ve etkileri toplumsal alanda en kalıcı olacak olanı. Öyleyse burada durdurulmalı, buradan başlayarak geriletilmeli. Eğitimde Sınıf Tavrı (EST) olarak bu kararlılıkla çıktığımız yolda önümüzdeki sürece ilişkin değerlendirme ve çağrımız söyle:

“Öğretmen ve velilerin birleşik mücadelesi olmazsa olmaz”
Yaz döneminde gerek okulların dönüşümüne gerekse okula başlama yaşına ilişkin tepkiler kendini gösterdi. Bu tepkiler kimi örneklerde yerel sınırlarını aşamazken kimi örneklerde ileriye taşınabildi. Bu örnekler şunu ortaya koymakta: 4+4+4 yasasının herhangi bir başlığında verilecek mücadelede öğretmen ve velilerin birleşik mücadelesi olmazsa olmaz. Dolayısıyla mücadeleyi velilere havale eden bir anlayışla sonuç alınması mümkün değil.

4+4+4 yasası tüm emekçileri hedef alan kapsamlı bir saldırı. Çocukların erken okula alınmasına ilişkin mücadele başlığı göstermiştir ki eğitim emekçilerinden akademisyenlere, hekimlerden, hukukçulara kadar çeşitli kesimler bu mücadele taraf olduklarında daha etkili olunmakta, AKP’nin politikalarının getirdiği yıkım, kaos, akıldışı uygulamalar farklı açılardan teşhir edilebilmekte.

“Türkiye AKP gericiliğine sığmıyor”
Sendikamız Eğitim-Sen de 15 Eylül Ankara Mitingi ile sonuçlanacak eylem takvimini açıkladı. Zamanımız dar, ancak biz eğitim emekçileri içinde olduğumuz tarihsel süreçte bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmek zorundayız. 3 Eylülde seminerlerle başlayacak dönemle birlikte öncelikle seçmeli derslerle ilgili mücadeleye başlanmalı, AKP-cemaat kadrolarının tüm okulları imam-hatipleştirme çabasının önüne geçilmeli. AKP’nin imam hatip okullarına kayıtlarında beklediğini bulamaması Türkiye’nin AKP gericiliğine sığmadığını gösteriyor. Şimdi AKP’nin bu yönde teşvikleri ve kayıtları devam ettirme çabalarına karşı eğitim emekçilerinin velileriyle birlikte AKP karşısında ayağa kalkması gerekiyor. Ardından işyeri merkezli olarak 15 Eylül Mitingi’ne yönelik çalışmalar yapılmalı. Okullara, öğretmen odalarına girmeyen bir mücadelenin kazanma şansı maalesef ki yok. Diğer yandan gerek okullarda birebir olarak gerekse stand çalışmaları aracılığıyla velilerle de ortak mücadelenin yolları zorlanmalı, bütün eylem ve etkinlikler öğretmen-veli etkinliği olarak organize edilmeli.

15 Eylül Ankara mitingine çağrı
EST bu sürecin en önemli taşıyıcılarından olacak. Sendikamızda Sınıf Tavrı’nı benimseyen eğitim emekçileri olarak bizler, işyerlerinde eğitimde dönüşüme karşı planlanan sendikal mücadeleyi yükseltecek ve mahallemizde, sokakta yapılan çalışmalara güç katarak emekçilerin öfkesini Ankara’ya taşıyacağız. Unutulmamalı ki bir eylemi başarılı ya da başarısız kılan eylemin gerçekleştirilmesi anından çok örgütlenme sürecidir. 15 Eylül Ankara Mitingi’ni havanın emekçiden yana döneceği dönemin başlangıcı haline getirmek elimizde. Hepimize kolay gelsin!

(soL-Haber Merkezi)