Belediye İş saldırıları eylemle kınadı

Belediye İş Sendikası, polisin 17 Temmuz'da alınan grev kararını İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne asmak için yaptığı yürüyüşte polisin gerçekleştirdiği saldırıyı ve belediyenin grev kararına karşı tutumunu bugün bir eylemle kınadı.
Pazartesi, 21 Temmuz 2008 14:17

soL(HABER MERKEZİ) Belediye işçileri grev kararını asmak için 17 Temmuz'da gerçekleştirdikleri eylemde polisin işçilere saldırısını ve belediyenin grev kararına karşı tutumunu bugün bir yürüyüşle protesto ettiler. Eylem Belediye-İş Sendikası İstanbul Şubeleri binası önünde yürüyüşle başladı. Yoğun katılımın gözlendiği eylem İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin önünde yapılan basın açıklamasıyla devam etti.

Belediye işçileri tarafından yürüyüş sırasında "Zafer Direnen Emekçinin Olacak", "Topbaş Şaşırma Sabrımızı Taşırma", "Direne Direne Kazanacağız", "Hükümet İstifa" ve "Suskun Toplum Olmayacağız" sloganlarının atıldığı görüldü. Basın açıklamasına, Türk-İş, Tez-Koop-İş, Haber-İş, DİSK, Dev Sağlık-İş, Deri-İş, Harb-İş gibi sendika ve konfederasyonların temsilcileri de destek verdi.
Polis 1 Mayıs'ı aratmadı, çocuklar bile etkilendi
Basın açıklamasını okuyan Belediye-İş Sendikası 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Gülüm, basın açıklamasını, İstanbul Emniyeti'nin saldırısını ve AKP hükümetinin emek karşıtı politikalarını protesto etmek için gerçekleştirdiklerini belirtti. Gülüm, 2822 sayılı kanuna dayanarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne grev kararını asmak için yaptıkları yürüyüşün polis tarafından engellendiğinin altını çizdi.

Polisin tutumunu "1 Mayıs'ı aratmayacak düzeyde" olarak betimleyen Gülüm, yürüyüşe yapılan saldırıyla birlikte, Ali Gül isminde bir işçinin 5 saat hastanede kaldığını, bir işçinin birçok yerinde yaralandığını ve Nilgün Akman adlı işçinin çocuğunun gazdan etkilenerek fenalaştığını kaydetti.

Gülüm açıklamada kendilerine yapılan saldırının Çapa'da, Cerrahpaşa'daki temizlik işçilerinin, ambarlarda liman işçilerinin, DESA'daki deri işçilerinin, Arçelik'te nakliyat işçilerinin, EKart'ta basım işçilerinin, Unilever'de Tümtis işçilerinin, Yörsan'da Tek-Gıda-İş'e bağlı işçilerin örgütlenme mücadelelerine baskı ve müdahale saldırısı olduğunu vurguladı.
AKP demokrasicilik oynarken emekçilere saldırıyor
Gülüm, AKP hükümetinin bir yandan sözde demokrasi ve insan haklarından bahsederken, bir taraftan haklarını arayan ve mücadele eden emekçilere karşı şiddet ve baskıyı giderek artırdığının altını çizdi. Ancak tüm bu müdahalelere karşı kendilerinin hak arama mücadelelerini durduramayacaklarını belirten Gülüm, "Bunu tüm sınıf dostlarıyla yapmaya devam edeceğiz. Buradan başta hükümete sonra belediye yönetimine sesleniyoruz: Bizler yaşamımız içinde anti-demokratik tüm uygulamalara ve sorunlara karşı meşru ve demokratik hakkımızı kullanmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Gülüm bu nedenle sendika üyelerinin 17 Temmuz günü karşılaştığı tutum yüzünden İstanbul Emniyeti'ni belediye işçileri olarak kınadıklarını ifade etti.
Belediye saldırılarına devam ederek asılan grev kararını indirdi
Gülüm ayrıca 17 Temmuz'da belediyeye asılan grev kararının bir gün sonra belediyeden bilinmeyen kimselerce indirildiğini açıklayarak, bu davranışın bir suç olduğunu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkından suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. İlgili yasa uyarında asılan grev kararının grevin başlayacağı tarihe kadar kaldırılmaması gerekiyor.

Gülüm açıklamasının sonunda, basın açıklamaları ile kamuoyunu mücadeleleri hakkında bilgilendirmeyi ve grev kararının meşruiyetini açıklamaya devam edeceklerini belirterek sonlandırdı.