68 kuşağı gökkuşağı mı oluyor?

İşgalin yıldönümünde temsili işgal için toplanan 68'lilerin politik kimliği tartışılıyor.
Pazartesi, 16 Haziran 2008 02:35

HABER MERKEZİ '68 hareketinin karakteri ve bugüne bıraktığı politik miras tartışılmaya devam ediyor. Özellikle son aylarda, 68'in anti-emperyalist karakterinin karalanmasına ya da önemsizleştirilmesine tanık olunuyor. Türkiye siyasi tarihinin önemli bir dönemine damgasını vurmuş bir hareket üzerinde dünün "solcu", bugünün liberal isimleri de söz sahibi olmaya çalışıyor. Açık oturum programları, kitaplar ve köşe yazıları ile yürütülen 68'i tahrifat kampanyasına üniversiteler de alet edilmeye başlandı. Ancak ne olursa olsun, gençlik hareketinin anti-emperyalist mirasının kolay buharlaşmayacağı her denemede bir kez daha anlaşılıyor.

Geçtiğimiz hafta, İstanbul Üniversitesi'nin 12 Haziran 1968'de Deniz Gezmiş ve arkadaşları başta olmak üzere devrimci ve ilerici öğrenciler tarafından işgal edilişinin 40. yıldönümü nedeniyle, Hukuk Fakültesi'nde sembolik bir işgal komitesi kurularak bir forum düzenlendi.

Öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği foruma, düzenleyiciler tarafından davet edilen İÜ Rektörü Mesut Parlak'ın açılış konuşmasını yapmak üzere katılması bekleniyordu, ancak Parlak protestolardan çekinerek foruma katılmadı.

Forum, Gazeteci Oral Çalışlar'ın, "40 yıl sonra değişen bir şey yok, üniversiteler zapturapt altında" diyerek, katılımcıları, hayatını ülkeleri için feda etmiş devrimciler adına saygı duruşuna davet edişiyle açıldı. Bozkurt Nuhoğlu'dan ve Kemal Bingöllü'den oluşan İşgal Konseyi başkanlığında konuşmalar yapıldı.

Çimen Turan yaptığı konuşmada, kız öğrenci yurdunda sosyalist öğrenci başkanlığı yaptığını ifade ederken, 1968'deki üniversite eylemliliklerinde kız öğrencilerin önde yer aldığını söyledi. Forumdaki erkeklerin yoğunluğuna değinen Turan, şimdiki üniversite gençliğinin 68'lerdeki durumdan haberdar olması gerektiğini ifade etti. Denizleri kaybetmenin anısını 36 yıl acıyla taşıdığını ifade eden Kemal Bingöllü ise, Denizlerin katil değil kahraman olduğunu dile getirdi.

Bozkurt Nuhoğlu, 68 dönemindeki kavgayı şiirle, edebiyatla verdiklerini ifade ederken, çağdaş bir üniversite kurmayı istediklerini, ancak çıkarları farklı olanların kendilerine karşı koyduğunu belirtti. Nuhoğlu, 68 hareketinin Türklerin ve Kürtlerin ortak hareketi olduğuna dikkat çekti.

Sanatçı Rahmi Saltuk da forumda konuşma gerçekleştirirken, işgal sırasında amfide bulunduğu kürsüden türküler seslendirdiğini, o türküleri şimdi de söylemeye devam edeceğini belirtti.


Mücadele anılara sığmaz
Güncel siyasal gelişmelere değinilmeyen, '68 dönemine ilişkin anıların ön plana çıktığı konuşmaların seyri, Mehdi Beşpınar söz aldığında değişti. Denizler'in medyada yer aldığı gibi Kemalist değil "Marksist ve sosyalist" olduğuna işaret ederek, şu anki üniversite yöneticilerinin 68'lerdeki üniversite yöneticilerinin devamı niteliğinde olduğunu belirten Beşpınar, Denizlerin mücadelesinin hala gündemde olduğunu, 15-16 Haziran'ların günümüzde yaşanması halinde devrimin güncelleşeceğini vurguladı. Beşpınar, öğrencilerin ve aydınların işçi sınıfından kopuk olmaması gerektiğini ifade etti.

"Forum değil, mücadelenin sürekliliği önemli"
Forum sonrasında, soL adına görüştüğümüz Beşpınar, '68 hareketinin "ağızlarda anılaşmasının" ötesine geçmenin mücadeleyle aşılmasının gerekliliğine değinerek, düzenlenmesine karşı olduğu böylesi bir forumda bir araya gelen '68'lilerin artık farklı siyasi görüşleri benimsediklerini ve hareketi güncelleştiremediklerini ifade etti. Türkiye'de 68 hareketinin mücadele perspektifi ile değil de anı olarak değerlendirilmesinin ve sadece "isyan" hareketi olarak ele alınmasının yanlışlığını vurgulayan Beşpınar, "bizler TİP'liydik ve sosyalisttik. Bizler konuşmayı değil mücadele etmeyi yeğliyoruz" dedi.

Forum, öğrenciler arasında çıkan ve 68'i içeriksizleştirme kampanyasına hizmet etmenin dışında bir anlam taşımayan tartışma gerekçesiyle sonlandırıldı.