Sayfa yolu
TKP: TEKEL binası peşkeş çekildi
Yayın Tarihi: 17.02.2010 , 19:38 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
TKP İstanbul İl Örgütü, TEKEL'in Unkapanı binası ile ilgili basına yansıyan haberlerin ardından yaptığı açıklamada, 'son olanlarla birlikte hükümetin nasıl bir soygun gerçekleştirdiğini ve başbakanın nasıl halkın gözüne baka baka yalan söyleyebildiğini bir kez daha göstermiştir' dedi.
Yaklaşık kırk yıldır TEKEL'in merkez binası olarak işlev gördüğü hatırlatılan açıklamada, 'Kentin en merkezi noktalarından birinde 3 bin metrekare araziye sahip olan binanın Başbakan Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen Fahrettin Koca'nın sahip olduğu Medipol Grubu'na devri, halka karşı işlenen bir hırsızlık suçudur. Bu hırsızlığın gerçekleştiği bir süreçte başbakanın, "TEKEL'in ne gayrimenkulü ve ne de menkulü kimseye peşkeş çekilmemiştir" açıklaması yapması, halka karşı yalan söylemektir. Bu yaşananlar, Başbakan Erdoğan'ın artık halkı temsil niteliğine sahip olmadığını, hükümetin ise halk düşmanı bir nitelik taşıdığını en açık şekilde ortaya koymuştur" ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada süreç şu şekilde anlatıldı: "Söz konusu TEKEL binası, Mayıs 2009'da Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından "kamu yararına dönük" eğitim hizmetlerinde kullanılması koşuluyla Maliye Bakanlığı'na devredilmiştir. Ancak bakanlık, binada kamu yararına dönük bir eğitim hizmeti vermeyi değil, binayı Medipol Grubu’nun kuracağı özel Medipol Üniversitesi'ne tahsis etmeyi tercih etmiştir. 1 Ocak'ta devredilen binada söz konusu özel üniversitenin Rektörlük binası için çalışmaların başladığı sıralarda, binada çalışan 300 TEKEL işçisi, TEKEL'in Cevizli fabrikasına devredilmiştir."
'Kamu yararı, bütün halkın faydalanması demektir' denilen açıklamada "Kamu yararına dönük eğitim faaliyeti, yoksul emekçi çocuklarının gidebileceği okulların, üniversitelerin açılması demektir. Ancak Medipol Üniversitesi'nde ancak, parası olan zengin çocukları okuyabilecek, TEKEL'in Unkapanı binası da böyle özel ve yandaş bir ticarethanenin Rektörlük binası haline getirilecektir. Bu kamu yararı değil, olsa olsa emekçi halk düşmanlığıdır. Yandaşlarını zengin etme politikasıdır! Kısacası bütün gelişmeler, Tayyip Erdoğan'ın bir başbakan gibi değil, özel şirketlerin temsilcisi gibi davrandığını göstermektedir. Bu soyguna ve talana karşı yapılması gereken şey, halktan çalınan değerleri geri almak ve emekçi halkın hizmetine vermektir" denildi.
Açıklamada soygun ve talana karşı mücadele çağrısı yapılırken "Ankara'da binlerce TEKEL işçisinin çadırlarda hakları için 2 aydır verdikleri direniş devam ederken TEKEL binasının yandaş sermaye gruplarına peşkeş çekilmesi, AKP'nin gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. Bu soygun ve talan düzenine karşı dur demek için aydınları, gençleri, emekçileri ve yurtseverleri memlekete sahip çıkmaya çağırıyoruz" ifadeleri kullanıldı.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.