Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ÖDP: Bosna olmayalım

Özgürlük ve Dayanışma Partisi Genel Başkanı son dönem yaşanan şiddet olaylarına dönük bir açıklama yayınladı.

Yayın Tarihi: 09.12.2009 , 13:36 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

"Bosna olmayalım bir arada yaşamı savunalım" başlıklı açıklamada "Türkiye toplumu bir şiddet cenderesinin içerisine doğru sürükleniyor. Sıkılan her kurşun, patlayan her bomba, kaybedilen her can kardeşlik ve bir arada yaşama imkanlarını tüketiyor" denildi.

Açıklamada yaşanlar karşısında herkesin şiddete bir neden aradığı, AKP'nin şiddetin sorumlusu olarak DTP'yi gösterdiğini, böylelikle kendi sorumluluğunu üzerinden atmaya çalıştığı söylendi.

Yaşanan tek gerçeğin 'ölüm ve acı' olduğu söylenen açıklamada "İstanbul'da üniversiteye hazırlanan 17 yaşındaki Serap Eser'in, Diyarbakır Dicle Üniversitesi öğrencisi 23 yaşındaki Aydın Erdem'in, Tokat'ta ölen 7 askerin de ocaklarına düşen, yüreğimize düşen, aynı acıdır. Acılarımız ortaktır. Yaşanan acılardan siyasi rant devşirmeye çalışanlar bugün yaşanan tablonun gerçek sorumlularıdır. Milliyetçi ve faşizan yaklaşımlarla halklar arasına kin ve nefret tohumları ekenler, yıllardır süren savaşın yarattığı büyük yıkım ve acıları biçmektedir" ifadeleri kullanıldı.

AKP'nin DTP'yi hedef gösterdiği belirtilen açıklamanın devamı şu şekilde:

AKP'nin 'açılımı' Kürt sorununa gerçek bir çözüm aramanın ötesinde, Kürt hareketini etkisizleştirmeye yönelik sorunu daha da derinleştiren bir yaklaşımdır. DTP'nin kapatılma davası kosununda da AKP, kendine müslüman sözde demokrat tutumunu sergileyerek, bir yandan 'parti kapatmaya karşıyız' derken diğer yandan da DTP'yi hedef göstermekten geri durmamaktadır.

AKP siyasi rant hesaplarını bir yana bırakıp, çözüm için adım atmalıdır. Kürt halkının ortaya koyduğu talepler Türkiye toplumunun benimseyebileceği taleplerdir. Bunun için özgür bir tartışma ve diyalog sürecine ihtiyaç vardır. Dil, kültür, kimlik talepleri ve bunların yasal güvence altına alınması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, herhangi bir etnik kimliğe dayalı olmayan anayasal yurttaşlık talebi asgari demokratik taleplerdir.

'Açılım' sonrasında ifade edildiği gibi 'cin şişeden çıkmıştır', bu sürecin hayal kırıklığıyla sonuçlanması, bugün işaretlerini gördüğümüz gibi çatışmanın toplumsal alana doğru genişlemesine yol açacaktır. Tarihsel bir eşikteyiz. Ya Kürt sorununu eşitlik temelinde çözeceğiz, bir arada yaşamı güçlendireceğiz ya da kapıda bizi bekleyen bir iç çatışmadır, Bosnalaşmadır.

Bu süreçte herkese büyük sorumluluk düşmektedir. Gerçek barış toplumun birbirini anlaması ile mümkün olacaktır. Toplumu gerecek, kutuplaştıracak dilden, davranışlardan uzak durmak herkesin görevidir. Unutulmamalı ki barış ancak halkların bir arada yaşama iradeleri olduğunda mümkün olabilecektir.

Linç girişimleri kışkırtanlara, bir arada yaşamı tahrip eden şiddet eylemlerine girişenlere karşı bir arada yaşamı, etnik barışı ısrarla, inatla ve kararlılıkla savunacağız.

Barış içinde bir arada yaşadığımız eşit, özgür ve demokratik bir ülke için, bir arada olacağız, omuz omuza olacağız, geleceği birlikte kuracağız.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.