Doğan Avcıoğlu'nu 29 yıl önce kaybettik: Devrimci demokrat mayası sağlam bir aydın

Metin Çulhaoğlu, ölümünün 29. yılında Avcıoğlu'nun politik ve düşünsel mirasını değerlendiriyor. Çulhaoğlu, kararlı bir devrimci demokrat ve derinlikli bir düşün insanı olarak Avcıoğlu'nun, demokrasiciliğe ve liberalizme hiç yaklaşmadığını belirtiyor.
Salı, 04 Aralık 2012 12:24

Metin Çulhaoğlu, bugün soL Portal'daki yazısında Doğan Avcıoğlu'nun politik mirasını ele alıyor. Çulhaoğlu, kararlı bir devrimci demokrat ve derinlikli bir düşünür olarak Avcıoğlu'nun, soldaki savrulmalardan hep uzak kaldığı, eğer yaşasaydı bu tutumunun devam edeceğini belirtiyor.

Avcıoğlu'yla hesaplaşmak için liberal ya da demokrasici tezlere ihtiyacımız olmadığını vurgulayan Çulhaoğlu, "Türkiye'nin Düzeni" ya da "Milli Kurtuluş Tarihi" gibi eserlerin çok daha verimli ve ileriye taşıyıcı bir tartışma üreteceklerini ileri sürüyor.

Çulhaoğlu ayrıca, marksizme belirli bir mesafeyle yaklaşan Avcıoğlu'nun, içinden geçmekte olduğumuz dönemleri görebilseydi marksizme daha fazla yakınlaşacağını ifade ediyor:

Avcıoğlu, bir devrimci demokrat, bir solcuydu. Demokrasicilikte ve liberallikle uzaktan yakından hiçbir ilişkisi yoktu, hiç olmadı. Marksizm’e, sosyalizme ve komünizme mesafesi ise, entelektüel formasyonunun bunlarla bağdaşmamasından çok bu fikirlerin zorunlu uzantılarını henüz Türkiye’nin gündeminde saymamasından, Türkiye’yi bu anlamda yeterince “olgunlaşmamış” bulmasından kaynaklanıyordu.

Avcıoğlu’nu 1983 yılında kaybettik.

Zamanında hayli yetkin biçimde temsil ettiği solculuk ve devrimci demokratlık, 1983 yılından günümüze ilginç denebilecek bir ayrışma yaşadı. 1960’lı yıllar, eski demokratların sosyalistleştiği ve devrimci demokratlaştığı yıllar olmuştu. Bunun ardından, önce 70’li yıllarda sosyalistlerin ve devrimci demokratların bir bölümü yeniden demokratlaştı. Demokratlaşanlar, 1980’lerden sonra bu kez demokrasici ve liberal oldular. Bir ana çizgi, kendi içinden böyle ayrıştı.

(...)

Yaşasaydı?

1960’lı yıllarda mesafe koyduğu düşünce sistemine çok daha yaklaşırdı. Hem düşündüğü ve araştırdığı, hem de devrimci demokrat mayası sağlam olduğu için.

Metin Çulhaoğlu'nun yazısını buradan okuyabilirsiniz.

(soL - Haber Merkezi)