"500 bin Türkiye'nin siyasi dengelerini değiştirir"

Geçtiğimiz günlerde "seçim stratejisi"ni açıklayan TKP'nin bu stratejisinin gerekçelerini, "boyun eğmeyen 500 bin kişi aranıyor"sözünün anlamını, soL Portal'ın seçim döneminde nasıl bir yayıncılık yapacağını TKP MK üyesi ve aynı zamanda soL Genel Yayın Yönetmeni olan Kemal Okuyan'dan dinledik.
Perşembe, 10 Şubat 2011 16:28

Türkiye Komünist Partisi hafta başında bir açıklama yaparak, Türkiye'nin bütün kentlerinde seçimlere katılacağını açıkladı. Bu kararın anlamı ne, neden şimdi alındı, bir nihai karar olarak mı kabul edilmeli?

TKP Merkez Komitesi geçtiğimiz hafta iki kez bir araya geldi, ağırlıklı olarak seçimlerle ilgili konuları konuştu. Ancak partimiz seçimleri hiçbir zaman kendi başına, ayrı bir olgu olarak ele almadığından, Türkiye ve dünyadaki gelişmelerle birlikte, daha uzun erimli bir stratejinin parçası olarak değerlendirdik konuyu. Karar, Türkiye Komünist Partisi'nin bu yıl yapılacak genel seçimlere kendi ilke ve kurumsal kimliğiyle, kendi adaylarıyla katılacağı anlamına geliyor. Bu nihai bir karardır. Kararı daha önce almamızın önüne geçen, "cepheleşme çağrısı" bağlamında sürdürdüğümüz bazı görüşmelerdi. Bizim açımızdan "cepheleşme" süreci seçimlerle sınırlı olmayan ama mutlaka seçimleri de kapsayan bir biçimde bazı sol parti ve örgütlerin işbirliğini kapsayabilirdi. TKP'nin yaklaşımı buydu. Sürece farklı anlamlar yükleyen bazı siyasi hareketlerle yalnızca "cepheleşme çağrımızı" değil, konunun seçimlerle ilgili boyutunu da değerlendirdik. Ortak noktalarımız var elbette ama bunları yakın bir işbirliğine taşıyacak zeminin olmadığı görüldü. Bizim açımızdan, üzerimize düşen sorumluluğu öyle ya da böyle yerine getirmek esastı, Türkiye Komünist Partisi seçimlere kendi hedef ve politikalarıyla, tek başına girmek konusunda geçtiğimiz yıl aldığı ön kararı, bir süreliğine askıya alarak bütün samimiyetiyle temasları sürdürdü ancak bir noktada, fazla gecikmeden karar vermeliydik, bunu yaptık.

"Cepheleşme" gereksinimi ortadan kalktı mı ya da TKP bu konuda girişimlerini sürdürmeyecek mi?

"Cepheleşme çağrısı"nın merkezinde sol içi işbirliği durmuyordu. Hep söylediğimiz gibi, bizi toplumsal direnç odaklarının yaygınlaşması, bir başka deyişle halkın direnme, karşı koyma, örgütlü siyaset yapma gücünün artması gerektiğini söylüyor, sol içi işbirliğinin bunu kolaylaştıracağını hesaplıyorduk. Gereksinim ortadan kalkmadı. Buna giden yolu açmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. TKP, "cepheleşme" konusunda benzer bir yaklaşımı olan çok sayıda kişi ile aydın, siyasetçi, sendikacı, yerel önder ile önümüzdeki süreci ve seçimleri birlikte göğüsleyecek zaten. Bununla birlikte, sorunun "seçimden sonra kaldığı yerden devam ederiz" basitliğinde ele alınamayacağı açık. Koşullar, gereksinimler, olanaklar, hemen her şey değişecek. Biz bu değişimin sol lehine olması için elimizden geleni yapacağız.

Soldaki diğer partilerle seçim sürecinde ilişkiler ne olacak?

Bugün gelinen noktadan geriye düşmemek için özen göstermek bizim temel yaklaşımımız olacak. Bazı başlıklarda işbirliği yapmamız da mümkün elbette.

TKP'nin temel seçim sloganı "boyun eğme" olarak açıklandı. Bu tercihin arka planında ne var?

Boyun eğmemek bugün Türkiye ve aslında tüm dünyada insan olmanın en önemli özelliği haline gelmeli. Bugün insanlığı sömürenler değil emekçi halklar temsil ediyor ve onları mutlak olarak teslim almak isteyenler imkansızı istiyorlar. Birkaç ay önce "Hiç Boyun Eğer mi İnsan" adıyla bir etkinlik düzenlerken de bu güvenle hareket ediyorduk. Şimdi insanlığın, insanın boyun eğmeyeceğini mümkün olduğunca fazla kişinin algılamasına yardımcı olmak gerekiyor. İnsan kendisine dayatılanlara boyun eğmemeli, haksızlıklara, yasaklara boyun eğmemeli… Ehven-i şer tercihlere boyun eğmemeli, bugünkü gidişatla uzlaşma projelerine boyun eğmemeli, "bu ülkede bir şey olmaz" tezine boyun eğmemeli…

"500 bin boyun eğmeyen" aranması bu çerçevede mi değerlendirilmeli?

Evet, Türkiye Komünist Partisi, boyun eğmeyen 500 bin kişinin varlığının bir biçimde tescillendiği bir Türkiye'de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşünüyor. Bir açıdan bakıldığında bunun çok çok üstüne çıkan sayıda insan boyun eğmemeye hazır, hatta boyun eğmiyor, boyun eğmemenin yollarını arıyor. Ancak, bugünkü düzene, AKP dönüşümlerine, o dönüşümlerle uzlaşma arayışı içinde olan diğer siyasal partilere, ilkesizliğe, emperyalist dayatmalara ve de Türkiye'nin kendi coğrafyasında ABD himayesinde bir imparatorluk hevesine girmesine, yasaklara, sanat, çevre ve kadın düşmanlığına, gerici baskılara, emek düşmanı uygulamalara tutarlı bir çerçeveyle itiraz eden, buna karşı sosyalist seçeneği ortaya koyan bir partinin 500 bin boyun eğmeyene aracılık etmesi çok çok özel bir gelişme olacaktır. Bunu hedeflememizin bir anlamı var, biz seçim sürecinden sonra bugünkü gelişmelerden hoşnutsuz olanların dizini dövmesini, "elim kırılaydı şuraya oy atmasaydım" demesini, büyük hayal kırıklıkları yaşamasını, insan içine çıkamamasını, kaçacak yer aramasını, AKP ile uzlaşma senaryolarına mahkûm olmasını istemiyoruz.

Bu hedef gerçekçi mi diye de sorulabilir, koca ülkede anlam taşımadığı da söylenebilir?

Bu hedef gerçekçidir, genel olarak sosyalizmin bu ülkedeki etkisi ve özel olarak TKP'nin yarattığı siyasal ilgi hesaplandığında, ayakları yere basmayan bir "rakam" olarak görülemez. Evet, seçimlerin sol için büyük handikapları vardır, biz bunları azaltmaya, tersine çevirmeye çalışacağız. Anlam taşımadığını söyleyenler, sözgelimi CHP'nin oylarını 2-3 puan artmasını mı anlamlı görüyorlar, arkasında örgütlü kitle gücü olmayan bir temsilcinin parlamentonun orta yerine bırakılmasını sağlayacak ilkesiz pazarlıkları mı? Herkesi düşünmeye ve neyin Türkiye'deki siyasal dengeleri gerçekten değiştireceğini hissetmeye çağırıyoruz. Açıkçası ilk izlenimimiz oldukça cesaret verici.

Sosyalizm hedefi seçimlerde tercih yapanlara hep uzak gelmiştir, bu sorun nasıl çözülecek?

TKP sosyalizm hedefini hiçbir zaman erteleyen bir parti değil. Sosyalizm hedefi olmaksızın, sosyalizm hedefini örgütlü siyasete taşıyan bir devrimci önderlik olmaksızın en kitlesel eylem ve kalkışmaların bile istenen sonuca ulaşamayacağını Tunus'ta, Mısır'da görüyoruz. Bununla birlikte TKP seçim propagandasını soyut bir sosyalizm propagandasına oturtmayacak. Güçlenen bir komünist partisinin bu ülkede neleri değiştireceğine ilişkin son derece somut şeyler söyleyecek. Güçlenen bir komünist partisinin bugün milyonlarca kişinin özlemi olan sosyalist düzeni nasıl yaklaştıracağını göstermeye çalışacak.

Kürtlerin tercihleri açısından ne diyebilirsiniz?

Türkiye'de Kürt halkının önemli bir bölümü boyun eğmeyenler tarafında yer alıyor. Bu açık. Bizim açımızdan sorun, Kürt siyasetinin bu boyun eğmemeyi sol bir çerçeveye yerleştirmeyip, iniş-çıkışlara çok açık hale getirmesi, zaman zaman da son derece tehlikeli bir doğrultuya sokmaya çalışması. Kürt halkının, onu şu anda temsil eden siyasetçilerin de güçlü bir sola gereksinimi olduğundan hareket ediyor. İnsanlar AKP'ye ümit bağladılar bu ülkede, en devrimciyim diyenler bile… CHP yıllardır diz dövdürüyor… Emperyalist ülkelerin bu ülkenin yoksullarına derman olacağı bile iddia edildi. Bu saçmalıktan çıkılması için sol güçlenmeli. Sol Kürtlerin eşitlik taleplerinin en tutarlı destekçisidir, sosyalizm ise bu taleplerin cisimleşebileceği yegane düzen. Türkiye'de işçiler, Kürtler, Aleviler, öğrenciler AKP düzeninin karın ağrısıdır, boyun eğmeyenler buradadır. Biz buna derinlik ve istikrar kazandırmaya çalışacağız, bunu sol bir çerçeveye, birlikçi bir çerçeveye yerleştirmeye çalışacağız.

Peki "oyları bölmeyin" çağrısı yapacak olan CHP faktörü nasıl aşılacak?

"Boyun eğmeyin" dedik ya! Bugün en Kılıçdaroğlu'cu gözükenlerin bile CHP'nin politikalarından endişe duyduğunu biliyoruz. CHP'ye bir biçimde destek vermeye soyunan aydın ve siyasetçilerin kendilerinden emin olamadıklarını da… CHP'ye oy veren milyonlarca kişi "başka seçenek olmadığı" için bu tercihi yapıyor. Bir de CHP'ye tam da bugünkü politikaları nedeniyle oy verenler var, onlar şu aşamada bizi ilgilendirmiyor. TKP'nin bugünkü düzene, gidişata tepki duyanlara söyleyeceği şudur: Kendinize, ülkenize, halka bir iyilik yapın ve Türkiye'nin siyasal dengelerini radikal biçimde değiştirecek bir gelişmenin önünü açın. İlle CHP'yi çok düşünüyorsanız da bunu yapın, güçlü bir düzen dışı sol CHP'nin kendine çeki düzen vermesine yardımcı olacaktır.

TKP hazır mı seçimlere?

Büyük ölçüde evet. Bizim gibi partilerin en büyük düşmanı belirsizliktir. Partinin yetkili kurulları, uzun bir değerlendirme sürecinden sonra seçim stratejisini bağlamış oldu. Zaten bu noktaya gelirken, önemli tartışma ve dönemeçlerden geçmiştik. 2010 yılının sonunda ilan edilen 90. yıl tezlerinde hem siyasal hem örgütsel açıdan partiyi daha etkili kılacak unsurlar var. Şimdi kolları sıvıyor ve mücadeleye koyuluyoruz. Dostlarımızla birlikte… Heyecan verici bir seçim çalışması sergileyecek TKP.

soL'un TKP bağlantısı bu dönemde hangi düzeyde olacak, soL nasıl devam edecek seçimlerde?

Haber Portalı olarak soL TKP bağlantısını hiç inkâr etmedi, bunun üzerini örtmedi. Bu saçma olurdu. Bununla birlikte soL kendini TKP siyasetiyle sınırlayan bir yayın değil, güçlü bir haber kaynağı olmaya çalışıyor, yazarları arasında daha genel sol bir çerçevede anlaştığımız ama TKP ile ilişkisi olmayan dostlarımız var. Belki bunların sayısı da çoğalacak. Seçim sürecinde diğer sol yapılanmaların haberlerini okurlarına aktarma konusunda da daha özenli olmanın yollarını arayacağız. soL'un temel işlevi, genel olarak boyun eğmeyenlerin sayısını artırmak, onlara güç vermek için etkili ve sağlıklı haber üretmektir. Bu çerçevede yeni hamleler yapacağız kısa sürede. soL'da kalmaya devam edelim...

(soL - Haber Merkezi)