Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Toplumsal Şizofreni ve Emperyalizm (Ozan Gül)

Yayın Tarihi: 25.12.2009 , 14:06 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:03

Yaşam mücadelesi kapitalist ekonomik sistem içerisinde ve emekçiler cephesinde her geçen gün daha zor bir hal alıyor. Ekmeğe, elektiriğe, doğalgaza ve köprüye yapılacak zamlar bir yandan kamusal olan/olmayan bütün alanlarda, tekel işçisinden itfaiyecisine, demiryolu çalışanından üniversitelisine uygulanan polis terörü bir taraftan ülkemizde yaratılmaya çalışılan Türk-Kürt her kesimden emekçinin, açılım havarisi kesilen iktidar tarfından birbirine kırdırılmaya çalışılması ve her kesimde milliyetçiliğin körüklenmesi başka bir taraftan...

''Kıpırdanan'' diyebileceğimiz işçi sınıfının üzerinde ise, egemen AKP faşizmi tarafından yaratılmaya çalışılan baskı koşulları ve bunun vatandaşa yansıması olan ''toplumsal hastalık'' kendini ilginç boyutlarda ve mide bulandırıcı bir halde göstermektedir. Zamlarla daha da yoksullaşan, polis terörüne maruz kalan ve kendini önümüzdeki dönemde iç savaş içerisinde bulabileceği sinyallerini alan vatandaş, her aklının ermediği meseleyi hala orasından burasından ''ergenekon''a bağlamakta ve bu şizofrenik vakayı uslanmaz düzen bekçileri sola karşı kullanmaktadır.

İnsanlar bu toplumsal şizofreniyi yaratan kapitalist/emperyalist sistemin girdabına isteyerek veya istemeyerek kapılmış durumdalar. Özelleştirmenin kelime olarak içerisinde barındırdığı ''özel''in insanlar üzerinde yarattığı egoist hayal deliliği, daha çok çalışırsa sınıf atlayabileceğine inanan lümpen adamın hayal derecesinin hatsafadaki deliliği ve tüm bu hastalıkların en uçuk kaçık olanı ''küçük amerika'' veya ''yeni osmanlı'' olma türü delice beklentiler... İşte toplumda yaratılan ''rahatsızlık'' budur. Tam bir amerikancılık ve piyasa fetişizmi!

Tüm bu hastakılları bir kenara itip meselenin özüne dönmekte fayda vardır. Paralılaştırılan ve özelleştirilen okullarımız eğitim şirketine dönerken, şirkete dönen okulda çalışan eğitim emekçisi o eğitim anonim şirketinin işçisi olmaktadır. Yahut sınıf bilincinden yoksun lümpen adam daha çok para kazanmak umuduyla patrona daha çok yaranırken, sermayesini katlayan patron egemenlik sahasını daha da genişletmektedir. Aynı şekilde küçük amerika/yeni osmanlı olmaya çalışan yeni yetme Türkiye kapitalizmi ABD'ye gerisin geri yanaşırken bağımlılığını düşeceği kucakta perçimlemeye çalışmaktadır.

Piyasa rekabetinin orta sınıfları işçileştirmesi, sömürüyü kanıksamış lümpen adamın kanını büyüyen patrona içirmeye devam etmesi ve sömürdükçe daha da büyüyen patron sınıfı... Bu büyük gerçek tüm çıplaklığıyla ortadayken, 161 yıl öncesinin marksist tezlerini haklı çıkartıyor elbet. Aksi beklenemezdi zaten. Kapitalist toplumun sonsuza kadar gideceğine inanan saflar için üzülmekten başka yapabilecek bir şey yoktur.
Ancak bir sorunumuz vardır ve boylu boyunca orta yerde durmaktadır. Emperyalizm illeti iç odaklı bir hal aldıkça ve daha fazla söz sahibi oldukça, ülkeler bazındaki bu sınıfsal saflaşma bulanıklaşmaktadır. Burada sınıfsal saflaşmanın dozunu arttırdığı her zaman diliminde, emperyalizmin de dozunu ve müdahale kanallarını arttırdığı unutulmamalıdır. Elbette bireyin bireyi emek-sermaye çelişkisi ekseninde sömürüsü ortadan kaldırıldığı taktirde ülkenin ülkeyi sömürüsü de ortadan kalkacak ve emperyalist hegemonya bu süreçte etkisini yitirecektir.

Ayrıca tarihsel ve uluslararasılaşmış işçi sınıfı mücadelesi ele alındığında ABD'de varolabilmiş sosyalistlere büyük görevler düşmekle birlikte, başını ABD'nin çektiği ve diğer dünya ülkelerininde içinden geçmekte olduğu, küresel ekonomik krizin yaşandığı süreçlerde enternasyonalist işçi sınıfı bilincini hatırlatmanın faydası var, zararı yoktur.

Bu uzun soluklu mücadelede fazlasıyla dinlenmiş ve gerekli donanımlarımızı tamamlamış olarak, bugünlerde ''Uluslararası Komünist Dergi'' (International Communist Review) adıyla ilk sayısı internette yayınlanan ve daha şimdiden dünyadan 10 partinin desteklediği ortak yayının
vermiş olduğu heyecanla da, ikinci devreye uluslararası işçi sınıfı bilinciyle!

Ozan Gül

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.