İlk Kürtçe roman: Bolşevik Bir Kürt’ün Hikâyesi (Özkan Öztaş)

Cuma, 01 February 2013 11:25

SSCB, Kürt tarihinin en çok ürün verdiği bir döneme ev sahipliği yaptı. Yapılan Kürdoloji çalışmaları, konferanslar, kültür-sanat üretiminin mihenk taşları Reel Sosyalizmin desteğiyle Kürt halkına sunuldu. Sovyetlerin, özellikle de Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı Ermenistan Sovyet’inin bünyesinde yapılan çalışmalarda Kürtler aktif görev aldılar.

İşte bu kişilerden biri Ereb Şemo, çalışmalarından biri de ilk Kürtçe roman olan “Şıvané Kurmanca” Türkçe çevirisi ile “Kürt Çoban”dır.

Ereb Şemo, o dönem Çarlık Rusya’sı işgalinde olan Kars’ın “Susize” adındaki bir Kürt köyünde dünyaya gelir ve ardından Rusya’ya göç eder. Orada Demiryolu işlerinde çalışır ve çalıştığı dönemde Bolşeviklerle tanışır. Sosyalist ideoloji ile temas kuran Ereb Şemo 1916’da Çarlık polisi tarafından içeri atılır ve Şemo burada Bolşeviklerle olan temasını arttırır. 1917 Ekim Devriminin örgütleyicilerinden biri olur.

Devrimin ardından Sovyetler Birliğinde eğitim görür ve Kürtlerin Sosyalizme katılımı ve örgütlenmeleri konusunda aktif görevler alır. Ekim Devrimi ve Tarihi ile Lenin’in hayatına dair kaleme aldığı Kürtçe yazılar, kitapçıklar, broşürler ve kitaplar mevcuttur.

Bunlardan bir tanesi belki de en önemlisi “Kürt Çoban”dır. Bu eser ilk Kürtçe roman olma özelliği taşımaktadır. Kürtlerde ulusal bilinç, ulusal ve yazınsal edebiyatın üretimi diğer uluslara kıyasla baskılanmış ve geç gelişmiş olmasından ötürü bu çalışma ancak Reel Sosyalizm döneminde ve 1935 yılında okuyucularla buluşabiliyor.

Kitap yayınlandığında yoğun ilgi görüyor. Öyle ki Maksim Gorki’nin Ereb Şemo’ya dair “Kürtler Kürtçeyi Ereb Şemo’dan Öğreniyorlar” cümlesi kitabın başında yer alıyorlar. Ve yine kitabın içinde Şemo’nun “Ben Kürt Dilinin Komsomol’uyum” ifadesine rastlıyoruz ilk başlarda.

Çıkan ilk romanın sosyalizmi örgütlemek ve Kürt halkının sosyalizme örgütlenmesini sağlamak amacıyla kaleme alınmış olması ondan sonra çıkacak kitapların çizgisini de belirlemiş oluyor. Modern Kürt Edebiyatını usta kalemşörlerinden Mehmed Uzun’dan şair Arjen Arî’ye kadar Şemo’dan sonra verilen tüm eserlerde sosyal bir form ya da mesaj eksik olmamıştır. Kürt edebiyat geleneğinin bu köşe taşının sosyalizan yanı “sosyalist gerçekçi” edebiyat geleneğinin de önünü açmıştır.

Kitap bir çobanın sosyalizm fikri ile tanışıp bu fikriyatla birlikte değişen yaşamını ele alıyor. Zaten kitabın kaleme alındığı dönem de benzer şekilde sosyalizm ile taştıktan sonra hayatları değişen halkların dönemidir. “Doğu”da Ermenilerin, Gürcülerin, Türklerin, Farslar ve Kütlerin sosyalizm fikri ile tanışıp ulus mücadelelerinin sosyalizan bir form kazandığı dönemdir. Bu dönemde Kürtlerin kaleme aldıkları tüm eserlerde sosyalizmin etkisi görülmektedir.

Sovyet Sosyalizminin ulusların kültürel kazanımlarına sahip çıktığı, koruduğu ve geliştirdiği o dönemlerde Kürtler kültür sanat alanında epey ürün vermiştir. Ereb Şemo bu öncülüğü ile birçok Kürt çalıştaylarına öncülük etmiş ve birçok kültürel materyali de derlemiştir. Bugün dinlediğimiz birçok ezgiyi, hikâyeyi bu derlemelere borçluyuz.

Yine Şemo, Ermenistan Komünist Partisi’nin Kürt Komitesi’nde çalışmalar yapmış ve Latin harflerinden oluşan (SSCB’de) Kürtçe alfabenin de mimarlarından biri olmuştur. “Kürt romanının babası” Şemo’nun adını SSCB’de yapılan Kürt çalışmalarının hemen hemen hepsinde görmek mümkün.

Bugün geldiğimiz noktada SSCB’nin dağılmasıyla birlikte Kürt kültürü ile ilgili çalışmalar maddi kaynaksızlıklardan dolayı durmuş ya da durma noktasına gelmiştir. Türkiye, Irak, İran gibi yerlerde de bu çalışmalar siyasi otoritelerin izin verdiği, göz yummak zorunda kaldığı, üretilebildiği veya maddi kaynak yaratılabildiği ölçü de devam etmiştir. SSCB’de Kürtçe romanlar diğer Sovyet halklarının dillerine çevrilirken ülkemizde yayınlanan kitaplar yasaklanmış ve toplatılmıştır. Kürt kültürüne dönük çalışmalar için insanların ödün vermek zorunda kaldıkları, Reel Sosyalizmden yoksun bir dönem açılmış oldu.

Bizlere de Kürt tarihinin ilklerinden biri olan ilk Kürtçe romanın yaratıldığı sınıfsız sömürüsüz ortamı geleceğe kopmaz kökler salarak hazırlamak düşüyor.

Kullanılan Kaynak: http://radyo.sol.org.tr/files/programlar/mezopotamya-n-n-sesi-02.08.2012...

[email protected]