Samsun düzen partilerine mahkum değil: İşçilerin 'TEKEL abla'sı, 'Makro abla'sı var...

Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı eğitimci-gazeteci Belma Nur Kartal, CHP ile İYİP'in, AKP ile MHP'nin al gülüm-ver gülüm ticaretine karşı Samsun halkına gerçek bir seçenek sunduklarını belirtiyor. Kentteki toplumsal mücadelelerde her zaman işçi sınıfının yanında durduğunu ve işçilerin 'TEKEL abla'sı, 'Makro Abla'sı' olarak tanındığını vurgulayan Belma Nur Kartal'la Samsun'u, seçimleri ve TKP'yi konuştuk...
soL - Haber Merkezi
Perşembe, 07 Şubat 2019 13:13

Türkiye Komünist Partisi 30 büyük şehir, 51 il merkezinde, çok sayıda ilçede belediye başkan adaylarıyla, hemen hemen her ilçede belediye meclis üyesi adaylarıyla yerel seçimlere katılıyor.

TKP’nin aday gösterdiği büyükşehirlerden biri de Samsun. 

TKP'nin Samsun'da büyükşehir belediye başkan adayı olarak eğitimci-gazeteci Belma Nur Kartal, kentin toplumsal ve sınıfsal mücadelelerinde tanınan bir ismi. İşçilerin "TEKEL abla"sı, "Makro abla"sı olarak bilinip tanınan Belma Nur Kartal'la seçimleri konuştuk...  

Öncelikle kendinizden ve kentle olan bağınızdan bahseder misiniz?

Samsun’da 1964’te İşçi Evleri’nde doğdum. TEKEL, o yıllarda tütün işçilerini taksitle ev sahibi yapardı. Anneanne ve dedem TEKEL işçisi, annem de TEKEL’in çocuk işçilerinden. Babam ise tütün paralarıyla okutulan Türkiye Öğretmenler Sendikası üyesi bir öğretmen.

1969’daki Büyük Eğitim Yürüyüşüne katılan anne ve babamı, Samsun Çarşamba’da ziyarete gelen Fakir Baykurt, o yılların Çarşamba’sında 10-11 yaşındaki Ferhan Şensoy’un öğretmen anne, belediye başkanı babasıyla ailecek görüşmeler, işçi olarak 1973’te Almanya’ya giden annemin babamdan duyduğu TKP’yle tanışması, ülkeye dönüşü…

Bizim Radyo dinlenen gecelerimiz… İlerici Kadınlar Derneği’nin “Kadınların Sesi” dergisinin sorumlusu anne, TKP’li öğretmenlerin Birlik ve Dayanışma üyesi baba… Ve, İLD’li (İlerici Liseliler Derneği) Belma… 12 Eylül’de dergiden ve TKP üyeliğinden yargılandı annem. 12 Eylül sonrası Sosyalist Birlik Partisi Samsun İl Başkanıdır. 

1986’da Edebiyat öğretmeni olarak Şırnak Beytüşşebap’a gittim. OHAL koşullarında ilk ağır cezamı aldım. Çok baskılara maruz kaldım ama ne olursa olsun Beytüşşebap halkıyla birbirimizi sevmekten hiç vazgeçmedim. Samsun’a dönüşte artık evliydim, iki oğul büyüttük eşim ve annemle. Üç dönem Eğitim-Sen yönetiminde bulundum. Öğretmenlerin Dünyası ve Pazartesi dergilerinde yazdım. Emeklilik sonrası 5 yıl soL’da köşe yazarlığı yaparken yerel bir gazetede çalıştım. Halen soL muhabiri ve 13 yıldır TKP üyesiyim.

Samsun'da soL muhabiri olarak biliniyorsunuz. soL gazetesine Kentin Sesi olarak köşe yazıları yazdınız. Samsun'un karakterini nasıl tanımlarsınız? 

“Yaşadığın yere sağır değilsen mutlaka duyarsın, yalnız biraz kulak ver.” Kentin Sesi yazıları böyle ortaya çıktı. Samsun, Mustafa Kemal’in kurtuluş mücadelesini başlattığı kent, Havza’da onunla görüşen Sovyetler'in Anadolu’daki mücadeleye sunduğu maddi manevi desteğin ev sahibi kent.

Tütün diyarı Samsun’da 1887’de kurulan Reji Fabrikası, İstanbul’dan sonra ikinci büyük fabrika. Kavala’dan sonra Samsun Reji işçileridir ilk büyük greve giden.

Tutuklandığında “İşçi hakları ve komünizm için 4 yıl değil idam verseniz vız gelir” diye haykıran TKP’li işçi Boz Mehmet’in 1935’te, tütün işçisi Zehra Kosova’nın 1937’de, tütün işçilerinin ücretsiz avukatlığını yapan Halit Çelenk’in 1948’de yolları bu kentte kesişir. Bir zamanların tütün mitinglerine ev sahipliği yapan, Eti Bakır ve Azot işçilerinin alın teriyle kurulan fabrikaları, işçi direnişleri, grevleri, boykotları olan bir kent. Tarihten bugüne kavgamızın kentidir Samsun.

İşsizlik ve yoksulluğun dibe vurduğu bu kent, bugün şiddet ve uyuşturucu haberleriyle anılsa da ilerici ve aydınlık damarını korumaya çalışıyor. TMMOB’un öncülüğüyle kurulan Samsun Çevre Platformu’nun kentin ranta açılmasına, hukuk, bilim ve kamu yararına aykırı planlanmasına karşı mücadelesi değerlidir. Laik Bilimsel Eğitim Platformu’nun okullara, köylere uzanan aydınlık eli değerlidir. 15 tiyatronun birleşimi Karadeniz’e Kıyısı Olan Kent Tiyatroları Birliği Derneği’nin “Korkuya karşı tiyatro” çalıştayı, eğitim ve eylemleri değerlidir. Samsun Yerel Tarih Grubu’nun kent belleğine dair etkinlikleri, Pera Sanat Akademisi’nin Roman Okuma Kulübü değerlidir.

Samsun’un tarihi Mithat Paşa Lisesi’nin 15 Temmuz’u takip eden aylarda imam hatibe dönüştürülmesine karşı öğrenci ve öğretmenlerle omuz omuza veren, Samsun’un bu ilerici kamuoyuydu. Bugün Samsun Sinema Topluluğu’nun haftalık film gösterimlerini ve birçok yan yana gelişleri düşününce Samsun toplumsal mücadele platformlarıyla oldukça varsıl, aydınlıktan yana üretken bir kent...  

Samsun Karadeniz'in metropolü olarak öne çıkıyor. TKP'nin Samsun'da işçi sınıfı mücadelesinde eskiden beri köklü bir yeri var. Tekel direnişinden bugüne  Samsunlu işçilerin patronların saldırılarına verdiği yanıtlarda komünistlerin rolü ne oldu? Bu konudaki deneyimlerinizden söz eder misiniz?

İşletmeleri, fabrikaları, işçi direnişleri, grevleri, boykotları olan Samsun’un bu belleğinin oluşmasında kavga veren komünistleri var. Tarım arazileri yağmalanıp santrallere peşkeş çekilirken, kentin simgesi tütün yok edilirken, kamu kurumları satılıp işçileri sokağa atılırken, Ballıca Sigara Fabrikası BAT’a peşkeş çekilirken komünistler, işçilerle birlikteydi. Samsun’da en uzun, kitlesel direnişler TEKEL işçileriyle yaşandı. Bu uzun soluklu günlerde tütün işçileri en çok komünistlere güvendi. 1 Nisan 2011’de fabrikadan atılan 120 tütün işçisinin sesi soluğu olduk. Direnişin örgütlenmesine katkı verdik. İşçilerle fabrikada nöbet tutup direnişin kırılmasını engelledik.

Tütün işçilerinin bir işçiyi TKP milletvekili adayı olarak önermesi, TKP’nin Samsun 1. Sıra milletvekili adayı olması, 1 Mayıs 2011’de tütün işçilerinin “İşçi kıyımına son! Boyun eğmeyen BAT mağduru TEKEL işçileri” pankartıyla TKP kortejinde yürümesi az şey midir? Türk-İş’in Ankara’da TEKEL işçileriyle yaptığı 1 Nisan mitingine katıldığı için yargılanan 111 kişiden biri de bendim. 

14 kişinin can verdiği Samsun’daki sel felaketinde halka “Halk düşmanlarının yakasını bırakmayacağız” sözü veren, belediye başkanlarının görevden alınıp yargılanması için binlerce imzayı İçişleri Bakanlığına ileten yine TKP idi. Bu kentte bir bebek açlıktan ölürken “Yoksulluk ve güvencesizlik öldürüyor. Kübra bebeğin katili gerici, piyasacı AKP’dir” deyip tüm kurumlara çağrı yapan, Terme- Sivaslılar köyünün termik santrale karşı verdiği mücadelede köylülerle omuz omuza santrallere karşı miting ve panellerin destekçisi olan yine bizdik.

Dev Sağlık-İş üyesi Gazi Hastanesi taşeron işçileri direnişiyle kesintisiz dayanışma içinde olan, Eti Bakır’da 7 işçinin can verdiği, 12 işçinin yaralandığı iş cinayetinin takipçisi; A-101, Telekom işçileri, opera sanatçıları gibi farklı alanların mücadele ortağıydık.  

Samsun Makro işçilerinin altı aydır sürdürdüğü direnişi ilk günden itibaren bilfiil destekleyip soL aracılığıyla direnişin sesi olduk. O günlerde kurduğumuz Samsun’da sözcülüğünü üstlendiğim Patronların Ensesindeyiz ağıyla marketlerde işçileri direnişe destek vermeye ve örgütlenmeye çağıran da bizdik. Bugün Samsun Makro işçileri dimdik, özgüven ve kararlılıkla direniyorsa bu direngenliğe bizim de katkımız vardır. İşçilerin dün “TEKEL abla”sı, bugün “Makro abla”sı olmak gurur verici bir duygu… Tozlu-Diesre işçileri, bugün PE’nin çağrısıyla bir araya gelip kendi toplantılarını yapabiliyorsa bu, bize duyulan güvenin eseri… Samsun’un yeni arkeoloji müzesinin inşaatında üç aydır ücretlerini alamadığı için şantiyenin tepesine çıkan gurbetçi işçilerin ücretlerini taşeron firma ödemek zorunda kalmışsa bunda şantiye şefinden hesap soran komünistlerin payı var. İktidarın işçi sınıfına saldırıları, hak ihlalleri her geçen yıl şiddetini arttırırken Samsun TKP, kavgamızın kentinde umudun sesi ve örgütleyicisidir. İnat, sabır ve cesaretle…

Samsun'da şu anda nasıl bir yerel yönetim anlayışı var? Büyükşehir ve ilçe belediyelerinde durum nedir?

Bakın 8 yıl önce Canik’teki selde 14 kişi öldü. Savcılık Büyükşehir Belediye Başkanı Y. Ziya Yılmaz, Canik İlçe Belediye Başkanı Osman Genç’in de içinde olduğu sorumlular hakkında soruşturma izni istedi. Ama, son tahlilde bilirkişi raporuyla ölümlerin ihmalden olmadığına hükmedilip takipsizlik kararı verildi. Ölenlerden 5'i TOKİ’nin bodrum katlarında boğulduğu için belediye selden sonra bodrum katlarına oturma iznini kaldırdı. Ranta dayalı kentleşme anlayışı dere yatağını yerleşime açıp insanları öldürdü. Tarım arazileri ve kıyıların yerleşime açıldığı, ormanların yok edildiği, kaçak, sağlıksız yapılaşmanın önlenmediği bir kent yönetimi AKP’nin yerel yönetim anlayışıdır. 

2014 yerel seçiminden önce AKP, Samsun’daki parti örgütünden Büyükşehir Belediyesi hakkında rapor istemiş; AKP’li 4 parti yöneticisi, AKP’li vekil Alev Dedegil’e hitaben bir rapor hazırlamıştı. Raporda, AKP’nin imza attığı yolsuzluklar ve sel felaketinde ölenlerin nasıl hayatını kaybettiğine ilişkin önemli itiraflar vardı. “Sayın Vekilim Alev Dedegil, raporumuzun ana konusu Samsun Büyükşehir Belediyesi üst düzey yönetiminin çıkar ilişkilerini belgelemektir” cümlesi o rapordandır.  Raporda kimlerin adı yoktu ki… Yusuf Ziya Yılmaz’ın kayınbiraderi, İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok’un eşi, ağabeyi… Raporda “Sel felaketinde ölümlerin baş sorumlusu” gösterilen Yusuf Ziya Yılmaz bugün AKP’nin milletvekili. Raporda heyelan alanı arazilerin düşük fiyata alındığı, imara açılıp 34 katlı bina ruhsatı verilmesi de vardı. Sadece bu rapor bile Samsun’da işlerin nasıl yürüdüğünü göstermeye yeter.

Samsun'da halkın bir değişim beklentisi var mı? Buna TKP Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak nasıl hitap edeceksiniz?  

Samsun’da halk, ne İYİP’in kapısına giden CHP’den ne de AKP’nin kapısına giden MHP’den ibaret. Bu halk işsizlik, yoksulluktan kan ağlıyor ve elbette değişim bekliyor. Beklenen değişimin adı ittifak değil ama; iş, ekmek ve insanca bir yaşam! 

CHP, Büyükşehir ve tarihi anlamı olan İlkadım da dahil 8 ilçeyi İYİP’e hediye etti. MHP ise AKP’den sadece 2 ilçe alabildi. Büyükşehir için MHP’den ihraç edilen Erhan Usta bağımsız aday, eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir AKP’nin, eski CHP’li vekil Hayati Tekin ise İYİP’in adayı... CHP, Samsun’u MHP eskisi yeni yetme İYİP’e ikram ederek sağcılık yaptı. Piyasacı her iki ittifakta da birinin varlığı diğerine bağlı...

TKP halka “al gülüm, ver gülüm” ticaretine mahkum olmadığını göstermek için Samsun’un ilerici kamuoyuna devrimci, sosyalist seçeneği sunma sorumluluğu göstermiştir. İlkadım İlçe Belediye Başkan adayımız da tiyatro oyuncusu işçi arkadaşımız Ferdi Ak. Partimiz tüm ilçelerde belediye meclis üyeliklerine de aday gösterdi. Halkın gerçek temsilcilerinin katılımıyla bir yönetimden yana olan herkesi, TKP adaylarına oy vermeye çağırıyoruz.

Komünist bir belediye kamucudur; ulaşımı, suyu, sağlığı, eğitimi halka satmaz. Sporu rantın tekelinden kurtarıp dayanışmacı bir kültürle halkın katılımına açar. Kenti AVM'lere, rezidanslara boğmaz. Komünist bir belediye patronun değil halkın çıkarı demektir.

İnsanın insanı sömürmediği bir düzen mümkündür. Bu, yarının değil bugünün meselesi olduğu için tüm işçileri, emekçileri, aydınları paranın saltanatına karşı düzen partilerinden kopmaya ve umudu güçlendirmeye çağırıyoruz. Oylar TKP’ye, oylar patronların değil işçi sınıfının partisine! Paranın saltanatı varsa halkın TKP’si var!