İstanbul'da 17 yıl sonra gelen indirim

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde Su ve Akbil indirimleri kabul edildi. Rakibinin kazandığı seçimlerin iptalinin ardından 23 Haziran'da yeniden seçime hazırlanan AKP 17 yıldır yapmadığını yapıp zam yerine indirim yapmış oldu. AKP İstanbul adayı Binali Yıldırım, indirimi kendi seçim vaadi olarak sunarken, Ekrem İmamoğlu'ndan indirim politikasının kendi kısa süren "mazbatalı" başkanlık döneminde ortaya çıktığını hatırlatan tepkiler geldi.
soL - Haber Merkezi
Pazartesi, 13 Mayıs 2019 19:34

YSK marifeti ile İstanbul seçimlerinin iptal edilmesinin ardından Birinci Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ başkanlığında toplanan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi’nde, mazbatası iptal edilen kısa süreli eski başkan Ekrem İmamoğlu'nun ulaşımda öğrenci indirimi ile Su fiyatlarında indirim görüşüldü ve bu talepler kabul edildi. İBB Meclisi’nde alınan kararlarla öğrenciler için aylık Akbil fiyatının 40 Lira olmasına karar verildi. Daha önce "Uyuşturucu ile mücadele komisyonunun" kurulması talebini reddeden AKP grubu bu kararından da geri adım atarak komisyonun kurulmasına onay verdi.

AKP İstanbul adayı Binali Yıldırım, daha önce İmamoğlu tarafından yapılmış önerileri kendi seçim vaadi olarak sundu ve "İstanbullulara müjdeli haber:Daha önce söz verdiğimiz gibi; kişi sayısı daha fazla olan hanelerde daha çok indirim olmak üzere, su tüketiminde aylık ortalama yüzde 40 indirim yapılacak. Öğrenci Akbil'i aylık 85 liradan 40 liraya düşürülecek. Hayırlı olsun. #DahaGüzelOlacak" yazdı.

SEÇİMLERİ ONLAR KAZANANA KADAR İPTAL EDEN YSK OLMASA KOMİK BİR DURUM

Sosyal medyada Binali Yıldırım'ın bu manevrası alay konusu oldu.

Öte yandan 31 Mart seçimleri öncesinde oldukça düşük bir motivasyonla seçim çalışmalarını yürüten Binali Yıldırım'ın 23 Haziran seçimlerinde aktif bir çaba içinde olacağı anlaşılıyor. İndirimlerin Ekrem İmamoğlu'na karşı alınmış bir seçim önlemi olduğu çok açık ama Yıldırım'ın "daha güzel" kalıbında sergilediği açık artırma tarzının seçmeni üzerinde etkili olmayacağı ya da ters tepeceği yolundaki beklentiler aynı ölçüde doğrulanmayabilir.

"Sosyal medya yıkıldı" başlıklarıyla muhalif yayın organlarına yansıyan bu tür gelişmelerin, sosyal medyada yarattığı heyecanın aksine AKP tabanını rahatlatma potansiyeli pek dikkate alınmıyor. Oysa İstanbul seçmeninin (özellikle AKP'den uzaklaşmaya başladığı varsayılan kesimin) pragmatik yapısı nedeniyle, komik ve tutarsız olduğu çok açık olan bu tür uygulamalara beklenmedik şekilde AKP'ye yeniden yaklaşarak yanıt vermesi mümkün.

Binali Yıldırım'ın 31 Mart öncesinde de en büyük kozu olarak sahaya sürdüğü "iktidarı elinde bulunduran partinin istediğini daha kolay yapacağı" önermesi de bu tür adımlarla güç kazanıyor.