Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mansur Yavaş'ın seçimlere girmesinin bedelini Ankaralılar öder

Cumhurbaşkanı Erdoğan katıldığı televizyon programında, 'Mansur Yavaş, seçimlere girebilse dahi, seçimden sonra bunun bedelini kendisi ödeyeceği gibi bedelini Ankaralılara da ödetme durumuna düşürür' diyerek Ankaralıları uyardı.
Pazartesi, 18 Mart 2019 21:58

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ülke TV-Kanal 7-TVNnet ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Mansur Yavaş hakkındaki 'sahte senet' iddiası

Mansur Yavaş, seçimlere girebilse dahi, seçimden sonra bunun bedelini kendisi ödeyeceği gibi bedelini Ankaralılara da ödetme durumuna düşürür.

Burada iki aday yarışıyor. Birisi Yavaş. Ama bir diğeri Mehmet Özhaseki. Bunları benim partilim olduğu için söylemiyorum. Futbol takımı tutar gibi siyasi parti tutmamak gerekiyor. Bu zat zaten yuvarlanıyor. Kökeni MHP'li. Geldi CHP'den iki kez girdi, kaybetti.

Özhaseki 5 dönem Kayseriyi yönetti. Kayseriyi nereden aldı, nereye getirdi. Bu çok önemli. Bunun dışında ben tabii orada 5 dönem yapınca seni Ankara'ya almamız lazım. Ve Mehmet Bey'i yanıma aldım. Milletvekili oldu. İlk etapta kendisini Çevre ve Şehircilik Bakanı yaptık. Bu bakanlığın da belediyelerle ilgili bir çok işlevi var. Mehmet Bey de bu işlerde işi çok iyi bilen bir arkadaşımız. Bu arada tabii Mehmet Bey'in üzerine çok önemli bir yük de yıktık. Güneydoğu çukurlarla aşılmıştı. Terör örgütü çukurlarla delik deşik etmiş. Bitişik nizam evlerde de apartmanlar aşağıdan tünellerle birbirine bağlanmıştı. Mehmet Bey'e bunları yıkmamız lazım dedim. Buradaki insanlara biz konutlarını yapıp vereceğiz." 

Erdoğan, Yeni Zelanda'daki saldırıya ilişkin soru üzerine şunları kaydetti:

"50 Müslüman orada şehit ediliyor, bunların cezası, azami 15 yıl olacak. Böyle bir şey olabilir mi? Bu kabul edilebilir mi? Bu olayda Avrupa'nın sesi çıktı mı? Hayır. Batı medyası işi tamamen sinsice götürüyor."

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

— (Beka meselesi) Ben milletimin beka meselesine nasıl baktığını ifade etmekten öte beka meselesinin ne olduğunu millete anlatmamız lazım. Roketlerle, havanlarla yapılan saldırılar bizim beka meselemiz değil mi? Yüzün üzerinde şehidimiz var. Bunları beka meselesi olarak görmeyeceğiz de neyi göreceğiz?

— Afrin'in gerçekten zaferini yazan Mehmetçiklerimize şahsım, milletim adına, en üst takımdan en alta kadar hepsine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu millet onlarla beraber daha çok zaferler yazacaktır. Afrin'den ve Cerablus'tan yarma harekatımızı gerçekleştirmemiş olsaydık, güneyimiz tamamen teröristler tarafından işgal edilmiş olacaktı.Benim güvenli bölge ifadem buradan kaynaklanıyor. Bu güvenli bölgeyi ilan eder müşterek bir hareket içerisine girersek buraları biz teminat altına almış oluruz.

— Meydanlarda dev ekranlara bunların bazılarını getiriyorum. Mesela bir kadın var, "Biz sırtımızı YPG'ye' dayadık" diyor, bu çok manidardır. Bunlar beka meselesi olmaz mı? Bir diğeri savaş çağrısı yapıyor.