Yiğit Bulut’tan göz yaşartıcı yetenek

AKP’nin kadrolu gazetecilerinden Yiğit Bulut, İstanbul’da Mimar Sinan Camisinin açılışında katıldığı canlı yayında, sorulan her soruyu laik-kemalist-cumuriyetçi vesayetine ve dindarlara yapılan baskılara bağlamayı başararak olağanüstü bir yetenek sergiledi. Şimdi kamuoyunda “bu nasıl ezberdir” sorusu gündemde.
Perşembe, 26 Temmuz 2012 14:10

İstanbul Ataşehir’de inşa edilen Mimar Sinan Camisi, büyük bir tantana ve şaşalı bir törenle açıldı. Fakat açılışa damgasını vuran olay, Kanal 24 ekranlarında izlenen Yiğit Bulut’un sözleri oldu. Genel Yayın Yönetmeni olduğu kanala “görüş açıklayan”, soruları bizzat yazarak muhabirin eline verdiği anlaşılan ve her fırsatı AKP’ye tapınmak için değerlendiren Bulut, yetenek yarışmalarında bile görülmeyen bir ezber becerisine sahip olduğunu kanıtladı.

"Cami çok ihtişamlı, ama bize çok baskı yaptılar"
Yiğit Bulut mikrofon kendisine uzatılır uzatılmaz olağanüstü ezber yeteneğimi icra etmeye başladı ve caminin ne kadar ihtişamlı olduğunu “geldiğimden beri çevresinde dolaşıyorum” sözleriyle ifade ederken, mimari konusundaki birikimi de şu şekilde gösterdi: “Her şeyiyle modern olmuş, otoparkıyla, girişiyle çıkışıyla, otoparkıyla, asansörüyle, ihtişamıyla Anadolu yakasının ihtiyacı olan bir camiydi bu”.

“Cumhuriyet’ten sonra göze çarpan çok büyük eserler yapamadık. Şimdi Cumhuriyet’in bizim izlerimizi taşıyan, bizim kültürümüzü taşıyan, bizim geçmişten getirdiğimiz özü taşıyan, sentezi aktaran eserler vermeye başlaması çok önemli bence” sözleriyle açıklamasına devam eden Bulut, Çamlıca’ya yapılması planlanan cami projesine de açıklık getirdi. Bulut, Çamlıca camisi ile ilgili endişelerin kaynağı olan konuya da değinerek, Çamlıca’da ilk defa kabuk teknolojisinin kullanılacağını ve üzerinin titanyumla kaplanacağını açıklayarak kamuoyunu rahatlattı.

"270 araçlık otoparkı test ettim, ama bize çok baskı yaptılar"
“Bütün bunlar 1938’den sonra, yani İnönü’den sonra ortaya çıkan, kendini özünü inkar eden, geçmişini inkar eden, kendi değerlerini inkar eden yapının bozulması ve artık kendi özüne, değerlerine, geçmişine sahip çıkan, böyle bir sentez üreten, mimari eserler üreten bir noktaya doğru gittiğini görüyoruz. Bence Türkiye adına çok sevindirici bir gelişme.”

270 araçlık otoparkı test ettiğini açıklayan Bulut, “dediğim gibi, biz hep 1948, 1936, 1940’lar sonrası ortaya çıkan o baskıcı dönemde eser üretemediğimiz o yapıyı şimdi üzerimizden atıyoruz, özümüzü inkar etmiyoruz” dedi. Ülkede mimarinin gelişmesinin nedenlerini açıklığa kavuşturan Bulut, “bu ülkede, hatırlayın, biz kendi vatandaşımızı bölücü, mürteci diye damgaladık, bunun üzerine siyaset yaptık, bunun üzerine Milli Güvenlik Strateji Belgesi yazdık, hiç bunları yapmaya gerek yoktu, ama bize öyle bir baskı yapıldı, öyle bir politika uygulandı ki, biz özlerimize dönemedik, geçmişimizi göremedik. Gerçekten çok güzel bir eser” sözleriyle uzun yıllardır gizemini koruyan mimari sorunlarına da çözüme kavuşturmuş oldu.

"Çamlıca’ya da Taksim’e de cami gerek, ama bize çok baskı yaptılar"
Çamlıca’ya yapılması planlanan cami hakkında da görüşlerini kamuoyuyla paylaşan Bulut, kimsenin apartmanlara ve evlere ihtiyaç olup olmadığını sorgulamadığını, fakat cami gündeme geldiğinde ihtiyaç olmadığının söylendiğini ifade etti.

Çamlıca projesini eleştiren basın kuruluşlarının uzantısı olan inşaat şirketlerine de dikkat çeken Bulut, “ne demek ne gerek var, manevi ihtiyaçlarını nerede karşılayacak insanlar, insanlar şu camiye baktığı zaman bile huzur bulacak geçerken, neye bakacak, yüksek apartmana mı bakacak, otoyola mı bakacak, elektrik direğine mi bakacak” dedi. Fakat Mimar Sinan Camisi TEM otoyolunun kıyısına inşa edildiği için, insanların geçerken camiye bakıp huzur bulması gerektiğini söyleyen Bulut’un, trafik kazalarında ani artışlara neden olacak bir açıklamada bulunduğu yönünde endişeler söz konusu.

Bulut, ayrıca, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin, buradaki insanların yüzde doksan dokuzunun Müslüman olduğunu biz yıllarca baskı sonucu simgeleyemedik. Dolayısıyla da buna da ihtiyaç var, Çamlıca’da da ihtiyaç var” sözleriyle ekran başındakilere de duygulu anlar yaşattı.

“Türkiye’ye, İstanbul’a gelen bir adam diyecek ki, burada Ayasofya, burada Süleymaniye, burada Topkapı Sarayı, burada cumhuriyetten sonra yapılmış Çamlıca camisi, cumhuriyetten sonra yapılmış Mimar Sinan camisi, bunları söylemeleri, bunları anlamaları gerekiyor” sözleriyle, Türkiye’ye gelen adamların yıllardır anlamamakta ısrar ettikleri gerçekleri dile getiren Bulut, “bize o kadar baskı yaptılar ki, biz Osmanlı’dan sonra bir mimari fikir geliştirememişiz, çünkü ona fırsat verilmemiş” dedi.

Yeteneği ile göz kamaştıran Bulut, Taksim’e de cami yapılmasının zorunlu olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Taksim’de çok güzel bir kilise var, çevresini dönerci büfeleriyle kaplamışlar, yapın Taksim’e camiyi, kilisenin çevresini de yıkın, size dünyanın en büyük meydanlarından biri çıkıyor, bir cami karşısında bir kilise, işte bu toprakların sentezini anlatıyor bu”.

Sentezden ne anladığı konusunda beliren kafa karışıklığını ortadan kaldırmak isteyen Bulut, “bu toprakların sahibi biziz, ama onların varlığından kompleks duymuyoruz, biz güçlüyüz, toprağı kontrol ederiz, burada onlara yaşam şansı veririz” sözleriyle endişeye mahal olmadığını ilan etmiş oldu.

Açıklamalarında Amerikan mimarisine ve Amerika-Fransa tarihine de değinen Bulut, Özgürlük Heykeli’nin aslında Amerikalılar tarafından yapılmadığını, Fransızlarca hediye edildiğini açıklayarak ağızları açıkta bıraktı. Yiğit Bulur, ayrıca, “Amerika’ya gidiyorsunuz, Özgürlük Heykeli sizi karşılıyor, ne sembolü, Fransızlar yaptı verdi, ama bütün dünya 200 yıl bunu konuşuyor, bizim de sembollerimiz olması gerekiyor, sembolleri bastırarak yasaklamazsınız, Boğazın girişine de cami yapılır, Boğazın girişine de gerekirse Türk ve İslam coğrafyasının sembolleri inşa edilir, ama burasının Türk toprağı, burasının İslam toprağı olduğunun ortaya çıkması için bu eserleri vermemiz gerekiyor” sözleriyle mimari projelerin planlamasında başvurulacak başlıca kriteri de açıklamış oldu.

"Saygılar başbakanım, ama bize çok baskı yaptılar"
Hiçbir fırsatı kaçırmamak için eğitilen Yiğit Bulut, cami mimarisi konusundaki açıklamalarının ardından sözlerini şöyle sonlandırdı: “Tabi son bir not düşeyim, Rusya Esed’in çekilebileceğini ima etmeye başladı, bu da Türkiye’nin çok büyük bir stratejik başarısı olarak önümüze çıkıyor, iki gün önceki Rusya seyahati, iki gün sonra gelen bu açıklama, siyaset yapmayalım dedik ama bunu da Türk kamuoyu çok iyi sorgulasın”.

(soL - Haber Merkezi)