Yazıyooor! 'Taraf' anayasa yazıyoor!

Taraf gazetesi Anayasa tartışmalarının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte, sayfalarında Sivil Anayasa Forumu başlattı. Gelen öneriler, bağımsızlığı, laikliği tümüyle silmek yönünde.
Salı, 05 Mayıs 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Yeni Anayasa hazırlıklarının tekrar gündeme gelmesiyle birlikte basında da konuya ilişkin tartışmalar yoğunlaştı. Taraf çeşitli yazarlarla oluşturduğu "Taraf Sivil Anayasa Forumu'nu" başlatırken, gazetede haftalık süren toplantılarla, bir sivil anayasa önerisinin oluşturulacağı ifade edildi.

Taraf gazetesi de oluşturduğu forum ile yeniden gündeme gelen Anayasa tartışmalarına katılacağını açıklayarak, her hafta hukukçu, siyasetbilimci, iktisatçı ve gazetecilerin katkısıyla bir tartışma yürüteceğini ifade etti. Yasemin Çongar ve Turgay Oğur'un koordine ettiği Taraf Sivil Anayasa Forumu'nun ilk tartışması gazetede yayınlandı. Çongar ve Oğur foruma ilişkin yazdıkları giriş yazısında, "Taraf, Türkiye'nin sivil bir anayasaya kavuşmasını istiyor ve bunun kısmî değişikliklerle değil, topyekûn bir yenilenmeyle mümkün olacağına inanıyor. Bu bakışla, sivil, demokrat, Türkiye'nin gerçeklerini yansıtan ve Türkiye'yi evrensel değişime uyum gösterme çabasında frenlemeyen, aksine önünü açan yeni bir anayasa için çalışma başlattık" dedi. Foruma, Serap Yazıcı, Ergun Özbudun, Mustafa Erdoğan, Murat Belge, Mehmet Altan, Etyen Mahçupyan, Ali Bayramoğlu ve Mithat Sancar'ın katılacağı belirtildi.

Gazetenin yayınladığı ilk hafta tartışmalarında, kısmi değişiklikler yerine, toptan bir Anayasa yapma düşüncesi öne çıkarken, tartışmaya katılan Yazıcı, "Ben şu andaki tabloyu kısmen tansiyonu düşürmeye yönelik bir politika gibi görüyorum ve isabetli bulmuyorum" değerlendirmesine yer verdi. Özbudun ise konuya ilişkin olarak, "Ben anayasa projesinin bir bütün olarak, tamamen demokratik ve insan haklarına dayanan bir felsefe ile ele alınmasını istiyorum...Kısmî bir anayasa değişikliğinin bizi temel amaçtan, temel hedeften uzaklaştırması sakıncası var" dedi. Hukukçu Erdoğan ise yaptığı açıklamada, "Bugün baştan başa iyi bir anayasa yapmaya ihtiyacımız olmasının en temel nedeni, Türkiye'de iktidar kaynağının halk olduğunu açık seçik biçimde teyit etmemiz gereğidir" derken, sözlerini şöyle sürdürdü: "Keza Anayasa'nın felsefesiyle ilgili özellikle başlangıçta ifadesini bulduğu şekliyle, çoğulcu, demokratik, özgürlükçü bir toplum anlayışı olmadığı konusunda herkes mutabık. Bu da değiştirmeyi zorunlu kılan bir nokta." Erdoğan 22 Temmuz 2007 seçimlerinin de, bir tür anayasa oylaması olduğunu belirterek, "Bu seçimler toplumun askerî vesayete açıkça verdiği bir cevaptır" dedi.

Anayasayı kim yapsın?
Taraf sayfalarındaki tartışmalarda öne çıkan bir başka nokta da yeni anayasayı kimin yapması gerektiği olurken, gazeteci Altan konuya ilişkin olarak, "Seçilmiş bir hükümetin yeter çoğunluğu oluşturduğu bir parlamento bal gibi her türlü anayasa değişikliği yapar. Zaten bunu yapacak başka da bir irade yok" değerlendirmesinde bulundu. Altan da mevcut anayasanın toptan değişmesi gerektiğini söylerken, "Peki, neden bu kısmî değişiklikler yetmez? Birincisi, 1982 ile 2009 arasında önemli bir temel değişim oldu. Bir ulus devlet, bir milli devlet, bir askerî darbe anlayışı etrafında oluşturulan Türkiye'nin yerini bugün AB ile müzakere eden bir Türkiye almıştır. Biz ulus-devlet anlayışından ulus ötesi, ulus üstü devlet anlayışına geçmeyi daha önce kabul etmiştik. Şimdi fiilen bunun sürecini başlatmış bulunuyoruz" dedi. Yazıcı, yapılacak yeni anayasanın bir Kurucu Meclis tarafından yapılması gerektiğini ifade ederek, "Anayasanın değişmezlik izafe edilen maddeleri, dolayısıyla dördüncü maddenin yarattığı problemi aşabilmemiz için mutlaka kurucu meclis yetkileri ile donatılmış bir meclise ihtiyacımız olduğu kanısındayım" görüşünü savundu. Özbudun ise konuya ilişkin olarak, "Ben normal seçilmiş bir yasama meclisinin dahi kendisini kurucu meclis ilan edip ilk üç maddeyle de bağlı olmaksızın, serbestçe bir anayasa yapabileceğine kaniyim" değerlendirmesinde bulundu.

Altan neredeyse AB yapsın diyecek!
Taraf gazetesinin forumunda yapılan tartışmalarda, foruma katılanların değişmez maddelere ilişkin olarak değerlendirmeleri de yer alırken, Altan, "Dibacesinin (başlangıç kısımı) aynı kalması halinde bile bu Anayasa'nın tümünü değiştirseniz gene de ruhunu değiştiremezsiniz" şeklinde konuştu. Altan'ın yaptığı açıklamalarda şu değerlendirmesi ise dikkat çekti: "Değiştirilemez maddelerin olmasının iki problemi var. Birincisi topumu değişmez kabul ediyorsun. İkincisi bu anayasayı dünyadaki gelişen literatürden koparıyorsun. İki örnek verebilirim. Burada şahıs ismi geçiyor. Dünyada bir Humeyni adı İran Anayasası'nda geçer, bir de Kim il-Sung'un adı Kuzey Kore Anayasası'nda geçer. Türkiye'nin benzemek istediği ülkeler Kuzey Kore ve İran mı?" Altan'ın konuya ilişkin tartışmalarda kullandığı çarpıtıcı dil öne çıkarken, hazırlanılacak Anayasada bütün herkesi kapsayacak ortak noktanın AB olduğunu öne sürdü ve şöyle konuştu: "AB'nin yaptığı bir anayasa var. Onun içinde bir temel haklar şartı var. Biz çok dağılmadan, işi kavgaya dönüştürmeden AB üstünden gidersek bunu istismar etmeye çalışan statükocuların daha fazla güç kaybedeceğini düşünüyorum. Hem de daha çok mesafe alacağımızı düşünüyorum."

Özbudun ise değişmez maddelere ilişkin olarak, "Başlangıç tamamen ideolojik bir metin. Biz laik cumhuriyete elbette karşı değiliz. Ama bir defa milli iradenin dışında bir gücün bir takım maddeleri kendine göre değişmez ilan etmesine karşıyım" derken, Erdoğan ise bu maddelere ilişkin olarak şu değerlendirmede bulundu: "Değişmez maddelere gelince. Bu ahlâki olarak temel bir sorundur. Bir kuşağın kendinden sonra gelecek kuşakların hangi ilkeler etrafında birarada yaşamayı tercih edeceklerini değişmez bir şekilde ila nihayet belirlemeleri kabul edilecek bir şey değil."

"AKP Anayasası"ndan manzaralar