Pazar, 12 Temmuz 2009 - 07:30
YazdırYazdır Arkadaşına gönderArkadaşına gönder

Vakit provokasyonunda kan dökülecekti


Vakit gazetesinin internet sitesi Habervaktim'de günlerdir provokasyon amaçlı haber manşette tutuluyordu

Vakit gazetesinin günlerdir yürüttüğü provokasyonun ardından İstanbul Alperen Ocakları, başkanları Mustafa Kayatuzu önderliğinde İdil Biret'in Topkapı Sarayı'ndaki konserine saldırdı.

soL (HABER MERKEZİ) Vakit gazetesinin internet sitesinde günlerdir Topkapı Sarayı'nda yapılacak olan İdil Biret konserine yönelik yürütülen provokasyon sonuç verdi. Konsere saldıran Alperen Ocakları üyeleri, tekbirler eşliğinde zorla konser salonuna girmek istediler. Polis tarafından engellenen saldırganlar, konserin afişlerini yaktıktan sonra Topkapı Sarayı'nın girişinde yere serdikleri bir Türk bayrağı üzerinde namaz kıldılar. Konserin dağılmasını bekleyen saldırganlar, bu kez de sarayın Gülhane çıkışından çıkmakta olan izleyicilere saldırmak için harekete geçince nihayet polis tarafından dağıtıldılar.

Eylem İstanbul Alperen Ocakları Başkanı Mustafa Kayatuzu tarafından yönetildi. "Kutsal emanetlerin yer aldığı Topkapı Sarayı'nda bu konsere izin veren yetkilileri kınadıklarını" söyleyen Kayatuzu, konseri de "hayasızlık ve terbiyesizlik" olarak niteledi ve emrindeki kitleyi provoke ederek konsere saldırttı. Eylemde, ne yönettiği kitleyi provoke edip bir linç güruhuna dönüştüren Kayatuzu, ne de vatandaşları linç etmeye çalışan saldırganlardan herhangi biri gözaltına alındı.

Saldırganların linç girişimini "Doğu Türkistan'da yaşanan ve Uygur Türklerinin katledildiği olaylara rağmen Kutsal Emanetler'in bulunduğu Topkapı Sarayı'nda içkili konser düzenlenmesi" ile gerekçelendirmeleri ise, Sincan'da yaşananların Türkiye'ye yansıtılış biçiminin faşist provokasyonlara nasıl zemin hazırladığını göstermiş oldu.

Günlerdir süren provokasyon
Vakit gazetesinin internet sitesi olarak hareket eden Habervaktim isimli sitede günlerdir "mukaddes avluda şarap küstahlığı" başlıklı haber manşette tutuluyordu. Fahrettin Dede imzalı ve "mukaddes yerde içki su gibi akacak", "rezalete D tipi sponsor" gibi ara başlıklarla verilen haberde açıkça konsere yönelik provokasyonlar yer alıyor, haberin altındaki okuyucu yorumları bölümünde de "sadece avlu mu mukaddes? vatan toprağı mukaddes değilmi? ülkede içki içilmesi ve satışı yasaklanmalı. şeriat derhal ilan edilmeli" gibi sayfalarca yoruma yer veriliyordu.

Dolayısıyla yaşananların anlık bir şey olmadığı, Vakit gazetesinin bir başka provokasyonunun sonucu olduğu açıkça görülüyor. Daha önce benzer provokasyonlar sonucunda hedef gösterdiği insanların öldürülmesine neden olan Vakit gazetesinin hiçbir yaptırıma tabi tutulmuyor olması da dikkat çekiyor.

Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

!!!

Bu haberi ilk duyduğumda bunları,bu zihniyeti durdurmak lazım dedim.Birde o topkapı sarayında hiç şarap içilmemiş gibi muamele yapmak ne kadar salakça.Padişahların kaç tanesi içmiyor du acaba?

gericilikle mücadele

sivas ta yakanlar iktidarda iken gericiliğin provasını sivas ta yapanlar her türlü provakasyona hazır olduklarını birkez daha göstermiş oldular.Cesaretleri ülkemizin halkının örgütsüzlüğünden gelmektedir.Aydınlanmacı İlerici toplumcu bir dinamiğin zayıflığıdır onlara bu cesareti veren..Gericilikle mücadele memleket topraklarına sağlam basmadıkça bu provakasyonların devamı gelecektir.

Gericiliğin mantığı(!)

Gericilerin mantığı(!) inanılır gibi değil. Bunlara göre içki içmek günah, ama tek amaçları bir konser dinlemek olan masum insanlara saldırmak günah değil! Bunlar sadece kendilerini ''günahtan uzak tutmakla'' yetinmiyor, diğer insanlara karışma hakkını da kendilerinde görüyorlar. Başka insanlara da karışıp müdahele etmek, islamcıların kurtulamadıkları bir hastalık. Eleştiriye, sorgulamaya zaten tahammülleri yok ama farklı olana saygıyı da bilmiyorlar. Fakat lafa gelince ''Osmanlı'nın eşsiz hoşgörüsü''nden dem vurmasını bilirler.
Ne diyelim, tabiat ana akıl fikir versin.

Egenekon'dan F Tipi Örgütlenmeye

NATO stay behind örgütlenmesi uzman gözüyle incelendiğinde Komünizmle Mücadele Dernekleri'nin devamı olarak MHP ve Ülkü Ocakları'nın görevlendirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu bedire içinden geçmiş olan Devlet Bahçeli yeni görevlere engel olunca kanca eski kadrodan Muhsin Yazıcıoğlu'nun önderliğindeki BBP ve Alperen Ocakları'na tevci edilmişti. BBP ve AO Çeçen meselelerinde elinden geleni ardına komayınca denetim altına alındı. M.Yazıcıoğlu her ne kadar son dönemde oyun bozan açıklamalar yaptıysa da bu yoladan dönen hakkında Alparslan Türkeş'in vermiş olduğu talimat gereği "doğal bir kaza" sonucu aramızdan ayrıldı! "Mankurt"lar, başsız kaldı. Bzi bu filmi 12 Eylül öncesi görmüştük. Ama şimdi senaryo bir başka türlü işliyor. Devrimci medyanın görevlerinden biri ayrıntıları açıklamak...

DURDURUN

Bu Vakit gazetesinin ne ilk nede son provokasyonu, gericilik ve milliyetçiliğin bu kadar açık saldırıda bulunmasında cesaret veren bu kurumun hala ayakta kalmasını kınamak sadece yetmiyor bunun yanında mücadele edilmelidir. Yani kısacası bu ülkenin aydınlık ve ilerici yurttaşlarına bir çağrı: "DURDURUN" bu gidişatı...

amaçları sivas'ta olduğu gibi

amaçları sivas'ta olduğu gibi katliyam yapmak.

Ekler

İletişim: habermerkezi@sol.org.tr - sol@sol.org.tr