Sayfa yolu
Muğla'da da suçluyu buldular!
Yayın Tarihi: 14.05.2010 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:09
Muğla'da 11 Mayıs Salı gecesi başlayıp iki gün boyunca devam eden, bir öğrencinin ateşli silahla ağır yaralandığı, 73 kişinin de gözaltına alındığı olayların boyutları, hükümet ve devlet kurumları tarafından azaltılmaya çalışılırken, yandaş medyada da spekülatif haberciliğin yeni örneklerine rastlandı.
Olaylarda polis tarafından gözaltına alınanların saldırıya uğrayan Kürt öğrenciler olması tepkileri de beraberinde getirirken, çeşitli kesimlerden tepki ve uyarı açıklamaları yapıldı. Bu açıklamalar gerçeklere işaret ettiği halde görmezden gelinirken, yandaş medyada Kürtlere yapılan saldırıların temelinde "provokasyon" yattığı iddiaları işlenmeye başlandı.
Zaman "provokasyon" peşinde...
Zaman gazetesinin dünkü baskısında çıkan "Faili meçhul kurşun, Muğla'yı karıştırdı" başlıklı haberin spotunda, "Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, 'provokatörlerin yeni hedefi üniversiteler' istihbaratı doğru çıktı. Bir süredir şehit cenazelerinde kurulan kirli tezgâh, şimdi de üniversitelerde sahneye konuldu" ifadelerine yer verildi.
Spotta işaret edilen "provokatörler"le kimlerin kastedildiği, "provokasyon"un neyi hedeflediği ise haber metninde yer almadı. MHP'yi ve ülkücüleri koruyan bir dil tutturulan haberde, Kürt öğrencilere yönelen şiddettin boyutları hafife alınırken, MHP İl Binası'nın taşlanması, bir-iki otomobil ile bir-iki iş yerinin maddi hasar görmesi öne çıkarıldı.
Haberde, Muğla İl Emniyet Müdürü Kadir Ay'ın, olay yerinde 7,65 milimetre çapında bir adet boş kovan bulunduğu, olayda yaralanan genci polisin vurduğu iddialarının doğru olmadığı yönündeki açıklamalarına ve "bulunan kovan polisin üzerindeki şüpheleri büyük oranda ortadan kaldırıyor. Yapılan incelemede suçlunun polis olduğu da ortaya çıkarsa onun da gereği yapılır" ifadesine yer veren Zaman, polisi de akladı.
Yine "Ergenekon" şablonu
Zaman, bugünkü baskısında yer alan "Vali Altıparmak, provokasyona işaret etti: Olayların içinde Muğlalı yok" başlıklı haberinde ise dün işaret ettiği "provokasyon"un ne olduğuna "açıklık getirdi". Haberde, "şehirdeki genel kanaatin, öğrencilerin kışkırtıldığı yönünde olduğu" dile getirilirken, "bu çerçevede bir sivil polisin adı gündeme geldi. İddialara göre arkadaşları arasında 'Derin' lakabıyla tanınan ve 12 yıldır Muğla Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapan G. adlı polis, olaylarda aktif rol aldı" denilerek tüm gelişmeler sadece tek bir kişiye mal edilmeye çalışıldı.
Zaman, yandaş basının diğer üyeleri gibi, neredeyse her türden olayı "açıklamak"ta kullandığı "Ergenekon" şablonunu Muğla'daki olaylara da uyguladı. Haberde, G. adlı sivil polisin, "sağ ve sol gruplarla sürekli temas halinde olduğu, onlarla görüşmek için özel bir telefon kullandığının Emniyet içinde de dile getirildiği" ifadeleri yer aldı.
"Türkü bardan çıkan sol görüşlü kız öğrenciler..."
Zaman gazetesinin Muğla'daki olayların nedenlerine ilişkin bilgi verirmiş gibi davranıp fırsatını bulmuşken sola saldırmayı da ihmal etmediği bugünkü haberinde yer alan, "Muğla'da salı gecesi başlayan kavgayı, Akyol Mahallesi'nde 'kızlara laf atılması' başlattı. Edinilen bilgiye göre sol görüşlü iki kız öğrenci, saat 01.30 civarında bir türkü bardan çıkarak yurtlarına doğru yürüdü. Bu sırada 1,75 metre boylarında bir genç, kızların peşine takıldı. Bir süre sonra iki kişi daha geldi. Kızları rahatsız eden üç gence sol görüşlü erkek öğrenciler müdahale edince kavga çıktı" ifadeleri dikkat çekti.
Haber boyunca bilinçli bir özensizlikle, ülkücülerin ve polisler tarafından saldırıya uğrayıp göz altına alınanların kimi zaman "Kürt" kimi zaman da "solcu" olduklarının yazıldığı görüldü.
Zaman'ın ülkücü kardeşliği
Zaman gazetesinin Muğla'daki olaylara ilişkin haberciliğinde öne çıkan noktalardan biri, ülkücüleri koruyan, MHP'yi olayların gelişimine ilişkin herhangi bir suçlamadan uzak tutmayı gözeten tarzı oldu.
Muğla'daki olaylara ilişkin pek çok kesimden, Muğla Üniversitesi öğrencilerinden, sendikalardan yapılan açıklamaları görmezden gelen, BDP'den yapılan açıklamaları da sansürleyen Zaman, dün yayımlanan "Faili meçhul kurşun, Muğla'yı karıştırdı" ve bugün çıkan "Vali Altıparmak, provokasyona işaret etti: Olayların içinde Muğlalı yok" başlıklı haberlerinde MHP İl Başkanı'nın konuşmasına yer verdi.
Olaylar sırasında MHP İl Binası'nın taşlandığını vurgulayan Zaman, yaralı öğrencinin İzmir'e sevk edilmesinin ardından, aralarında üniversite öğrencilerinin de bulunduğu grubun MHP İl Binası'na yürümek istediğini fakat polis izin vermeyince oturma eylemi yaptığını yazarken, MHP'yi neden protesto etmek istedikleri konusunda gruptan birine söz vermek yerine sadece MHP Muğla İl Başkanı Mehmet Korkmaz'ın "her olayda bizi sokağa çekmek istiyorlar ama sağduyulu yanaşıyoruz'' ifadelerine yer verdi.
Yeni Şafak'tan "suç aleti" haberi
Yeni Şafak gazetesi ise yaşanan olaylarda Kürt öğrencilerin haksızlığını kanıtlama çabası içine girdi. Dün gün içinde gazetenin internet sitesinde yayımlanan "Polise atmak için beş çuval taş bulundu" başlıklı haberde, "Muğla'da dün yaşanan olayların ardından güvenlik tedbirlerini artıran polis ekipleri, polise atmak amacıyla tarlalardan toplandığı önü sürülen 5 çuval taş buldu" denildi.
155 Polis İmdat Hattı'na vatandaşlardan gelen "bir grup genç tarlalardan taş topluyor" ihbarı yapıldığı iddia edilen Yeni şafak haberinde, çevik kuvvet ekiplerinin "taş toplayan" gençleri yakalamak için harekete geçtiği, "olay yeri" olarak belirtilen tarlaya gelen polisleri görerek kaçan gençlerin geride bıraktığı ileri sürülen beş çuval taşın, çevik kuvvet tarafından Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğü ifade edildi.
Ülkücülere Yeni Şafak'tan da koruma
Yeni Şafak, bugünkü baskısında sadece, olaylarda payı bulunan Emniyet'in İl Müdürü'nün ve YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın beyanlarına yer verirken, "Gündem" sayfalarında yer alan bir başka haberde, Eskişehir'de dün yaşanan bir olayı duyurarak Muğla'daki Kürt öğrencilerin "haksızlığı"nın genel bir olgu olduğunu kanıtlamaya çalıştı. Cihan Haber Ajansı (CHA) kaynaklı söz konusu habere atılan "BDP'li öğrenciler polise saldırdı" başlığındaki provokatif ve hedef gösterir tarz, haber metninde de tekrarlandı.
"Eskişehir'de Osmangazi Üniversitesi Kampüsü yanındaki Kredi Yurtlar Kurumu'na ait Dumlupınar Üniversite Yurdu önünde öğrencilerin kavga edeceği ihbarını alan polis, söz konusu yere gitti. Yurdunun önünde toplanan ve BDP'li oldukları belirlenen 30-40 kişilik grup bölgeye gelen sivil ve resmi polis ekiplerine taşlarla saldırmaya başladı. İçlerinde öğrenci olmayanların da bulunduğu belirlenen grubun taşlı saldırısı sonucu biri sivil iki polis memuru yaralandı" ifadelerinin yer aldığı Yeni Şafak haberinde, CHA dışındaki kimi haber kaynaklarında karşıt grubun ülkücüler olduğu belirtildiği halde bu bilgiye yer verilmezken, BDP'li öğrenciler öne çıkarılarak hedef gösterildi.
Zaman'da çıkan aynı konulu haberde ise Eskişehir'de "polise taş atan" öğrencilerin BDP'li oldukları bilgisine "aralarında PKK sempatizanlarının da olduğu" iddiası eklenirken, üniversite yurdu içindeki "karşıt grup"un ülkücüler olduğundan yine bahsedilmedi. "Eskişehir'deki MHP'li yetkililerin muhtemel provokasyonlara karşı ülkücü gençlere uyarıda bulunduğu, zorunlu kalmadıkça dışarı çıkmamaları ve kimseyle tartışmamaları konusunda talimat verdikleri" yazılarak, ülkücüler "uslu çocuk" gibi gösterildi.
Sabah'ın yorumu: "Bar kavgası..."
Sabah'ta bugün yayımlanan bir haberde ise şu ifadeler göze çarptı:
"Olayların yoğunlaştığı Kötekli Mahallesi'nin giriş ve çıkışı kontrol altına alındı. Mahalleli de üniversite öğrencilerine sağduyu çağrısında bulundu. Polis geç saatlerde durumu kontrol altına aldı. Göstericilerin arasında kente otobüsle gelen Milas BDP ilçe örgütü üyelerinin de bulunduğu iddiası dikkat çekerken, polisin otobüsleri durdurarak kimlik kontrolü yaptığı, yolcu listelerini incelediği gözlendi. Çevre ilçelerden gelmek isteyenler de Muğla'ya alınmadı. Çoğunluğu kız birçok öğrenci de, otobüslerle memleketlerine döndü. Olayların durulmasının ardından Vali Ahmet Altıparmak, Emniyet Müdürü Kadir Ay ve Garnizon Komutanı Jandarma Kurmay Albay Salih Karataş incelemede bulundu. Şerzan Kurt'un ağır yaralanmasına neden olan 7.65 çapındaki kurşunla ilgili balistik incelemenin sürdüğünü söyleyen Altıparmak, 'Küçük bir bar önü kavgası alkolün de etkisiyle büyüdü. İnsanlar kendi bireysel çıkarlarını, kaygılarını toplum üzerinden almaya çalışıyor. Bu nasıl vatanperverliktir anlamıyorum. Gözaltındakiler arasında provokasyonu çıkaranlardan da bazı kişiler var' dedi."
Sabah-AKP yorum özeti: "Okumaya gelip eylem yapan teröristtir"
Sabah da Zaman ve Yeni Şafak gibi, Muğla'da yaşanan olayların tarafları arasında sadece MHP'nin açıklamalarına yer verdi. MHP Muğla Milletvekili Metin Ergun'un ifadesinin başlığa çıkardığı haberde, Ergun'un, "Türk bayraklı dükkânlar tahrip edildi. İnsanlarımız tahrik edilmeye çalışıldı ama sağduyulu Muğlalılar tahriklere kapılmadı" sözlerine yer verildi.
AKP Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır'a da ulaşan Sabah'ın, Hıdır'ın açıklamasından alıntıladığı, "her doğulu PKK'lı değildir. Ama buraya okumaya gelip de eylem yapanın da teröristten hiçbir farkı yoktur. Bunun ayrımını iyi yapmak zorundayız" cümleleri, gazetenin olaylara bakışının da ifadesi oldu.
(soL-Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.