Hilal Kaplan işi çözmüş: Neden 'saray' değil de 'külliye'

Yeni Şafak yazarı Hilal Kaplan, "Ak Saray" adının "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi" olarak değiştirilmesini "yerinde" buldu. Kaplan'a göre saray ifadesi daha çok monarşik yönetimleri andırdığından külliye ifadesi daha doğruymuş...
Pazar, 01 Şubat 2015 09:35

Yeni Şafak yazarı Hilal Kaplan, 'Ak Saray' ziyaretini köşesine taşırken, ne kadar "etkilendiğini" anlattı.

Yazısında sarayda bulunan hat tablolarını, kitapları, odaları ve Erdoğan'ın ne kadar çok çalıştığı gibi "önemli" konuları anlatan Hilal Kaplan, daha sonra son günlerde yaşanan külliye tartışmalarına değiniyor.

Kaplan, "ikram edilen sahlepler eşliğinde sohbet edilirken, neden ‹külliye› isminin tercih edildiği konusu da açıldı" derken, nasıl ikna olduğunu şu sözlerle açıkladı:

Saray ifadesi, daha çok monarşik yönetimleri andırdığından ve içerisinde kütüphaneden camiye pek çok başka yapıyı da barındıran bir yerleşke söz konusu olduğundan, bu tercih daha isabetli görünüyor gerçekten. Zira tek amaca matuf bir yapılanmadan değil, camisi ve tamamlandığında 7 gün, 24 saat aralıksız hizmet verecek Türkiye›nin tek kütüphanesi ile halk-devlet kaynaşmasını da simgeleyen bir yapılar topluluğundan bahsediyoruz. Yer yer modern dekorasyon ve Osmanlı izleri göze çarpsa da, daha çok sadelik ile görkemi, mütevazılık ile heybeti meczeden Selçuklu mimarisi esintileri kendisini hissettiriyor.