Haber merkezini Emniyet'e bağladılar

Gerçeklikle, hukukla ve medya etiği ile artık tüm bağlarını kesen cemaat medyası Emniyet'ten aldığı bilgi ve görüntülerle öğrencileri hedef göstermeye devam ediyor.
Perşembe, 09 Aralık 2010 11:40

4 Aralık Cumartesi günü Başbakan Erdoğan'ın rektörlerle yaptığı toplantı sırasında düzenlenen protestolara polis tarafından sert müdahalede bulunulması tartışılmaya devam ediyor. Dün, AKP Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun Ankara Üniversitesi'nde öğrencilerin yoğun protestosu ile karşılaşması üzerine cemaat medyası da öğrencileri, isim ve fotoğraf vererek, hedef göstermeye başladı.

Dün Samanyolu Haber ve Zaman'da çıkan iki haberde, açık çarpıtmalar ve hukuk dışı suçlamalar ile öğrenciler hedef gösterildi.

Emniyetten aldığı bilgi ve görüntülerle "Her eylemde onlar var" başlıklı bir fotogaleri yayınlayan Samanyolu Haber, isim vererek öğrencileri hedef gösterdi.

Birden fazla eyleme katılmak suç mu?
Samanyolu Haber'de yayınlanan fotogaleri ve haberde "Türkiye'ye masum öğrenciler olarak sunulan göstericiler şiddet ve işgal eylemlerinin baş aktörü çıktı..." ifadelerine yer veriliyor. Dün, Meclis'te CHP'li milletvekilleri ile görüşen 2 öğrencinin bilgilerini polisten alan Samanyolu Haber, öğrencilerin masum olmadığını çünkü birden fazla eyleme katıldığını yazıyor.

IMF eyleminde yer almak suç delili mi?
Haberde, hedef gösterilen öğrencinin, geçtiğimiz yıl İstanbul'da gerçekleştirilen IMF toplantısını protesto eylemleri sırasında polis tarafından çekilen bir fotoğrafına yer verilmiş. Bu fotoğraf kanıt olarak gösterilerek öğrencinin yaptığı "masum bir eylem değil" iddiasında bulunulmuş. Ancak burada suç teşkil eden unsurun ne olduğu belirtilmemiş. Polisin çok yoğun biber gazı kullandığı bu eylemde öğrencinin kendini korumak için yüzünü kapatması suç olarak gösteriliyor.

TEKEL işçilerine destek vermek suç mu?
Öğrencinin TEKEL işçilerine destek eylemlerine katılması da suç olarak gösteriliyor: "Yine Aziz Güler yine bir eylem. Bu defaki Burger King işgali. Tarih 26 Ocak 2010. Binayı işgal edenler arasında da Güler en ön safta... İşte bir başka fotoğraf. Kadrolu protestocu 1 Nisan 2010 günü Tekel eyleminde de yer almış."

Bu eylemlerin fotoğrafları da kanıt olarak haberde yer alıyor.

Basın açıklamasına katılmak suç mu?
Haberde, "Aziz Güler'in polis katili Devrimci Karargah Terör Örgütü'ne yönelik operasyonları protesto etmesi de dikkat çekiyor. Kısaca masum protestocu her olayda da başrolde..." ifadelerine yer veriliyor. Söz konusu eylem, aralarında Sosyalist Demokrasi Partisi ve Toplumsal Özgürlük Platformu yöneticilerinin polis tarafından yapılan bir baskınla gözaltına alınmasını protesto eylemi. Bu baskının protesto edilmesinin neden suç olduğu haberde belirtilmiyor.

İsmi ve görüntüleri verilen diğer öğrenci hakkında da aynı eylemler nedeniyle suçlamalarda bulunuluyor. Ancak bu eylemlerin neden suç teşkil ettiği belirtilmiyor. Çünkü suç teşkil etmediğini kendileri de biliyor. Haber şu cümle ile bitiyor: "Özetle fotoğraflar çok şey anlatıyor."

Zaman da aynı haberi yayımladı
"İstanbul'daki eylemci Mülkiye'de de sahne aldı" başlıklı bir haber hazırlayan Zaman gazetesi "İstanbul'da polisin müdahale ettiği gösterilerde yer alan öğrencilerden bazıları, SBF'deki olayda da sahne aldı. İstanbul'daki protestoya Ankara'dan katılan öğrenciler, Çamlıca gişelerinde durdurulmuş, içlerinden biri polisle tartışmıştı" ifadelerine spotta yer veriyor. Ancak haberin devamı Samanyolu Haber'de Emniyet'ten alınan bilgilerle hazırlanan haberin aynısı ve Burhan Kuzu'yu protesto eden öğrencilere dönük bir cümle yok.

Kaldı ki, bir eylem için Ankara'dan İstanbul'a gitmek suç mu?

Hem haberde hatırlatılan durum tam bir hukuk skandalı. Çünkü öğrencilerin otobüsü hukuki hiç bir gerekçe gösterilmeden polis tarafından durduruldu. Üstelik, söz konusu yerde, polis öğrencilere saldırdı ve bir öğrencinin burnu kırıldı.

(soL - Haber Merkezi)