Eski Taraf editörü Taraf'ı anlattı

Taraf’ın eski Polika editörü Ahmet Meriç Şenyüz, “Onlar Obama’ya iman etmişler” dediği Taraf yöneticilerinin çıkardığı gazetenin nasıl bir misyon gazetesi olduğunu anlattı.
Salı, 26 Ekim 2010 15:58

Odatv, önemli bir habere imza attı. Taraf gazetesinin eski Politika editörü Ahmet Meriç Şenyüz, Yusuf Yavuz’a verdiği röportajda Taraf’tan kopuşuyla sonuçlanan süreçte yaşadıklarını anlattı.

“Taraf baştan solcu değildi”
Taraf gazetesinin çıkmaya başladığı dönemde solda bir boşluğu dolduracağı beklentisinin solun kendisine ait olduğunu, Taraf’ın hiçbir zaman böyle bir iddiası olmadığını belirten Şenyüz, “Yasemin Çongar'ın duruşu, yeri belli. Ahmet Altan ve Alev Er de öyle. Bu isimlerin hiçbiri 'biz solculuk yapacağız' filan demediler. 'Biz liberal bir gazete yapacağız' dediler. Biz de bunu bilerek gittik. Yani Taraf'a giden solcu gazeteci arkadaşlar arasında 'burada solcu gazete yapılacak, bunun için gittik ve hayal kırıklığına uğradık' diyen varsa, bu çok dürüstçe olmuyor” dedi.

Radikal gazetesindeki gece editörlüğü görevinden Taraf’a geçişini siyasi değil mesleki sebeplerle açıklayan Şenyüz, “Ben de sonuçta holding medyasında çalışıyordum, devrimci gazetecilik filan yapmıyordum yani. Bu açıdan çok da farklı olmaz diye de düşündüm. Ama böyle bir 'misyon gazetesi' olacağını tahmin edememiştim” dedi.

“Taraf Amerika’nın sözcüsü konumunda”
Taraf gazetesinin doğrudan Amerika'nın bu dönemdeki politikalarının sözcüsü durumunda olduğunu savunan Şenyüz, “Ancak bu ilişki parasal değil, gönüllü bir ilişki. Buradaki kişiler, Amerika'nın dünyaya demokrasi getireceğine inanmışlar. Obama'ya iman etmişler. Bu açıdan iyi bir şey yaptıklarını da düşünüyorlar” dedi.

Buna örnek olarak Taraf’ın Kürt sorununda her olayda ABD’ye bakarak hiza almasını gösteren Şenyüz, Amerikan askerlerine yapılan bir saldırının önce ajanslarda PKK’ye mal edilmesi, ardından farklı çıkması üzerine Yasemin Çongar’ın “Çok rahatladım, PKK yapmış olsaydı, ABD ve PKK karşı karşıya gelir ve Kürt sorunu çözümsüzlüğe girerdi” demesini ∫anlattı.

“Taraf asıl rengini Ergenekon sürecinde belli etti”
21 Mart 2008 tarihinde Kemal Alemdaroğlu, İlhan Selçuk ve Doğu Perinçek'in sabah saatlerinde evlerinden tutuklanması olayı sonrasında Taraf’ın rengini belli ettiğini belirten Şenyüz, o olaydan sonra gazetenin yayın yönetmeni Alev Er’le tartışmalarını şöyle anlattı: “Bunun Taraf'a yakışmadığını ve demokratik bir tavır olmadığını söyledim. Ben zaten sabahtan beri süreci izlediğim için, haberde bu konudaki demokrasi ihlali boyutuna da değinilmesi gerektiğini belirttim. Karşı tarafın görüşlerinin de yer alması gerektiğini belirttim. Çünkü burada İşçi Partisi, Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisi basıldı. Kanunsuz biçimde bilgisayarlara el kondu. Oysa tıpkı Nokta baskınında olduğu gibi bu bilgisayarların imajlarının çıkarılması gerekirdi. CMK’ya gore bu şekilde el koyma yapılamaz. Bunun gibi pek çok ihlal vardı, bu aramaların muhattaplarından da görüş alınması gerektiğini ısrarla belirttim. Alev Er bu rahatsızlığıma karşı, manşetin köşesindeki kutuda baskınların neden sabaha karşı olduğunu sorduklarını ve bunun yeterli olduğunu söyledi. Bu kutu 'Bunlar acaba bir darbe planı peşinde olabilirler mi?' filan diye bitiyordu. Bu sorunun yanıtını da içerikte veriyor, 'sabaha karşı yapılan bu operasyon olmasaydı bunlar provakasyon yapacaklardı' demeye getiriyor. Bu, doğrudan suçu kanıtlanmamış, ortada iddianamesi bile olmayan bir gözaltı. Bir anda bu insanlar evlerinden alınıyorlar ve üzerlerinde daha hiç bir şey yokken bunları provakasyon yapacaklardı, darbe planı hazırlayıcıları diye suçlu ilan eden bir tavır. Bunu gazetecilikle bağdaştırmanız mümkün değil. Zaten hükümete yandaş olarak adlandırdığımız gazeteler dışında hiç bir gazette böyle görmedi olayı. Sonradan Ergenekon'u destekleyenler dahi ilk gün böyle görmediler olayı. Baştan böyle görmek gazetecilikle asla bağdaşmaz. Ha daha sonra bir şeyler görürsünüz, ikna olursunuz, iddianameyi okursunuz bir şeyler yazabilirsiniz ama ilk günden bunları görmek son derece yanlıştı. Manşet de son derece yanlış bir manşetti.”

“Fethullahçı polislerin her verdiğini basmayın”
Bu süreçte Taraf’ın yanlı haberlerine devam etmesiyle kısa sürede gazeteden ayrıldığını belirten Şenyüz, istifasını vermek üzere gazeteye gittiğinde Alev Er’e “Size önerim, Fethullahçı polislerin size verdiği her bilgiyi gazeteye basmayın” dediğini, Er’in de kendisine “Kimin işine yaradığına bakarız” diye yanıt verdiğini söyledi.

“Nabi Yağcı üzerinden TKP tartışması başlatalım”
Geriye dönüp baktığında Taraf’ın solu kristalize etme niyetini gördüğünü ifade eden Şenyüz, “Nabi Yağcı henüz Taraf'ta yazmıyordu. Ancak o günlerde Nabi Yağcı, bugünkü TKP'yi eleştiren bir açıklama yaptı. İşte bugünkü başörtüsü meselesi üzerinden bir eleştiriydi sanırım. Bunun üzerine Alev Er, "Nabi Yağcı eski TKP ve yeni TKP üzerinden bir tartışma yaratalım" dedi. İşte Nabi Yağcı TKP'nin yeni yönetimini ulusalcılıkla filan suçluyor. Ben yapılan habere şimdiki TKP ile öncekinin farkını anlatan bir kutu filan yazdım. Tabii Nabi Yağcı'ya dayanarak bir haber yapıyorlar. Ben yine TKP'den de görüş alınması konusunda ısrarda bulundum. Bu ısrarım sonucunda Kemal Okuyan'dan falan görüş alarak bir şekilde habere koydurdum. Yani burada niyet belli. Nabi Yağcı gibi artık dönmüş, mücadele diye bir derdi filan kalmamış kişiler üzerinden sol'a 'siz de böyle olun' mesajı veriliyor. Tabii o zaman böyle okuyamıyorsun. Gazetecilik açısından baktığın zaman haber yani” dedi.

Şenyüz, sonrasında Roni Margules, Nabi Yağcı, Halil Berktay, Murat Belge, Ümit Kıvanç gibi isimler üzerinden sol içinde Taraf'çı bir cephe yaratılmaya çalışıldığını söyledi.

“Taraf'ın misyonu, Amerika'daki Obama'cı ekibe bakarak, onların doğrultusunda belirlenmiş bir misyon” diyen Şenyüz, Ahmet Altan’ın kişiliğini de eleştirdi. “Kadınlar tarafından sevilen” Altan’ın toplantılarda kadın çalışanlar için “şu karı, bu karı” ifadelerini sıklıkla kullandığını belirten Şenyüz, “Taraf’ta çalıştığım dönemdeki Ahmet Altan’ı gözümün önüne getirdiğimde editörlüğü ya da gazete yöneticiliğini haberi süzmek, imbikten geçirmek, doğruluğunu yanlışlığını araştırmak, detaylandırmak falan değil tamamen sansasyonel başlık atmak olarak gören biri gözümde canlanıyor. Ayrıca pek çok arkadaşı hakaretamiz sözcüklerle azarladığını da hatırlıyorum” ifadelerini kullandı.

“Gazetenin ismi ‘İkinci Cumhuriyet’ olacaktı”
İdeolojik olarak Taraf'ın kadrosunun çok net olarak ikinci cumhuriyetçi olduğunu belirten Şenyüz, “Hatta Taraf kurulmadan önce bir ara gazeteye "İkinci Cumhuriyet" adının verilmesi bile söz konusu olmuş. Biz başlarda bundan haberdar değildik ama sonradan gazete içinde konuşulurken duyduk. Yani bu düzeyde bir ikinci cumhuriyetin gazetesi. Tabii ikinci cumhuriyeti kurmak isteyen adamlar birinci cumhuriyeti eleştirecekler. Yıkmak isteyecekler. Birincisi yıkılmadan ikincisini kurmak mümkün değil. Böyle bakıldığında çok normal, ikinci cumhuriyetçiliğin doğal bir sonucudur bu” diye konuştu.

(soL - Haber Merkezi)