CHP'li Çakırözer: 140'a yakın gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde

CHP'nin gazeteci kökenli milletvekili Utku Çakırözer, 2019 yılı Ocak ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı.
Çarşamba, 06 Şubat 2019 15:42

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 2019 yılı Ocak ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden ifade özgürlüğü alanında en çok ihlal kararı alan ülke olduğunu dile getiren Çakırözer, gazetecilerin ocak ayında karşı karşıya olduğu yargılamaları, baskıları ve tehditleri sıraladı.

Çakırözer, “Türkiye 2017 yılından sonra, 2018 yılında da 40 ihlal kararıyla ifade özgürlüğünü Avrupa Konseyi üyesi ülkeler içerisinde en fazla ihlal eden ülke oldu. Gazeteciler, haber üretmek ve araştırma yapmak için harcamaları gereken zamanlarını, haberlerini savunmaya ayırmak zorunda bırakıldı” dedi. Gazetecilerin sadece yargılanıp, ağır cezalar almadığını, yazıları ve sözleri nedeniyle iktidar ve çevresi tarafından hedef gösterildiğini ifade eden Çakırözer, siyasetçilerin gazetecileri hedef göstermesinden vazgeçmesi çağrısında bulundu.

‘TÜRKİYE ÖZGÜRLÜK İHLALİ REKORTMENİ’

AİHM’in açıkladığı 2018 yılı istatistiklerinin Türkiye ile ilgili bölümünü aktaran Çakırözer, “Türkiye 2017 yılından sonra, 2018 yılında da 40 ihlal kararıyla ifade özgürlüğünü Avrupa Konseyi üyesi ülkeler içerisinde en fazla ihlal eden ülke oldu” ifadelerini kullandı.

Çakırözer, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın verilerine göre şu anda Türkiye’de 140’a yakın gazeteci ve medya çalışanının cezaevinde olduğunu söyledi.

‘EREN ERDEM DERHAL ÖZGÜR KALMALI’

CHP Parti Meclisi üyesi Eren Erdem’in 223 gündür tutuklu bulunduğunu aktaran Çakırözer, “Eren Erdem mahkemenin tahliye kararına rağmen talimatlı yargı ile tahliye edilmeden yeniden cezaevine konuldu. Hakkını aramak için ‘Adalet orucuna’ başlayan Eren Erdem’e soruşturma açıldı. Erdem, açlık grevine son verdi ancak adaletsizliğin kendisi varlığını koruyor ve özgürlük arayışı devam ediyor” dedi. Çakırözer, Erdem’in derhal özgür kalması gerektiği yönündeki çağrısı da yineledi.

‘SİYASETÇİLER GAZETECİLERİ HEDEF GÖSTERMEKTEN VAZGEÇMELİ’

Gazetecilerin sadece yargılanıp, ağır cezalar almadığını, yazıları ve sözleri nedeniyle iktidar ve çevresi tarafından hedef gösterildiğini ifade eden Çakırözer, “Geçtiğimiz ay gazeteci Fatih Portakal Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hedef gösterilmişti. Deniz Zeyrek, hükümetin Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirilmesine yönelik açıklamaları üzerine sosyal medyadan linç edildi. Bu da yetmedi siyasiler tarafından sert, ağır, küçük düşürücü, hedef gösterici açıklamalar yapıldı. İktidarın hoşuna gitmeyen yazılara, sözlere karşı tahammülsüzlük sadece muhalif kimlikleri ile bilinen gazeteciler ve yazarlara gösterilmedi” dedi. Çakırözer şu ifadeleri kullandı:

“Ahmet Taşgetiren önce bir televizyon kanalında ne kadar baskı altında olduklarını anlattı. Kısıtlılık duygusu içinde olduğunu söyledi. Hakkında kampanya yürütüldü. Taşgetiren, bahsettiği baskının, kısıtlamanın tam olarak da bu olduğunu bu kez köşe yazısında anlattı. ‘Ahlaki tefessühün zirve yaptığı bir sosyal medya saldırısı’ olarak tanımladı. Yani ‘ahlaki bir kokuşmuşluktan’ bahsetti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yıllardır yanında yer almış, danışmanlığını yürütmüş milletvekilliği yapmış Aydın Ünal, Yeni Şafak Gazetesi’nden ayrıldı. O da Taşgetiren gibi ahlak seviyesinden şikayet etti: Kaçıyor muyum? Evet kaçıyorum. Lakin kaçışımız çürümeden, seviyenin düşmesinden, tahammülsüzlükten kaçıştır.”

‘GAZETECİLER CEZAEVİNE GİRMEYE DEVAM EDİYOR’

Ocak ayında gazetecilerin cezaevine girmeye devam ettiğini vurgulayan Çakırözer, “Özgür Gündem Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği davasında 18 ay hapis cezası verilen gazeteci yazar Ayşe Düzkan, kesinleşen cezasının infazı için Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne götürüldü” dedi. Çakırözer, tutuklu gazeteci İdris Sayılğan’ın 2 buçuk yıldır duruşmalara götürülmediğini belirterek, “Sayılğan’a 8 yıl 3 ay hapis cezası verildi” dedi.

‘SADECE GAZETECİLER YARGILANMADI’

Sadece gazetecilerin değil, halka gerçekleri anlatmak için çalışmalarını yayınlayan hemen hemen herkesin yargılandığını söyleyen Çakırözer, “Gıda Mühendisi Bülent Şık araştırdı, kansere yol açan gıda ürünlerini tek tek listeledi, devletin bu listeye sakladığını ortaya çıkardı. 4 günlük yazı dizisi halinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımladı. Kanserle ilgili gerçekleri ortaya koyan Şık hakkında 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istendi” diye konuştu.

‘HAPİS VE AĞIR TAZMİNAT CEZALARI’

Malta’daki Off-Shore şirketlerine ilişkin belgelerin tüm dünyada görev yapan bir grup gazeteci tarafından haberleştirildiğini ama sadece Türkiye’de cezalandırıldığını anımsatan Çakırözer, “Belgeleri yayınlayan gazete ve muhabiri Pelin Ünker hakkında dava açıldı. 13,5 ay hapis cezasına, üstüne 8 bin 600 TL para cezasına çarptırılan Muhabir Ünker hakkında diğer davalar da devam ediyor” dedi.

Çakırözer, 4 yıl önce yayımlanan bir yazının bile Türkiye’de yargılandığını ifade ederek, “Gazeteci, T24 yazarı Hasan Cemal, 2015 yılında kaleme aldığı yazısı nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı” dedi. Gazeteci Sibel Hürtaş’ın yargılamasının da ocak ayında devam edildiğini söyledi.

‘AYM İKİ BUÇUK YILDIR NEYİ BEKLİYOR?’

Çakırözer Anayasa Mahkemesi’nin Turan Günay, Şahin Alpay ve Mehmet Altan için verdiği hak ihlali kararlarını hatırlatarak, “Bu gazeteciler Anayasa Mahkemesi kararlarıyla özgürlüklerine kavuştular ve tahliye edildiler. Ancak Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak gibi gazetecilerin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvurular var. Bazıları 2 buçuk yıldır sonuçlanmış değil. Günay, Alpay ve Altan için verilen kararlar örnek kararlardır. O yüzden Anayasa Mahkemesi bu kararlarını diğer gazeteciler için de bu kararlar doğrultusunda bir an önce karar vermelidir” dedi.

‘RTÜK’ÜN AĞIR CEZALARI’

Çakırözer; Fox TV’de Fatih Portakal’ın, Halk TV’de sanatçılar Metin Akpınar ve Müjdat Gezen ile yazar Yılmaz Özdil’in sözleri hem adli soruşturma ile hem de RTÜK’ün idari soruşturması ile cezalandırıldığını söyleyip, RTÜK’ün söz konusu televizyon kanallarına ağır yayın durdurma cezaları verdiğini anımsattı. Çakırözer, “Bu cezaların ne zaman uygulanacağına ilişkin takvim de seçim öncesine denk getirildi” dedi.

‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ OLMADAN REFORM OLMAZ’

Hükümetin, Reform Eylem Grubu çalışmaları kapsamında yargıda bir reform hazırlığı yaptığını anımsatan Çakırözer, “Yargı üzerinde yapılacak bir reform çalışması; basın ve ifade özgürlüğünü, gazetecilerin adil yargılanma hakkını kapsamalı. Gazetecilerin haklarını koruyup geliştirmeyen, basın ve ifade özgürlüğünü tam anlamıyla korumayan bir yargı reformunun reform olmayacağını belirtmek isteriz” dedi.

‘ŞUBAT’TA DA ADLİYE KORİDORLARI’

Gazetecilerin Şubat ayında vakitlerini haber araştırmaları yerine mahkeme kapılarında geçireceğini söyleyerek, gazetecilerin karşı karşıya kalacağı yargılamaları da sıraladı.

Çakırözer; “Nöbetçi genel yayın yönetmenliği katıldıktan sonra haklarında dava açılan Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, yazar Ahmet Nesin ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın davaları ile Cumhuriyet Gazetesi eski muhabiri Pelin Ünker’in, Alican Uludağ’ın yargılanmalarına devam edilecek” dedi.