Boyun Eğme'de bu hafta: İşgalciler her zaman kaybeder, yine kaybediyorlar!

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 57.sayısı yarın okurlarıyla buluşuyor.
Perşembe, 08 Aralık 2016 17:28

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 57. sayısı yarın "İşgalciler her zaman kaybeder, yine kaybediyorlar" manşetiyle çıkıyor. 

Halep'teki gelişmelerin yansıtıldığı dergide, Türkiye'n,n siyasi gündemine ilişkin konu ve başlıklar da yer alıyor. 

Yarın okurlarıyla buluşacak olan Boyun Eğme'de yer alan bazı konu, başlık ve yazarlar şöyle: 

- Cihatçılar yeşil otobüslerine binip çekilirken: Halep'te ne oldu? (Erman Çete) 

Halep'in doğusunda cihatçılar açısından birkaç haftadır süren  hızlı çözülüş dün akşam itibariyle total bir çöküşe dönüştü. Türkiye'nin "satışı" ile ABD'nin sessziliği, Suriye-İran-Rusya üçlüsünün kararıyla birleşince bu sonuç ortaya çıktı. 

- Aladağ katliamı: Unutma, unutturma (Ahmet Çınar)

Devlet, tarikat, yoksulluk üçgeninde katledilen gencecik bedenler elbirliğiyle unutturulmaya çalışılıyor. Aladağ'daki tarikat yurdunda katledilen çocuklarımızı medya ve yetkililer çoktan geride bırakırken, bu organize kötülük karşısında mücadeleyi sürdürenler hesap sormakta kararlı.

- Mücadeleci bir akademisyen Necdet Bulut: Sosyalizm kavgasına verdi kendisini...

1980 darbesine giden süreçte faşistler tarafından katledilen Necdet Bulut, Türkiye'nin bilgisayar alanında doktora yapan ilk bilim insanıydı. Başarılı bir akademsiyen olan Bulut, aynı zamanda TİP üyesiydi ve son anına kadar sosyalizm mücadelesini sürdürdü.

- Yirminci yüzyılı geri getirmek (Kemal Okuyan) 

Devrimler taktik değil stratejik süreçlerdir. Devrimci olmayan bir strateji, kriz anında devrimci bir taktiğe evrilse dahi tutunamaz. Bolşeviklerin 1917'deki başarısı, öncesi bir yana Lenin'in 1915'ten itibaren ısrarla geliştirdiği bir stratejik yaklaşımın ürünüdür. Görülmüştür ki, devrimci bir stratejinin olgunlaştırılması için güce değil güçlenme iradesine ihtiyaç vardır. 

- Avrupa Birliği: 'Tarzan çok zor durumda' (Osman Çutsay) 

“Batıda sosyal demokrasi ölüyor." Düzenin sağı ve soluyla dert ettiği, kaygı duyduğu sorun bu. Sağ taraftaki yükselişin, düzenin dikiş tutmayan yaraları ile ilgili olduğunu biliyorlar. Bizim cephemizde kaygı duyulması gereken nokta ise kapitalizmin bu büyük çöküntüsünün, sınıfın ve yeni bir düzenin sesinin çok az duyulduğu, örgütsüz bir işçi sınıfı gerçeği ile yaşadığımız bir dönemde karşımıza çıkmış olması.

- Fransa'da komünist hareketin dünü bugünü (Uğur Kayrak) 

Savaş sonrası De Gaule'lü yıllarda Fransa'da sermaye iktidarı kendini yeniden konsolide etti. FKP bu konsolidasyona yanıt üretemedikçe, gitgide izole olmaya başladı. FKP bu dönemde hâlâ SSCB'nin siyasi çizgisini sürdürmektedir. 50'li yılların sonu FKP'nin bu çizgiyi terk etmeye başladığı yıllar olacaktır. 

- 'Türban neyi örtüyor' ve bugünün kavgası

Partili mücadelenin gerek üniversitelerde, gerek Türkiye sathında adını duyurduğu önemli çalışmalardan birisi, "Tğrban neyi örtüyor" broşürü ve gericiliğe karşı verilen radikal mücadeleydi. 2016 yılında gericiliğin kol gezdiği bir Türkiye'de kavgamızın tarihine bir de bu pencereden bakmak istedik.