Ahmet Hakan 'havuz'dan sıçradı...

"Çarpıtıyor, cımbızlıyor, kastetmediğin şeyi kastetmişsin gibi yazıyor, hedef haline getiriyor, hakkında algı oluşturuyor, aşağılık bir iş yapmaktan imtina etmiyor, çakmak için fırsat kolluyor, şerefsizleşiyor, itibarsızlaştırma operasyonu çekiyor, vicdansızlık yapıyor falan..." demiş Ahmet Hakan. Canı dünkü haberimizden sonra fazla yanmış, "havuz"dan sıçramış. AKP'nin ve bu düzenin havuzundan beslenen herkesle kavgası var soL'un, Hakan'la da...
Haber Merkezi
Cumartesi, 09 Eylül 2017 12:14

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, ensest tartışması gündeme geldikten sonra önce kendi gazetesinin yazarı Melis Alphan'ı hedef aldı.

Ensest için hazırlanan rapora bile bakmadan işi magazinleştirdi ve tepki çeken üç yazı birden kaleme aldı konuyla ilgili.

Yanıtı raporu hazırlayan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu verdi. Dernek Başkanı Canan Güllü, "Şahsınızın yeni duymuş olmasına rağmen araştırmanın çıktılarını ve saha gözlemlerimizi 2015 senesinde CNNTürk de dahil olmak üzere birçok basın kanalıyla yaptığımız röportajlarla paylaştık, basın duyuruları ve bültenler dağıttık. Ensestin Türkiye’de ne kadar ciddi bir sorun olduğu üzerine kamuoyuna yönelik farkındalık artırma çalışmalarımız o tarihten beri aralıksız devam ediyor. Oysa siz kavramsal olarak belli ki yeni tanıştığınız ensest kavramını köşenize peşpeşe üç kere magazinel bir tartışma neticesi taşıdınız. Samimiyetinize inanmıyoruz" sözleriyle tepki gösterdi Hakan'a...

Ancak burada durmadı Ahmet Hakan... Dünkü yazısında, "Bir köşe yazarı, 'Murat Başoğlu’na şaşırmayın, onun gibilerin oranı yüzde 40’tır' diye yazıyorsa... Ona tabii ki 'Hop! Türk toplumunun yarıya yakını yeğen, amca falan dinlemeden fantezi mi yaşıyor? Atma Recebiye! Köşe kardeşiyiz' denir, başka ne denecek?" ifadelerini kullandı.

Gericiliğin, kadın düşmanlığının en büyük mimarı olan AKP'ye her fırsatta destek sunan bir yazarın, böylesine önemli bir konuyu alaya alması, "fantezi" diyerek sulandırması ve sınırları zorlaması bizi  şaşırtmadı.

Ama buna verdiğimiz yanıt belli ki uzun süredir soL'a bilenen Ahmet Hakan'ı "havuz"dan sıçratmış. Tüm küfürleri yağdırmış, aynı iktidardan beslendikleri Yeni Akit'e benzetmeye bile kalkmış soL'u. 

Ahmet Hakan'a soL'un ne olduğunu anlatmaya kalkacak değiliz, o da gayet iyi biliyor.

Biz, Hakan'a, Yeni Akit'e ne kadar benzediğini anlatmak istiyoruz sadece...

Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl Redhack, Erdoğan'ın damadı ve Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın maillerini hacklemişti.

Ortaya çıkan maillerin ardından Doğan Medya'nın CEO'su Mehmet Ali Yalçındağ'ın düzenli olarak Berat Albayrak'a rapor verdiği ortaya çıkmıştı.

Bu raporlarda yer alan bilgiye göre, AKP'nin Doğan Medya sorumlusu gibi çalışan Yalçındağ, Sedat Ergin'in yerine Hürriyet'in başına Ahmet Hakan'ın getirilmesi gerektiğini ve kendisinin Hakan'a kefil olduğunu söylüyordu:

Ahmet’te şunun farkındaki biz birbirimizi anlamalıyız ki birlikte çalışalım. Sonunda gördüm ki ben Ahmet’e kefil olabilirim. Benimle çok paralel düşünüyor. Ayrıca sadece size bağlı olursam çalışırım, Vuslat hanım müdahale ederse çalışamam diyor. Bugün gazeteciler.com da çıkan haber ilginç. Çoğu doğru. Vuslat’ın kendi yapmak istediği, Aydın beyin olmaz dediği dahil doğru. Vuslat genel yayın müdürü olacakmış. Olmaz dedi. Ben Ahmet ile bu işi yapabileceğimizi düşünüyorum. Düşünmekte fayda görüyorum.

Ahmet Hakan'a kefil olanlar ve desteği istenen isimler bunlar...

Bu maillerin yarattığı "talihsizlik" nedeniyle Ahmet Hakan Hürriyet'in başına geçemedi ama artık kefilleri sağlamdı ne de olsa, hemen Kanal D Ana Haber'in başına geçmeyi başardı.

"Havuz medyası" deniliyor artık yandaş medya kanallarına ve gazetelerine. O havuzun Doğan Medya ayağının tam ortasında duruyor Ahmet Hakan. soL'a ettiği küfürlerin hemen altında Emine Erdoğan'a övgüler düzmesi, Ensar Vakfı'na sahip çıkması şaşırtmıyor bu nedenle bizi. Dün o havuzdan sıçratmış olduk. Devam da edeceğimizi şimdiden söyleyelim.

Kemal Okuyan yazmış, "Ahmet Hakan sen o havuzda boğuldun. soL'un durduğu yeri göremezsin, anlayamazsın" diye, fazla söze gerek yok...