TÜSİAD isteklerini ABD'ye arz ediyor

ABD’de sunmak üzere "İttifakın Yeniden Yapılandırılması: Türkiye-ABD İlişkilerinde Yeni Dönem – Türkiye Perspektifi" başlıklı bir rapor hazırlayan TÜSİAD, büyük patronların görüş ve ricalarını Obama'ya arz edecek.
Salı, 14 Nisan 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) Dün başlayan ve yarın tamamlanacak olan Washington ziyareti kapsamında ABD'de bulunan Türk Sanayicileri Ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) heyeti, ABD'ye koltuklarının altında "İttifakın Yeniden Yapılandırılması: Türkiye-ABD İlişkilerinde Yeni Dönem - Türkiye Perspektifi" başlıklı bir rapor ile gitti. Raporu ABD "kamuoyu" ile paylaşacak olan TÜSİAD heyeti, Türk patronların ABD ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkiye dair beklenti ve önerilerini ABD'li ilgililere iletmiş olacak.

Raporda Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin yeniden inşa edilmesi üst başlığı altında Türkiye'nin AB üyeliği, güvenlik, Orta Doğa politikası, Avrasya enerji hatları ve ABD-Türkiye ekonomik ilişkileri hakkında analizler yapılıyor ve taraflara öneriler sunuluyor.

Özet: Biz size mecburuz
Raporun içeriğine dair en vurucu cümle, Giriş bölümünde ABD-Türkiye ilişkileri konusunda dile getiriliyor ve raporun tamamının hangi temel varsayımdan yola çıkılarak yazıldığını ortaya koyuyor. Raporun yazarları, bu konudaki düşüncelerini şu açıklıkla dile getiriyorlar:

"Kimi hükümet yetkilileri Türkiye dış politikasının öncelikleri olmadığını ve tüm meselelerin aynı anda ele alındığını iddia etse de biz ABD ile ilişkilerin mevcut hükümet ve tüm Türkiye hükümetlerinin birinci önceliği olması gerektiğini düşünüyoruz."

Raporun geri kalanı incelendiğinde, başlangıçta dile getirilen önceliğin her türlü başlıkta detaylı biçimde ele alındığı görülüyor. Bu doğrultuda Türkiye hükümetine ABD'yi birinci öncelik olarak kabul ettiğinde nasıl hareket etmesi gerektiği ABD'ye de kendisini birinci öncelik olarak gören bir Türkiye'ye nasıl davranması gerektiğine dair tavsiyelerde bulunuluyor.

"Irak'tan çekilmekte acele etmeyin"
Raporun dikkat çeken bir diğer yanı ise, Obama'nın Türkiye ziyaretinde vurguladığı başlıkların raporda istisnasız biçimde ele alınmış olması. Bu durum çok şaşırtıcı olmasa da, raporun "ABD başkanlık seçimlerinden önce yazıldığı ve sonrasında yalnızca rötuşlandığı" yönündeki açıklamayı hayli şüphe götürür kılıyor.

Bunun ötesinde, raporda çok ilginç vurgular dikkat çekiyor. Örneğin ABD ile Türkiye arasında askeri işbirliğinin artırılması doğrultusunda kurmay subay eğitiminde daha yoğun öğrenci değişimine gidilmesi öneriliyor. ABD'ye Irak'tan çekilme sürecini aceleye getirmemesi, Türkiye'ye ise Kuzey Irak'ta konsolosluk açması öneriliyor. Ayrıca ABD çekilmeden önce, Irak doğalgazının Nabucco hattına bağlanma işinin de tamamlanması gerektiği vurgulanıyor.

Afganistan-Pakistan başlığında ABD'ye "El Kaide'yi dışlayarak Taliban ile masaya oturma" önerisi yapılırken, Türkiye'nin ise "Afganistan'ın ulus inşasında yer almaya hazır olunduğunu açıklaması" çağrısı yapılıyor.

Rusya karşıtı vurgular öne çıkıyor
Raporun bir diğer dikkat çekici yanı ise Rusya karşıtı ve Rusya'nın bölgesel stratejilerine hayli ters düşecek önerilerin, bu karşıtlık vurgulanarak dile getiriliyor olması.

Bu başlıkta toplanabilecek vurgular arasında, ortaklaşa olarak "Rusya'ya alternatif olacak enerji rotalarının inşa edilmesi" önerisi ABD'ye "Montrö Anlaşması'nın 1936'dan beri bölgedeki istikrarı sağlayan ve Rus yayılmacılığına karşı koruma sağlayan bağlayıcı bir uluslararası anlaşma olarak tanıması" yönünde verilen tavsiye ve Türkiye'nin "Karadeniz stratejilerinin özellikle kısa ve orta vadede ABD ile uyumlu hale getirilmesi ve NATO ile işbirliği için daha etkili kurumsal mekanizmalar aranması" yönündeki tavsiye öne çıkıyor.

Bununla ilintili olduğu göze çarpan Ermenistan başlığında da, defalarca dile getirilmiş "soykırım tartışmasını tarihçilere bırakın" önerisinin dışında çok daha somut bir öneri olarak ABD'nin Dağlık Karabağ sorununda bir çözüm oluşturması ve Türkiye'nin bu çözüme destek vermesi dile getiriliyor. Ayrıca Türkiye'den "sivil toplum inisiyatiflerini destekleyerek, iki komşu ülke arasında uzun zamandır devam eden ihtilafın ve önyargıların üstesinden gelmeye çalışması" bekleniyor.

Bu öneri TÜSİAD'ın "Ermeniler'den özür diliyoruz" kampanyası benzeri girişimlere ve Türkiye'nin Ermenistan başlığındaki siyasetine bu tarz girişimlerle yapılan müdahalelere destek vereceğini gösteriyor.