soL'un 'basılı yolculuğu' başladı

Haber portalı olarak yayınını sürdüren www.sol.org.tr'nin artık bir kardeş yayını var. Haftalık soL dergisi, bugün okurla buluşuyor.
Cumartesi, 20 Eylül 2008 13:18

soL'un haftalık dergi olarak "basılı yolculuğu", bugün başladı. Tabloid boy, 24 sayfalık derginin kapağında, Edvard Munch'un "Çığlık" tablosuna, ilk sayının manşeti eşlik ediyor: "Ne Olacak Bu Sağın Kompleksi?"

Kapakta anons edildiği gibi, konu, "Sağ kafayı sola taktı. Gün geçmiyor ki bir gazetede solla ilgili bir haber, dizi yayına sokulmasın. Hem 'solun şansı yok, zaten marjinaller' deyip hem de sol için bu kadar kafa yormaları neden?" anonsuyla yer alan ağırlıklı konu, "Milliyet'inden Zaman'ına, Taraf'ından Radikal'ine bütün basın 'sol tartışıyor', 'sol nasıl olmalı', 'nasıl yapsak da solu daha liberal yapsak' dosyaları açarken tüm bu 'sol olmayan sol' inşa etme çabalarına karşı, her alanda gerçek solu göstermenin tam zamanıdır" diyerek belirlenmiş ve editoryal yazılarla işlenmiş.

Derginin sunuş yazısı ve ülke gündeminden kısa haberlerin yer aldığı ilk sayfalarını, kapak konusu izliyor. Basında, bıraktığı miras üzerine çirkin bir yaygara koparılan Necla Omay'ı, dostlarının tanımlamalarıyla anan dergi, sürekli sayfalarından "Yağma Günlükleri"nde, özelleştirmelerin teşhiri ve ABD'nin iktidarın el pençe divan izlediği Montrö'yü delişi konularını ele alıyor.

Orta sayfa, AKP'nin içki yasağının ardındaki zihniyeti deşifre eden Moda eylemcilerine ayrılmış. Gerici basının, yasakçı zihniyeti protesto eden Tonguç Koç nezdinde TKP'ye saldıran tavrının da ti'ye alındığı sayfaları, ülkenin ve genel olarak kapitalist dünyanın ekonomik durumunu analiz eden, kısa haberler aktaran ekonomi bölümü izliyor.

Türkiye'nin dış politikasına ilişkin işlenen konu, ABD ile Rusya arasında tırmanan gerilim ve bu koşullarda Türkiye'nin beceriksiz diplomasiyle ABD'ye yaranma sürecinde bölgede aktif ve saldırgan bir pozisyona sürüklenerek, komşularıyla sorun yaşayan, açmazda bir ülke durumuna düşmesi.

Dış haberlerde, Rusya'nın Latin Amerika hamleleri ve Venezuela'da Amerikancı darbe girişimi çözümleniyor.

Sürekli köşelerden "Solabakan"ın ilk portresi, Yılmaz Güney.

"Kavram" köşesinde ilk olarak "Darbe" tanımlanmış.

www.sol.org.tr bölümünde, İlker Belek'in sitemizde yer alan, TKP'nin "Felaketin Eşiğinde" broşüründeki görüşlerin değerlendirildiği köşe yazısı alıntılanmış.

"Okumaca Dinlemece" sayfasında, Michael Lobowitz'in "21. Yüzyıl İçin Sosyalizm" kitabı ele alınmış.

Kemal Okuyan'ın "Baykuş Bakışı" başlıklı köşe yazısı, Ergenekon'dan hareketle solun sistem karşısındaki konumuna değinen, bir ilk sayı manifestosu niteliğinde.

Ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçların etken maddesi "Parasetamol", Ender Özkahraman'ın karikatür köşesinin adı olmuş soL'da.

"Haftanın Şeref Konuğu" Fatih Terim, "Afyonunuzu Almayı Unutmayın"ın konusu futbol...

Arka kapak sayfası, sistem savunucuların görmek istediği solun ipuçlarını süren "Trendy Bir Sol İçin" yazısına ayrılmış.

"Liberal saldırıya karşı Türkiye solunda omurgalı duruşun en önemli mecrası haline gelen soL'un, bu tavrını daha geniş kesimlerle, yeni okurlarla, yeni mücadele arkadaşlarıyla paylaşabilmesi için, bütün olanakları değerlendirme kararlılığındayız. Haftalık soL'umuz, bir tavır dergisi olacak. Piyasacılığın ve gericiliğin bütün saldırı ve uygulamalarıyla hesaplaşırken, farklı biçimlere bürünerek sola sirayet eden görünümleriyle de uğraşacak. Okurlarını da tavır almaya, tartışmaya, çoğalmaya çağıracak" perspektifini ilk sayı sunuşundan aktardıktan sonra, tek bir şey söyleyebiliriz:

Hoş geldin haftalık soL, yolun açık olsun...