Zapatistaların büyük dönüşümü

Meksika yerlilerinin hareketi olarak ortaya çıkan EZLN'nin, Batı basını ve liberaller nezdinde neden gözden düştüğünü Meksikalı komünistler anlatıyor.
Çarşamba, 11 Şubat 2009 10:00

soL (HABER MERKEZİ) Meksika Komünistlerinin Partisi Merkez Komite üyesi Antonio Pavel Blanco Cabrera, geçen hafta Türkiye Komünist Partisi'nin 9. Kongresi'ni izlemek için İstanbul'daydı. Cabrera, Meksika'da komünistler ve Zapatistalar arasındaki ilişkiyi soL'a anlattı. Bir dönem Türkiye ve dünya medyasının "popüler" yerli hareketi Zapatistalar'ın 2001 sonrası geçirdiği keskin dönüşüm ve 2005 yılında yayınladıkları 6. Deklarasyon'la soldan bir çıkış yapmalarıyla, komünistler ve yerli hareketi arasında gelişen işbirliğinin ayrıntıları hakkında değerlendirmelerde bulunan Cabrera'nın açıklamaları, Zapatistalar'ın 2001 sonrası Batı medyasında neden giderek gözden düştüğüne ve kendilerinden bahsedilmez olduğuna da açıklık getiriyor.

1994, Meksika için önemli bir yıl. Bu yıl, komünist partisi Meksika Komünistlerinin Partisi adıyla yeniden kurulurken, Meksika'nın Güneydoğu'sunda yerli hakların isyanı da başlıyor. 1994'ü Meksika halkları açısından önemli kılan bir diğer gelişme de, ülke burjuvazisinin bu tarihte NAFTA'yı (Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması) imzalamış olması.

Meksika solu açısından önemli bir başka yıl da 2006. 2006 seçimleri öncesinde EZLN (Zapatistler), Meksika Komünistlerinin Partisi ve solun geri kalan bazı grupları, yüzlerce dernek ve yerel örgütlenme bir araya gelerek, "Başka Kampanya" (La Otra Campa&ntildea) adını verdikleri bir cephe oluşturuyorlar. Bu cephe seçimlere katılmıyor. Çünkü, Cabrera'nın deyişiyle, "seçimler Meksika halkı için kesinlikle bir şey ifade etmiyor". Zaten seçimlere katılım oranı yüzde 40. "Başka Kampanya", seçimlerden, Meksika'da paraya dayalı, hileli, çürümüş siyasete karşı başka tarz bir siyaset, işçi sınıfı ve köylülerin "halk hareketini" ortaya koymak için yararlanıyor.

Cabrera bunu "siyaset yapma tarzında değişiklik yaratmaya çalışıyoruz. Adamın birinin televizyona çıkıp bir konuşma yaparak insanları etkilemesini, zihinleri satın almasını, milyonlarca dolar harcaması ve bunun üzerinden seçimleri kazanmasını, bunu değiştirmeye çalışıyoruz. İşçilerin, köylülerin, yerli halk kitlelerinin bir halk hareketi yaratmasını sağlayacak bir politikayı hakim kılmak için çalışıyoruz" diye açıklıyor. Cephenin programının temelini ise şu üç talep oluşturuyor: "Üretim araçlarının kamulaştırılması, yerli halklar ve köylüler için toprakların geri alınması ve şu anki hükümetin devrilmesi."

Komünistlerle Zapatistaları aynı cephede birleştiren temel gelişme, EZLN'nin 2001-2005 yılları arasında yaşadığı büyük dönüşüm. 2001 öncesi yerli halkın "bölgesel özerklik" talebini merkeze koyan ve kendisini iktidar sorununun dışında, sivil toplum hareketi olarak tanımlayan örgüt, bu özellikleriyle Batı medyasının da ilgi odağı durumundaydı. Cabrera, bu dönemde Meksikalı komünistlerin Zapatistalar'la ilişkisi olmadığını ve onlara çok sert eleştirilerde bulunduklarını anlatıyor.

Ancak, 2001 yılında Zapatistalar'ın düzenledikleri büyük yürüyüş ve yerli ayaklanmasının başarısızlığı, onları 4 yıl süren bir iç muhasebe sürecine itmiş. 2006'da bu süreçten 6. Deklarasyon adı verilen bir belge ile çıkan Zapatistalar, anti-kapitalist, sistemi karşılarına alan ve liberal politikaları eleştiren söylemlerle yola devam etme kararı almışlar. Cabrera, bu zamandan beri de bir "anti-kapitalist ulusal isyan hareketi"ni örgütlemek için beraber çalıştıklarını söylüyor.

Cabrera, Zapatistaların yaşadığı dönüşümü şöyle tarif ediyor: "2001 yılında ülkeyi baştanbaşa kat eden büyük bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Bütün yerli halklar sokaktaydı. Buna rağmen Parlamento onlara ihanet etti. Bu ihanet onların politikalarında bir kırılma yarattı. Milyonlarca insanın desteği olmasına rağmen ellerine hiçbir şey geçmemesi, onları bazı şeyleri düşünmeye sevk etti. Yani, 'buna rağmen bir şey yapılamıyorsa artık ne yapmak gerek?' dediler. Bunu 6. Deklarasyon'da açıklıyorlar. 2005'e kadar verdikleri mücadele, sadece yerli halkların tanınması, haklarını almaları yönündeydi. Sonradan Zapatistalar'ın yaptığı özeleştiri, yerli halkların tanınmasının ve haklarının alınmasının, işçi sınıfının da haklarını kazanma mücadelesi ve kapitalizmin yıkılması ile bire bir bağlantılı olduğunu görmeleriyle oldu."