Seçimlerin finansörleri de battı

image Kim seçilirse seçilsin kurtarma planını uygulamak durumunda

ABD Başkanlık seçimleri öncesinde patlak veren mali kriz seçim kampanyasının içeriğini de belirliyor. Milyonlarca dolar harcanan seçim kampanyasının başlıca finansörlerinin Wall Street'in iflas eden şirketleri olduğu görülürken, kurtarma planına ne Demokratlar ne de Cumhuriyetçiler hayır dedi.

soL (HABER MERKEZİ) ABD’deki mali krizin kasımda yapılacak olan Başkanlık seçimlerinin hemen öncesinde patlak vermesi, başkan adaylarının seçim kampanyasını da belirliyor.

Ağırlıklı olarak Demokratlardan oluşan Kongre, Bush Hükümeti ile birlikte kurtarma planını hazırlıklarını sürdürüyor. Bununla birlikte hazırlıkları tamamlanan kurtarma planına yönelik farklı görüşler ortaya atılırken, Cumhuriyetçiler ve Demokratlar karşılıklı eleştirilerle seçimlere hazırlanıyor.

Yoksulluk edebiyatı
Demokratlar açısından 700 milyar dolarlık tutarındaki kurtarma planı Kongre’ye yoksul ve orta sınıflara yardım etmeye yönelik ek bir paket sunma olanağı tanımış durumda. Genel olarak Demokratlar planı onaylarken, bunun piyasaları hızlıca istikrara kavuşturabileceği düşüncesindeler. Buna ek olarak özellikle vergi mükelleflerinin korunması gerektiğine işaret ediyorlar. Demokratlar sadece Wall Street’e değil “ana caddeye” de bakalım ve buraya yönelik önlemler alalım derken, yoksulluk, işsizlik ile ilgili başlıklara dikkat çekiyorlar.

Demokrat Parti Başkan adayı Obama mücadele eden aileler unutulmamalı derken, Cumhuriyetçilerin Başkan adayı McCain, FED esas görevine geri dönmeli, para arzı ve doların güçlendirilmesi ile uğraşmalı açıklaması bulundu. Ancak McCain'nin daha sonra kurtarma planının gündeme gelmesi ile bu yaklaşımını yumuşattığı görüldü.

McCain batık krediler ile uğraşılmasına sıcak bakmadığını söylemesine rağmen kurtarma planına hayır demedi. Ancak birçok Cumhuriyetçinin gerçekten kurtarma planının işleyip işlemeyeceğine şüphe ile baktıklarını belirtiliyor.

Bununla birlikte her iki aday yaptıkları konuşmalarda karşılıklı suçlamalarına devam ediyorlar. Obhama yaptığı son konuşmalardan birinde McCain’i emeklilerin tasarrufları ve Amerikalıların sağlık güvencesi ile kumar oynamakla suçladı. Obhama, McCain’nin özel sosyal güvenlik sistemini savunmasını eleştirirken, bu şekilde sosyal güvenlik sistemini finansal risklere açacağını savundu.

Seçim kampanyası Freddie Mac ve Fannie Mae'den
Her iki adayın seçim kampanyalarının finansmanı da tartışma konusu olurken geçtiğimiz aylarda buna ilişkin belli iddialar ortaya atılmıştı. Kriz karşısında FED’in batık kredileri kurtarma operasyonuna sıcak bakan Obama’ya, Freddie Mac ve Fannie Mae ile bağlantısı olduğunu hatırlatan McCain, aslında Obama'nın emlak şirketlerinin çıkarlarını dikkate aldığını ima etmişti.

Bilindiği üzere ABD'nin başlıca mortgage şirketleri olan Freddie Mac ve Fannie Mae'nin iflasının ardından her iki şirkete devlet el koymuştu.

Geçtiğimiz aylarda Kongrenin şu anki üyelerinin batan mortgage şirketlerinden  4,8 milyon dolar aldığı ve bu miktarın  yüzde 57’sinin  Demokratlar tarafından kullanıldığı açıklandı. 1989-2008 arasında, Kongre üyelerinin önemli bir bölümünün seçim kampanyasına iki emlak devinin katkısının önemli boyutlarda olduğu görülüyor.

Rekor harcamalar
Freddie Mac ve Fannie Mae’nin seçim kampanyası için 22 milyon dolar, Obama’ya ise 25 milyon dolar verdiği belirtiliyor. Bu veriler her iki başkan adayının da şirketlerin kurtarılmasına karşı çıkmasının mümküm olamayacağının bir göstergesi.

Obama’nın sadece Ağustos ayında 66 milyon dolar harcadığı, Mccain’nin harcamalarını 47 milyon dolarda kaldığı belirtilirken bu miktarların birçok ülkenin milli gelirine eşit olduğuna dikkat çekiliyor. 66 milyon dolarlık aylık harcamanın ise rekor olduğu vurgulanıyor.